Müslüman kadın dile düşünce
Martin Hiedegger “dil varlığın evidir” der. Bu sözünü tüm kalbimle ve aklımla doğruluyorum.
Tüm insanlar kendisini dil ile ifade eder. Kendimizi ifade etmek demek varlığımızı ortaya çıkarmak demektir.
“Dilde olmak varlığın bir dışa vurum tarzıdır”(İhsan Fazlıoğlu)
Müslüman kadın dile düşmeye başlamışsa özne olmaya da, ifade edilmeye de kendisini varlık olarak ortaya çıkarmaya da başladığının en önemli kanıtıdır. Yani Müslüman kadın artık varolmuştur, varolmaya da devam ediyordur.
Toplumumuzda Müslüman kadın düştüğü dillerde hep olumsuz karşılansa da bu durum aslında önemli derecede iyidir. Tabii biraz İslam tarihi yapmak gerek.
Abbasiler dönemindeki ihtişamlı hayatta hür Müslüman kadınlar maalesef evlerde haremlere kapatılmıştır. Savaş ve ganimet yoluyla İslam topraklarına akan cariyelerle serbest hayat yaşayan Müslüman erkekler, hür Müslüman kadını ezmiştir. Onu evlere kapatmış, tüm haklarını haremde kocasını elinde tutmak için güzel cariyeler sunan zavallılara dönüştürmüştür.
Cariyeler eğitimden geçirilmiş, köşklere hanım olmuş, halifelere evlat doğurup sultan olmuş iktidar ve siyasette ciddi roller almıştır.
Hür Müslüman kadın ise kocasını elinde tutabilmenin zavallılığıyla güzel cariyeler sunan bir aptala dönüştürülmüştür.
Bu gün Sibel Üresin gibi zavallı kadınlar da Abbasiler döneminde kocalarını ellerinde tutabilmek için cariyeler teklif eden bu zavallı kadınlardan hiç de farksız değildir. Üstelik bu çağda bu durumları zavallılıklarını iki katına çıkarır.
Ama çok şükür ki çağ değişti. Bilgiye ulaşmak artık kadın için hiç de zor değil. Bu gün cariyeler değil özgür Müslüman kadınlar da okumakta, bilgiye ulaşmakta ve dile düşmektedir.
Bu gün zenginleşen kesimimizde Müslüman kadının kültürünü ve güzelliğini eksik bulan Müslüman erkek, şirret, frapan seküler kadınlarla hayat geçirmeye başlamış evdeki kadınını da dışlamaya… Kendi durumunun farkına varan Müslüman kadın varoluşunun nasıl da yok edildiğini görmüş ve tedbirini almıştır.
Müslüman kadın daha da dile düşecektir. Yozlaşma derseniz o kadar yozlaşma varlığımıza pek iyi gelir efendim.
-
Nasuh BİLEN 13 yıl önce Şikayet EtMÜSLÜMAN İNSANLARIN ÇOĞUNLUĞU?. Kaldı ki konunun bu şekilde alınması müslüman kimliğe hakarettir.Beğen Toplam 1 beğeni
-
sümeyra yıldız 13 yıl önce Şikayet Etteşkkürler hacer hanım. harika bir bakış açısı her zamanki gibi :)) sizin gibi yazarların biz müslüman kadınların düşüncelerini biraz da olsa dile getirmesi çok hoş gerçekten :)) ama ne yazık ki yazılarınız birçok kullanıcı baylar tarafından hem de hiç gereği yokken kötü yorumlar alıyor, anlamıyorum müslüman kadınları biraz olsun ifade etmeden önce bu baylara mı danışmalı?Beğen Toplam 2 beğeni
-
Sümeyya 13 yıl önce Şikayet EtSizler... durun!... ve kendi halinize acıyın...Beğen Toplam 2 beğeni
-
Abdullah Öz 13 yıl önce Şikayet EtYazıdaki saçmalıkları yorumlamaya kalksam,ben yorulurum.... Sibel Üresin ve Sema Maraşlı ile benzer görüşleri savunan bendeniz, daha çaplı yazılara cevap vereceğim...Bu yazıya cevap/yorum yazmaya gerek yok...Biri de sormuş,Sibel Üresin ve Sema Maraşlı tayfaları nerede,niye yorum yazmıyorlar,diye...Yorum yazarsam,boş lakırtılara değer vermiş olurum...Onun için..Yani...Bir de şu var...Kimse ,kimsenin tayfası falan değildir...Bizler,kişilik sahibi bireyleriz...Kimseye devretmeyiz aklımızı...Kimseyi tayfa yapmayız kendimize,kimseye de tayfa olmayız..Allah'a kul,Hz.Muhammet'e ümmet,Müslümanlara kardeş oluruz...Beğen Toplam 7 beğeni
-
mermus 13 yıl önce Şikayet EtMüslüman kadın varoluşunun nasıl da yok edildiğini görmüş ve tedbirini almıştır.. nedir o tedbirler?ne yapıyorlar mesela? yoksa kocalarının yemeğine okuyup üfleyip şap mı atıyorlar?Beğen Toplam 3 beğeni