Hacer Aydın
Hacer Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Suriye'de vahşet İstanbul'da aşk

GİRİŞ 03.01.2013 GÜNCELLEME 03.01.2013 YAZARLAR

Çoğunluk seyretmek istemem. Çok kötü etkileneceğimi biliyorum. Suriye ile ilgili bu korkunç video… Videonun ne kadar korkunç olabileceğini tahmin ederken kötü insanlardaki kan dökme şehvetini; yüzlerindeki acımasız zevkin, ifadenin kaynağını merak ederek seyretmeye devam ettim.

Yeni yıla sevgiye dair anlatımlarla girmeyi çok istedim ama olmadı...

Esed'in cinayet şebekesi Şebbihalar zevkle, yakaladıkları insanları işkenceyle katlediyorlardı.  Hani Meleklerin, Allah'a itiraz ettiği kan döken gelişmemiş insan türü bunlar olsa gerek diye düşünüyorum…

Ve Esed'in uçakları hayatı bombalamaya devam ediyor…

İktidar, insana nasıl olağanüstü bir duygu yaşatır ki iki günü için bile vahşete; vahşice kan dökmeye değer bulunuyor.

Ama bu diktatörler, vahşete uğratmaktan zevk aldıkları halkların ayaklarının altında bir gün mutlaka bir paçavraya dönüşüveriyorlar. 

Esed, halk savaşlarının kazanılamayacağını; gözlerinin önünde paçavraya dönmüş onca diktatör örneği varken aklını başına bir türlü toplayamıyor. Belki, Allah bu diktatörlerin yaptığı zulümler karşısında bir paçavraya dönerek ölmesini istiyordur. Belki de bu şirk dolu diktatörlerin tövbelerini kabul etmek istemiyordur. Bu yüzden daha zalim ve acımasız olmalarına izin veriyordur… 

Şam ve Bağdat; iki kadim şehir bu yüzyılda diktatörler, işgaller ve vahşetlerle anılır oldu; anıldı, anılıyor. Oysaki bir zamanlar buralar insanlık için önemli, kadim kültürlerin beşiği merkezi olmuştular. Dünyanın tüm bilginleri ve âşıkları bu şehirlere özgürlük, sanat ve felsefe için geliyorlardı. Şimdilerde ise bir türlü barışa eremeyen iktidar sorunları olan; halkları ile uyuşmayan lider türlerinin çatışma merkezleri oldular. 

Oysa bu havzalardan ne filozoflar, ne şairler ne sanatçılar ne adil yöneticiler çıkmıştır.                                

Suç kimin? Bizim.

Oysa daha 8.9.10. yy'larda tüm hakikatleri İslam topraklarına getiriyorduk. Halifeler, savaş tazminatı olarak ülkelerden kitaplar istiyorlardı. Aklın, bilginin ve adaletin değerini İslam ile öğrenmiştik. Ama sonra o aklı kaybettik ve hepsini unuttuk. O çağların mirası ile bir yere kadar dayandık. Bizim unuttuğumuzu Batı buldu. Tüm çatışmalar, işgaller, savaşlar İslam âleminde geçiyor. Bunun en büyük nedeni de 8.9.10. yy'larda yaptıklarımızı 12. yy'lar da Gazali gibi filozoflarla şer saymamızdır. Diğer nedeni de Moğol İstilalarının tahribatıdır. Diğer tahribat Batı sömürgeciği olsa da kendi adımıza Batı'yı suçlama devrini çoktan geçtik bence. Batı kendini yeniledi biz yenileyemedik.

Asıl neden kendimizi yenilemeyi, üretmeyi başaramamış olmamızdır. 8. asırda meridyen ölçümleri yapıp bugünkü dünya haritasına nerdeyse tıpatıp benzeyen matematiksel coğrafya ile haritalar yaparken ulemamız 18.yy da matbaayı yasaklıyor. Varın düşünün artık nerden nereye… Bu eleştirimi oryantalist bulacaklar olacaktır. Gayet öz eleştiri yapıyorum. Her şey ortada değil mi? İslam âleminin üç asırdır rezil durumu… Ne çoğulcu bir yönetim sistemi ne insan hakları ne de kadınların eşitliği ve özgürlükler anlamında metotlar ve ilerlemeler kaydediyoruz.  

Sezai Karakoç'tan bir şiir bir ümit diyelim

Dikenler gülü mü reddediyor                                                                                                                             Saklıyorlar mı geleceklerden                                                                                                                                  Kan boğacak mı hakikati                                                                                                                                    Sıkarak damarları                                                                                                                                             Gerilim                                                                                                                                                          Yaralandık mı                                                                                                                                                       Aklımız mı duyarlılığımız mı yara aldı                                                                                                                 Bütün belgeler yakıldı mı sandık sandık                                                                                                                Bütün sır İstanbul-Bağdat-Şam çizgisinde mi                                                                                                                     Ya iki üçgen söz konusu bir dar bir geniş                                                                                                                 Darını iç üçgeni söyledim. Geniş                                                                                                                         Ya da dış üçgene gelince Afrika'dan Malezya'ya kadar gider ta.                                                                              Ve orta daire Kahire-İslamabat-Mekke                                                                                                                     Dokuz şehir kurtulsun,                                                                                                                                Kurtulacaktır Müslümanlar                                                                                                                                  İnsanlık kurtulacaktır,   

Hacer Aydın - Haber 7

aceraydin@hotmail.com

https://twitter.com/hacer_aydn

YORUMLAR 1
  • turgut1 13 yıl önce Şikayet Et
    hangi alim matbayı yasaklamış. yasaklayan alimin şeceresini ortaya dök bakalım..alimlerimiz derken kimi kasdediyorsunuz..bu topraklar da her sözü geçeni alimlerimiz sayarsak evin yolunu da unuturuz..hz nuhun oğlu bizden mi? ya da hz.lut'un hanımı bizden mi? yada şimdinin ergenokoncuları bizden mi? hz.ademin oğlu kabil bizden mi? öncelikle biz kimiz iyi araştır..
    Cevapla