Görmemişin bir oğlu olmuş sünnet düğünü yapmış
Sünnet düğünü olan on yaşındaki bir erkek çocuğun; “Ulan ultrasyonda erkek olduğuma inanıyorsunuz da sonradan değişen ne oluyor?” tabirinden bir soru sormasına sebep olacak bir hal içinde, abarttık kekini kabarttık tarzında; nerdeyse Çırağan Sarayında da sünnet düğünü yapma potansiyeline ulaşmış bir toplum olmaya başladığımızın haberini vereyim.
Tıbbi sünnetin, düğün olma potansiyeline kahkaha benden yana gülerken “e hayırlı olsun da fallus kiminle evleniyor” diye de sormama sebep ironimi de yadırgamayın.
Ailemizde doğan her erkek çocuk (yeğenlerim) sünnet olduktan sonra sünnet düğünü olmadan da ilk (ilkel, aklın tevarüs etmediği) fallik dönemlerinde erkek olduklarını uçan tekmeleriyle, birbirlerini acımadan döverek etlerini hissetme eylemleriyle fazlasıyla gösterirler. Dolayısıyla geniş aile potansiyelim böyle saçma, absürt, kompleksli bir ilana gitmez, önemsemez. Geniş ailem, kulağına ilk ezanını okuduğunda erkek ismi koyduysa; çocuk erkektir. Onların erkekliklerinden bir gram şüpheye düşmeyiz. Ailemizde doğan erkek çocuklarını toplumumuzun onaylaması için de hiçbir şaklabanlığa gitmeyiz. Özgüvenimiz tamdır elhamdülillah.
Hele hele de “bu devirde kimse şah değil padişah değil” şarkısına klip çektirecek kostümlerle sıcak yaz günlerinde o küçücük erkek çocuklarına yapılan işkenceler… Ve bundan siz sorumlusunuz.
Bu çocuklar büyüyüp, onlara akıl tevarüs edip topluma karıştıklarında “Ulan kimse bana padişah gibi davranmıyor. Aman Allah’ım ne kadar da ezikmişim, hiç de yakışıklı değilmişim ve ben bunun farkında değilmişim. Ah ama bunun sebebi sünnet düğünümdür; tüm gerçekliğimi elimden alan sünnet düğünüm… Gerçekten gerçekliğimin ne olduğunu bilseydim; ona göre çalışır, hedef koyar çok başarılı bir adam olurdum.”diyecekler. Zaytung…
İşte yeni dönemimizin çok yakın geleceğinde bu pişmanlıkları fazlasıyla duyacağız. Bu pişmanlığın ilk ilanını hazırlayan da o koca koca “sünnet düğünü” kartları ve içeriği “oğlumuzun erkekliğe ilk adımını…”; kostümler, yapılan tamtam düğünleri olacak.
İki üç yıl önce Bursalı bir işadamı, oğluna yaptığı sünnet düğünüyle haber olmuştu. Oğlunu, sünnet düğününe helikopterle indiren bir babaydı. O adamın fallik eksikliğini, ezikliğini oğluna yapmış olduğu sünnet şovuyla giderme haline de hep beraber şahit olmuştuk.
Psikologlar, erkek çocuğuna yapılan bu fallik eksiklik hakkında ne derler bilemiyorum ama gördüklerimi, aklettiklerimi sizlere duyurdum.
Dinin tavsiye ettiği, tıbbi, sağlık açısından değerli bir operasyonu Yahudileştirmek; olgusal açıdan görüntüsü “sünnet düğünü, vb.” olsa gerek…
Söyleyeyim; “Sünnet Düğünü” yapmak; özel olarak “Kur’an’lar, Mevlitler” okutmak “babanın fallik eksikliği”dir. Bunu ne kadar abartırsanız ve yüceltirseniz o kadar eksik olduğunuzu da düşünmemize sebep olacaksınız. Siz siz olun, topluma aldanıp bunu yapmayın.
Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com
-
Sümeyya 13 yıl önce Şikayet Etakika nam-ı diğer nesike kurbanı ... ile ilgili güzel bir hatırlatma ama yanlış köşe seçimi....erkeğe iki,kıza bir..ne oluyoruz denmesin sonra..:)saygılar..Beğen Toplam 2 beğeni
-
Yücel Özalp 13 yıl önce Şikayet Etanadoluyu anlamak. hacer hanım doğrudur helikopter misali abartıları tasvip etmiyoruz ama anadolu insanının tertemiz düğün törenlerinide esra elönü ağzıyla eleştirmeyin hadi o iyice doğan medyaya yaranmak için ver edip bu millete hicvediyormuş ama sizi uyarayım dilinize sahip olun edebinizi terketmeyin derim vesselamBeğen Toplam 4 beğeni
-
Sümeyya 13 yıl önce Şikayet Etmütercim bey,. sizin yorumunuza binaen bir yorum yazdım ama yayınlanmamış da siz bana sanki yayınlanmış da cevaplamışsınız gibi olmuş yani ben yokken yayınlandı da silindi mi gibi bir his düştü içime:) herneyse ,demiştim ki translator kardeşim borçlu çıkarsın.:).takılan her takı sahibine er ya da geç yol,su ve elektrik olarak dönmek üzere takıldığından ,hayır üzereyani hayrına pek bir şey vaadetmediğinden ötürü sen bu işten vazgeç..emin ol yakında takan takı sahipleri çocuklarını everdiğine veya sünnet ettirdiğinde senden mislini bekleyecekir,katlandığın yorgunluk ise cabası:))karpuz kabuğunu usulca ordan almalı ve başka çözüm önerileri üretmelisin :)aslında düğünlerin getirisi bu anlamda götürüsünden fazladır ben maddi çıkar gözetildiğine pek katılmıyorum.ancak senin şu son tezine katılıyorum,bu sezonda bu yazıdan bu anlamın çıkarılması makuldür:)Beğen
-
turgut1 13 yıl önce Şikayet Etuç desen deveyim der;al yükü deyince ben kuşum. alış verişte faiz gibidir diyenlerle ne fark var şimdi..namaz kılıyorsun önünde saf tutmuş başka insanlar..bu tipler şöyle der "bunların putçulardan ne farkı var önünde ki adama secde ediyor bunlar"..yahudide sünnet oluyormuş ne oluyormuşki...bir yahudi kadar bile olamıyorsun daha ne olsun ki..sünnet çılgınlığını sahabelerden gördünüz mü lafı..sahabeler kelimeyi tevhidi dünyaya haykırdılar sen neden internet başındasın..senin yaptığın hareketi sahabiler yapmışmı??..sapla samanı karıştırmak böyle bir şeydir..halbu ki bir saptır biri saman..benziyor diye sapa saman denir mi??...farz namazlarına ezan okunuyor herkes duyuyor,sünnet merasimindeki duyurmaya davetiyeye gelince o bidat mı oluyor..yahudi geleneğinde de varmış ne oluyormuş ki..yahudilerdeki göz ve kulak sende de var benzeme yok et öyleyse,elin ayağında benziyor yok et öyleyse...Beğen Toplam 3 beğeni
-
turgut1 13 yıl önce Şikayet Etuç desen deveyim der;al yükü deyince ben kuşum. "faiz yiyenler,ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar.bu onların "alış verişte faiz gibidir" demelerinden dolayıdır.oysa allah alışverişi helal,faizi haram kılmıştır"bakara275..birileri yok bu yahudilerde de var falan..elbette olacak onların ehli kitap olduğunu bir daha söylemeye gerek var mı..onlarda namaz da vardı zekatta ve kelimeyi tevhidde vardı..yahudilerde sünnetli ne oluyor ki afra tafraları geçen günde birileri çıkmış uhudda peygamberimizin tedavi olduğu mağaraya suudlar çimento dökmüşler vatandaş şirke düşer bahanesiyle..yorumcunun biride çıkmış müşriklerde puta öyle tapıyorlardı demiş hak vermiş kendince..Beğen Toplam 4 beğeni