Hacer Aydın
Hacer Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Teolojik ıslah ihtiyacımız var

GİRİŞ 14.09.2012 GÜNCELLEME 14.09.2012 YAZARLAR

Hepimiz bu toplumda İslam olmaya; İslam kalmaya ve bir ötesi İbrahim Peygamber gibi iman etmeye çalışıyoruz. Hak’kı arıyoruz…

İslam çerçevesinde kalmak ve gerçekten iman etmek için toplumla, devletle, hurafelerle, ulemayla, rivayetlerle, içtihatlarla hesaplaşmak ve didişmek zorunda kalıyoruz.

Pek çok konuda teolojik ıslahata ihtiyacımız var.

Bu ülkede Türk-Kürt meselesi varsa ilahiyatçıların teolojik eksikliğindendir. Bu ülkede kadın erkek meselesi varsa yine teolojik eksiklik, yetersizlik ve alâkasızlılıkla ilgilidir.

Geleneksel ulema teoloji yapmadı. Modern ulema dediğimiz ilahiyatçılar da teoloji yapmıyor. Yapmak istese de elinde aleti yok.  Epistemolojik çalışmalara ihtiyacı var. Epistemoloji olmayınca da “gerçek bilgiye”, yani manaya; yani “hakikate” ulaşamıyoruz. Dolayısıyla pek çok ana meseleler es geçiliyor… Ve savrulup duruyoruz.

Bu ülkenin Müslüman kadınları toplumun saçtığı misket bombalarıyla ontolojik yaralar alıyor. Bende açılmış ontolojik yaralar ergenlikten çıkan kızlarda da açılmaya başlandı. Aynı yaralar müftülerin kızlarında da açılıyor…

“Ey insanlar! Bakın, Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve sizi kavimler ve kabileler haline getirdik ki birbirinizi tanıyabilesiniz. Şüphesiz, Allah katında en üstün olanınız, O’na karşı derin bir sorumluluk bilincine sahip olanınızdır (erdemli olanınızdır). Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır.” Hucurat/13

Hucurat 13. ayetin kapsayıcılığına ve doğrudan Kur’an’ın ruhunu ortaya koyan barizliğine rağmen kadın erkek ilişkisi konusunda inmiş ayetlerin çevirilerinde inanılmaz derecede teolojik sapmalar görülmektedir. Çoğunluk bu ayetlerin çevirilerinde bu ayetlerden anlaşılan kadınların ontolojik olarak erkekten insan olarak eksik görülmesidir.

Hâlbuki kadın erkek ilişkileri yani ikili ilişkiler (boşanma, hamileyken boşanma, evlilik, nafaka, miras) hakkında inen ayetlerde hak, adalet, sorumluluk, örfi sorumluluk ve hukuk meselesi olarak anlaşılıp; çevrilmesi ve yorumlanması gereken ayetler bu çevirilerde ontolojik sapmalarla karşımıza üstünlük ve egemenlik meselesi gibi anlamlarla çıkmaktadır.               Hele hele Kur’an’ı Kerim’deki bir iki cennet ayeti nerdeyse hep erkek cenneti olarak çevriliyor.

Kur’an, doğrudan kadınların toplum içindeki konumlarını yükseltmiş; erkek ile ontolojik eşitliğini bariz, açık seçik gördüğümüz Hucurat 13. ayet ile de ilan etmiştir.

Bu gün ülkemizde kavmiyetçilik almış başını gitmişse. Her kavmin fanatik kavmiyetçileri bir diğerine yaşam hakkı tanımıyorsa demek ki bu dine fersah fersah uzağız.

Demek ki bu çevirilerde epistemolojik ve linguistik bir eksiklik vardır.  Ve Türkçeye çoğu anlaşılmadan çevrilmektedir. Zira bu çevirilerin çoğunda Allah bir yerde doğruladığını hâşâ başka bir yerde yalanlamaktadır.

Dil de organiktir doğar, büyür, gelişir, etkileşir, dönüşür ve hatta ölür. Tarihte pek çok kavramın zamanla anlam kaybına uğrayıp buharlaştığını gördük. Arapça da aynen her dil gibi değişmiş, büyümüş, kavramları anlam farklılıklarına ve buharlaşmasına uğramıştır. Günümüz Arapları da bizler gibi Kur’an’ın linguistiğine dolayısıyla anlamına bugünkü dilleriyle uzaktır. Araplar da Türkler kadar Kur’an’ı anlamak için epistemoloji ve linguistik çalışmalar yapmak zorundadır.  Bunun yanında ancak Kur’an’ın ruhunu bilen ayet ayet doğru anlamı verebilir. O’nun ruhu ve ilkeleri de barış, sevgi, adalet, eşitlik ve mazlum olana sahip çıkmaktır.

Hacer Aydın - Haber 7

aceraydin@hotmail.com

https://twitter.com/hacer_aydn

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • Zülkarneyn 13 yıl önce Şikayet Et
    bir erkek olarak tebrik ederim.. emek verilmiş, alın teri kokan bir yazı. allah razı olsun hacer hanım.
    Cevapla
  • Hasan Seyre 13 yıl önce Şikayet Et
    islamın..köylü yorumu..şehirlileri sindirmiştir... çünkü kırsala uygun tarzda yorumlanan bir islam şehirlilerin ruhuna hiç uymazki. kırsalın şartları ve ehlileşmemiş davranışlarının katıldığı bir yorumla.islam nasıl medenilere ulaşabilir ve ruh yapılarına uygun bir cadde oluşturabilir. bence kültürün beşiği olan şehir ve medeniyet kendine en doğru olan yorumu yapmalı..siz islamı yok ediyorsunuz. asli tarzından çıkarıyorsunuz. kafirsiniz ve lanetleneceksiniz diyen köylü ruhundan hala çıkamamış kafaları hiç dinlemeden ve onların saldırılarına hiç kaale almadan yapmaları lazımdır. yoksa şehirliler olarak ızdırap içinde kalırsınız. hürriyetlerinizin yok olduğunu ve birilerinin yorumlarına bağlı olarak yaşadığınızı dehşetle görürsünüz. aslında her şehirli bir alimdir. eğitimiyle, tavrıyla, anlatımıyla ve yaşamıyla islama yakın yaşama sahiptir. şehir medeniyetin beşiğidir.
    Cevapla
  • hanif koray 13 yıl önce Şikayet Et
    ibrahim peygamber gibi çabalama mı..... yok artık. asıl teolojik sapma bu. ibrahim peygamberin imanı ile, cebrailin, meleklerin, öteki peygamberlerin, sıddıkların, şahidlerin imanı aynıdır. kendi toplumları içinde karınca kararınca, şartlar elverdiğince, eh işte, o zamanın ilkel düşünce ortamında ancak bu kadar olurdu, onlar da ancak o kadar iman ettiler... derseniz, bunun adı teolojik sapmadan da öte pek büyük bir hata olur. haşa, hiçbir peygamber iman için böyle ha biraz çalışayım da imanım artsın, demez. peygamberler inananların ilki olmakla emrolunmuşlar, bu nasıl bir söz. hz. haticeden örnek alın. o belki de hz. muhammedden bile önce mümindi. ali, perde kalksa imanım zerre artmaz demişti.
    Cevapla
  • ekrem kehribar 13 yıl önce Şikayet Et
    mezhep ve tarikat. ben hanefi meshebindenim ve kadiri tarikatındayım cenabı hakka şükürler olsun.şeriat bir ağaçtır tarikat dalları marifet yaprakları,hakikatte meyveleridir.allah cc o meyvelerinden yiyenlerden eylesin ümmeti muhammedi.mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır diyor abdulkadir geylani ks.
    Cevapla
  • mustafa cozen 13 yıl önce Şikayet Et
    sen ve senin gibiler. hanimefendi , hemfikir oldugumuz konu kadinlarin emevi doneminden sonra bircok konuda cahiliye sartlarina donduruldugudur.bununla birlikte entellektuel agiz yapicam diye yazdiginiz yok ıslamin teolojisi, islahati yok linguistik yok arapcanin degisimi vsvsvs gibi seylere ıslamin ve kuran-i kerimin ihtiyaci yoktur.hatta sizin gibi kucuk insanlarin bunlari elestirecek ya da degerlendirecek haklari da yoktur(sizin derken kendimide kucuk insanlara katiyorum).siz neden hala basortusu kullaniyorsunuz.tesetturu basortusune indirirseniz iste sizin gibi sorunlular ortaya cikar ve yasar nuri gibi islahatci reformist kisiler ortaya cikar.mesela yenilerde y.nuri gibi teolojistler kurani linguistik ,gramatik olarak incelemisler ve himarin basortusu degil sadece omuzlari ve gogusleri kapatacak bir ortu oldugunu soylemistir ya da adnan oktar in dedigi gibi tesettur le ilgili herhangi bir ayet yoktur .alin size islahat hemen yararlanin acin basinizi biz de rahat edelim siz de .
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle