Sanki darbeciler bir şeyi başarmış zaten
O yazısından bir alıntı:
“Bir şeyler eksik... Ya da bir şeyler fena hâlde başarılmış...
Darbeciler içeride ama kendilerinin ve kendilerinden önce gelenlerin, siyasilerin içi şiddet dolu söylemleriyle, fiilleriyle sanki darbe olmuş bir memleketin ruh hâlinde yaşıyoruz.
Ortalık kan gölü... Kan gölü olmayan yerler ise şiddet ve nefret diliyle işgal altında...
Gerillaları öldüren askerler, eserleriyle fotoğraf çektirmişler; safari sonunda çektirilen fotoğraf misali... PKK sivil askerleri taşıyan otobüsü kan gölüne çevirmiş...
Sanki darbeciler bir şeyi başarmış zaten.
Bu cümlelerine katılmamak imkânsız… Facebook ya da twitterda dolaşan ölü görüntüleriyle verilen pozlar; çözüm arayışlarına vurulan sekteler, dogmalar, nefretler…
Bu ülkenin ruh hali neden böyle? Neden bu ülkede insani varoluşumuzda bu kadar kan, nefret ve anlayışsızlık var?
Neden bu kadar kapalı ve dogmatik ruhlarız?
Darbeler tek başına bunu başarabilir mi?
Sebep: “Düşünme”, “vicdan”, “neden, niçin” diye sorma melekelerimizin darbelerle elimizden alınmış olması mıdır?
Darbelerin terbiye ettiği ruhlar isek çok kolay lokmalarmışız…
Ama bu halimizin genlerimize işlenmiş daha derin kökleri olmasın? Üç dört asırdır “neden”, “niçin” ve “nasıl” sorularını sormaya korkar olduk…
Önümüzdeki her otorite sahibine “işittik ve itaat” ettik diyoruz.
Melekler bile Allah'a Bakara suresi 30. ayette “A! ...Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın?” diye soruyorlar Ve hatta sormakla kalmıyor kendi konumlarıyla birlikte Allah'ın fiilini sorguluyorlar “Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” diyorlar.
Elimizden sorularımızın alınmasına izin verince e doğal olarak vicdan da köreliyor, ruh da… İnsanlığa yapılmış en ufak bir darbe de şiddetle başarı kazanıyor.
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn