Eşeklikler dizini evlilikler aklın uykusu goya
Goya’nın resimleri arasında dolanırken resimlerindeki ironilerinden keyif ve haz almamak mümkün değil. Nerdeyse bazı resimlerinde kahkahayla gülecektim… Ve bazı resimlerinde üzülmemek, ürpermemek…
Goya’nın resimlerindeki ironileri sizlerle paylaşayım. Tırnak içine aldıklarım, resimlerine verdiği isimlerdir.
Mesela “eşeklikler dizini” olarak gruplandırdığı resimleri çağının eğitim sistemine giydirdiği eşekliktir. O öyle bir eşekliktir ki eşek oğlu eşektir; yani “dedesi bile”...
“Öğrencisi daha çok şey mi biliyor” resmi: bu da başka bir eşekliktir. “Bravo” adını verdiği resmini size hayal edeyim bir maymun saz çalıyor, eşek oynuyor; buradaki eleştiri sanırım eğitim sistemindeki metotsuzluğa olsa gerek. “Hangi hastalıktan ölecek” bu resminde hastaya bakan bir doktor vardır ve bir eşektir. Büyük ihtimalle doktor eşek olduğu için ölecek.
Bu bölümdeki gravür resimlerini gördükten sonra kendi eğitim sistemimizi hayal edin… Goya hem eğitmenlerin niteliğinden hem de bedensel cezayı temel alan yöntemleri eleştirmek amacıyla “eşeklikler dizinini” yapmıştır. Tabi asır 18.yy’ın sonu.
Döneminde engizisyon hâlâ geçerlidir ve resimleri de nasibini alıyordur. En önemlisi; olmazsa olmaz Aydınlanma eleştirisi de tabii ki mevcut Kilise ve onun ikiyüzlü keşişlerinedir. O keşişler ki zevk, sefa ve konfor içinde kilisenin yani halkın tüm mal varlığını emmekte, hırsızlığını yapmaktadırlar. Sofulukları sahtedir. Halkı, harika kandırmakta ve malı götürmektedirler. Onları eleştirirken bu gravür resimlerine verdiği isimleri tek tek ziyaret edelim.
“Toparla Uyanıyorlar”, “Yanıyor Bunlar”, “Niye Saklıyorlar ki”, “O Ne Altın Gaga”, “İspiyoncular”, “Kimse Göremedi Bizi”, “Çinçillalar”, “Kendilerine çeki düzen veriyorlar”, “Bakın ne kadar ciddiler” (bir eşek kafa da bu resme kondurmuş Goya), “Ne ekerse”.
“Başka çare yoktu” keşişler öyle çığrından çıkmıştır ki o yüzden onları öyle fena resmeder ki sonunda resmine başka çare yoktur der. “Bağırma salak”.
Aşağıda gördüğümüz resmi “Kimse görmedi bizi” gibi…
İhsan Fazlıoğlu “Modern bilim: Sahih bir itikad arayışı” adlı yazısında şunları söyler: 'Bilim', Kopernik ve ardılları için Kilise'ye yani Sistem'e karşı bir duruş, hatta sahih bir itikad arayışı idi. Newtoncu kiliseler ve bu kilislerde görev yapan Newtoncu din adamları derinden derine Sistemle savaştılar. Sonuç, bin yıllık Sistem'in bu devrimi dönüştürmesiyle sonuçlandı. Direnenler sahih itikadlarını korumak için ya ateist ya da teist olmak zorunda kaldılar. Gerçekten de bu Sistem'in cenderesi içerisinde yaşayan bir kişi için sahih itikad arayışının başlangıç noktası reddediş, en azından kritiktir.” Bu anlamda, sanat açısından Goya’nın resimlerinde de sahih bir itikad arayışını; aynı sancıyı da fazlasıyla görüyoruz.
Bir hayal de sizden bizim keşişlerimiz için istirham ediyorum lütfen. Ben şimdi bu satır aralarında kendi keşişlerimizi resmetsem, çizik atsam; yazımın estetiği kaçar, rahmetli anneleri ağlar, olmaz.
Resimlerinde çağının evliliklerini de eleştirir Goya. Bu eleştirilerinin hedefinde ekonomik yarar ya da sınıfsal itibar gözetilerek yapılan çıkar evlilikleri vardır. Aşk evliliklerini bir hak olarak sunmakla kalmaz, baba otoritesi çelişkisini, toplumsal kurala saygı ve toplumda kadının rolü mesellerini de ele alır.
“Kurbanın böylesi” adlı resminde kulağına fısıldanan ve sanırım evlilik için ailesi tarafından aklı çelinen bir kız vardır.
“Kaçamayacaksın”: kaçmaya çalışan ve omuzlarından uçan canavarlarca yakalanan bir kız…
“İlk karşılarına çıkana evet der ellerini uzatır” bu resminde de evliliğe pek hevesli bir genç kız görürüz.
“Şecere”, “Kimse kendini bilmez”… “Aşk ve ölüm”, “Tantalos”, “bizi çözecek biri yok mu?” gibi resimlerine de zevkle bakacaksınız.
Tüm bu eleştirilerini Goya, Kapriçyolar (Los Caprichos) adlı serisinde yapar. Goya, bu serisinin "Sivil bir toplumda sayısız kusur ve ahmaklık bulunabilir. Ortak önyargılar ve yalan tecrübeler, bu ahmaklıkları doğal hale getirebilir" temasını işlediğini açıklamıştır. 18.yy sonu İspanyol toplumunun ve özellikle soyluların ve din adamlarının yergisi niteliğindeki bu serisiyle aydınlanma sanatçısı olduğu aşikârdır. Modernizm akımında da öncü olmuştur. Eleştirileri batıl inançların ağır basmasına, yönetenlerin cahil, yeteneksiz bir grup insan olmasınaydı. Mantığın (rasyonalitenin) reddedilmesini kabul etmiyordu. Kapriçyolarda İtalyan karikatürlerden faydalanır. İnsanın kusurlarını ve zavallılıklarını vurgulamak için hayvani özellikler ekler. Bu çalışma on sekizinci yüzyıl İspanya'sında aydınlanma yaşatan bir eleştiri olmuştur.
Mesela “Bir terzi nelere kadir” resminde bir ağaca elbiseyi giydirir. Sanırım hurafe olarak gördüğü dilek ağaçlarına bir gönderme olsa gerek… Sahih bir itikad arayışı da aşikârdır.
Kapriçyolar serisinden “Aklın uykusu canavarlar yaratır”. Yeniçağa uyum sağlayamayan toplumunun akıldan kurtulmuş uyku aracılığıyla insani kusurları kötülüğü, batıl inançları, büyücülüğü ve yozlaşmış, bir toplumun çılgınlığını simgeleyen çok çeşitli canavarlar çıkarır karşımıza.
Sizce de öyle değil mi?
Burada rüya türü geleneğinin sürdürür. Goya (30 Mart 1746 - ö. 16 Nisan 1828): Romantizm akımının önde gelen isimlerinden olan İspanyol ressam ve gravür sanatçısı… Şimdilerde Pera Müzesinde Goya var. Pera Müzesinin üç katı, yağlı boya resimlerine ve yoğunlukla gravürlerine ev sahipliği yapıyor.
Zamanının tanığı Goya’nın toplum eleştirilerinde Aydınlanma ve Romantizm barizdir. Goya, resim sanatında Romantizmin öncü isimlerindendir ve Sürrealizmin (gerçeküstücülük) habercisidir ki Salvador Dali’nin resimlerine de karşılaştırmalı olarak bakabilirsiniz. Haftaya Goya’nın resimlerine devam… Goya ve kadınlar, Goya ve savaş, Goya ve çocuklar gibi…
Hacer Aydın / Haber 7
aceraydin@hotmail.com
-
abuzeremmi 13 yıl önce Şikayet Etabuzer emmi bisey anlamadi. anlamayada calismadi ,biraz gerekde gormedi,ama kimseye biseyde demedi,isteyen resmi yorumlar,isteyen gercegi, agir geldi bu ekmek kargasinda neme lazim romantizm surrealizm dedi ve az okudu az dusundu bu yaziyiBeğen Toplam 1 beğeni
-
mermus 13 yıl önce Şikayet Etmesela “bir terzi nelere kadir” resminde bir ağaca elbiseyi giydirir. sanırım hurafe olarak gördüğü dilek ağaçlarına bir gönderme olsa gerek…. bana daha çok nasrettin hocanın ye kürküm ye fıkrasındaki şekilciliğe getirdiği eleştiriye benziyor gibi geldi.goya ile nasrettin hoca arasında ilginç benzerlikler var.nasrettin hoca da negativiteyi eşekle sembolleştirir.eşeğe ters biner eşeğe ve eşeklikle sembolize ettiği olumsuzluklara, nefsani duygulara muhalefet eder,turşu satarken eşekle rekabete girer vs.gerçi eşeği mevlana , ziya paşa gibi başka kimseler de kullanmıştır ama goyanın üslubu daha ziyade nasrettin hocanınkine yakın gibi geldi bana.goya gibi aşkın bir zekayı okuyucu ile buluşturmanız güzel , elinize sağlık.Beğen