Hacer Aydın
Hacer Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Elbiselerimizden kendilerine kibir elbisesi biçenler

GİRİŞ 10.08.2012 GÜNCELLEME 10.08.2012 YAZARLAR

Elbiselerimiz süslerimizse; niçin elbiselerimizin süsünden dolayı mülkiyet potanızda yumruklarınıza maruz kalıyoruz?

Müslüman için erdemlilik elbisesi daha hayırlı ise gözleriniz niçin dindarane kibirlerinizle bedenlerimizde dolaşmakta?

Kendi dindarlığınızdan çoktan vazgeçmişsiniz… Yoksa başkalarının elbiselerini din adına böyle yermeniz mümkün olamazdı.

Nicedir kendi bedenlerinize ve elbiselerinize bakmıyorsunuz… Baksanız acaba kral çıplak mı diyeceksiniz?

Başkalarının elbiselerinden kendinize süslü bir kibir elbisesi biçtiğinizin farkında değil misiniz?

Kibir nedir biliyor musunuz? Başkalarının elbiselerini yermektir. Hele bunu dindarlık adına yapıyorsanız Allah’a vereceğiniz hesap hepten zordur.

Sosyal medyada ve bazı yazarlarca inanılmaz derecede, başı örtülü, tarz sahibi Müslüman kadına karşı saldırılar, giyim tercihinden dolayı aşağılamalar, hakaret etmeler… Aşağılayıcı karikatürler ve vaaz videoları… Ve bunlarla da kalmayıp içlerindeki nefreti kusanlar. Rezil ettiniz diyenler…

Başkalarının elbiselerini yermek için meşrulaştırılmış bir kibre ihtiyacınız vardır. Ya moda, modernite adına yerersiniz ya da dindarlık adına…

Gerçek manada dindar, daima kendi nefsi ve şeytanıyla meşgul olur. O meşguliyet kendisine tevazu, samimiyet; insanoğlunun trajedisinden haberdarlık, başka insanların acılarını hissetme, cömertlik, cesaret gibi erdemler getirir. İrfan sahibi yapar. 

Aksi, korkaklık, cimrilik, riyakârlık, duyarsızlık ve kibir… En tehlikelisi ise kibir; şeytanın meziyetidir.

Başkalarının elbiselerini yerdiğimizde ancak bize kibir elbisesini giymek düşer.

Allah’ın buyurduğu gibi bizler için en iyisi olan erdem elbisesi, kendi süsümüze, bedenlerimize, elbiselerimize bakmakla ortaya çıkar.

Kendi elbisesine, bedenine, şeytanına bakmaya cesaret eden ise gerçek dindardır...

Psikolojik açıdan ise bu durum egosantriklikle açıklanır herhalde: Başkaları hep kötü ve eksik ben mükemmel…

Hacer Aydın - Haber 7

aceraydin@hotmail.com

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • turgut1 13 yıl önce Şikayet Et
    sayın ismi lazım değil. hacer hanım bu yazısında ferideye yapılan eleştiri ve yorumlara karşı,yorumu yazanlara kılıç kaldırıyor..bu yazı giyinikken aslında açık anlamında bir eleştiri değil...yettim dayan feride havası yani..
    Cevapla
  • ismilazimdegil 13 yıl önce Şikayet Et
    kişi olarak eleştirmek başka. kişi olarak eleştirmek ayrı, şunun elbisesi şöyle bunun elbisesi böyle demek gibi. ama backbone ni dediği gibi "din adına kendi nefsini konusturuyorsa ve nefsi adına bir kılığa bürünüp sokaga çıkıyor ve doğrudur diyorsa orada "dur" derler yazar hanım.. " (güya) tesettürlü bayanlar giyim adına her türlü çirkefliği sunuyorlar, kapalı ama aslında açıktan hiçbir farkımız yok giysileriyle sokaklarda cirit atıyorlar ve kimse birşey söylemesin. kendi günahlarımıza bakmamız lazım ama kişi ismi vermeden bayanların bu giyinmiş ama çıplaklar halini dile getirilmesinin nesi yanlış olabilir. ve bu yanlışlar dile getirilmeyince o bayanlar da erkekler de demek ki normali buymuş fikrini benimseyecekler. önceden tek tük iken şimdi birçok insan (güya tesettürlü bayanlar) giyinmiş ama giyinmemiş şekilde dolaşıyor. günahım yok demek değildir bu. o zaman kimse kimseye hiçbir şey diyemecek günahsız arıyorsak
    Cevapla
  • turgut1 13 yıl önce Şikayet Et
    ayetler edebi (edebiyatla ilgili) metinler halinde inmiştir 2. araf 26 da umulurki tezekkür edersiniz manasında nelerin gizlenmiş olabileceğini düşünebiliriz..ayıp yerleri örten elbise ve şeytanın unutturmaya müdahil olabileceğine karşın tezekkür olayı..bu ayet şu anlama gelmez bahsettiğimiz elbiseyi bir kenara atın o mühim değil takva elbisesi giynin..yani açın ama soran olursa takva elbisesi var üzerimizde gardaş deyin anlamına gelmez..inzal kelimesi ile ayetin verilmiş olması libasın yağmur damlası gibi bol olduğu anlamına gelir..zira inzal yağmur damlalarının yere inmesidir..elbiselerde çeşitlilik içerisinde giyinin ama üzerini takva elbisesi ile örtün..süslenin ama takva elbisesini süsün üzerine giynin ve şeytan size unutturmasın..nisyandan tezekkürle kurtulunulabilir yani anmayla hatırlamayla..tıpkı daha önce okuduğumuz bir eseri yeniden okuyunca bir çok kısmına ben buraya dikkat etmemişmiyim dediğimiz gibi
    Cevapla
  • turgut1 13 yıl önce Şikayet Et
    ayetler edebi (edebiyatla ilgili) metinler halinde inmiştir 2. o halde araf 26 nın meali "ey ademoğulları biz size ayıp yerlerinizi örteceğiniz,süsleneceğiniz elbiseler ve takva elbisesi inzal ettik.bu daha hayırlıdır.işte bu allahın ayetlerindendir umulurki tezekkür ederler"araf26...tezekkür nisyanın yani unutmanın zıt anlamlısıdır..hatırlamaktır unutmamaktır..yani sizlere biz bunları ayet olarak indiriyoruz ki unutmayasınız...unutmanında şeytandan olduğunu kuran ayetlerinde görebiliriz..özellikle musa (as) ve hızır (as) kıssasının anlatıldığı kehf suresinde ..ve ma ensanihu illeş şeytanu ezkureh:hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı (kehf 63)....yusuf 42 ide ise kurtulacak mahkuma tenbih edilen efendinin yanında beni an uyarısını mahkum serbes olunca unutmuştur taaki kralın gördüğü riya olayına kadar..ilgili ayette "fe ensahuş şeytanu:seytan ona unutturdu" ifadesinde de görüleceği gibi şeytan unutturma gibi bir yeteneği söz konusudur..
    Cevapla
  • turgut1 13 yıl önce Şikayet Et
    ayetler edebi (edebiyatla ilgili) metinler halinde inmiştir. kuran sureleriyle ayetleriyle her harfın uzatmaları, kısaltmaları ,cümle sonları uyumları ve başlarken bile kendine özgü muhteşemliği ile başlar...bu ayeti kerime "yaa beni ademe" diye başlıyor..yani yaaa ünlemi ile..türkçe karşılığı ise "ey adem oğulları" demektir..kestirip atıp adem oğlu değil eyyy adem oğlu...hani bir yola gidersinizde size birileri heeeey ahmeeeet mehmeeeeet diye dikkatini celeder ya..onun gibi..yola revan olmuş kişiye ahmet yada mehmet derseniz o ne sizi duyar ne kendine söylendiğinin farkına varır...özetle edebi usluba önem vermiş kuran ayetlerinin çeviriside edebi olmalı...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle