Kanlı Elmas ve kirli savaşlar
Türkiye, Afrika ile ilişkilerini ve açılımını “2005”i “Afrika Yılı” olarak kabul edip başlatmıştı. Ve çeşitli zirvelerle bu açılım ve işbirliği devam ediyor. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu TUSKON geçen yıl Aralık ayında İstanbul'da düzenlenen Afrika zirvesinde 350 işadamıyla birlikte 300 milyon doların üzerinde ticari bağlantı yapmışlardı.
Başbakan yine büyük bir işadamı topluluğuyla birlikte Afrika açımlı yapıyor. Konuşmasında dikkat çeken şey Afrika'ya olan inancı, samimiyeti ve her şeyden önce onların güvenlerini kazanmaktı.
Şunları söyledi:
''Tarih boyunca olduğu gibi bugün de Afrika'ya baktığımızda diğerlerinin tersine elmasları, altınları, madenleri, yeraltı zenginliklerini görenlerden değiliz. Biz Afrika'ya baktığımızda ortak tarihimizi görüyoruz, sadece ve sadece dost ve kardeşlerimizi görüyoruz. Artık kardeşler arasındaki hasreti, ilgisizliği, uzaklığı ebediyen dindirmeye niyetlendik ve bunun için mücadele veriyoruz. Şu anda tarihinden ve medeniyetinden güç alarak doğrulan, ayağa kalkan Afrika'yı her alanda destekliyor, insani yardım noktasında tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz.''
Batı dünyası, 2006 ABD yapımı, başrollerini Leonardo DiCaprio'nun oynadığı “Kanlı Elmas” adlı film ile “Afrika Günahı” çıkartmıştı. Film, pazartesi akşamı TRT 1 ekranlarında gösterildi. Tabii filmin gösterimi zaman açısından Başbakanın Galon meclisinde yaptığı konuşma ile denk getirilmiş gibiydi. İyi de oldu. Filmi izlemeyenlere mutlaka tavsiye ediyoruz.
Başbakan Afrika'nın yeraltı zenginliklerini ve elmaslarını değil; Afrika'ya olan dostluğumuzu ve kardeşliğimizi görüyoruz sözleriyle Batı sömürgeciliğini ve emperyalizmini eleştirdiğini de gördük.
“Kanlı Elmas” filmiyle de kendisini eleştiren bir Batı var.
Bu eleştiriyi Başbakan da yaparken, Batı ile önemli bir farkımız olduğunu ortaya koyuyor. Batı, sizi kardeş ve insan gibi görmedi. Oysa biz sizi kardeş biliyor ve Afrika için elimizden gelen her yardımı ve desteği yapıyoruz mesajını verirken her türlü açılımı Afrika'ya taşıyor. Yapılan zirveler, anlaşmalar ve insani yardımlar bunun açık delilidir. Halk olarak bizler Afrika'ya elimizden gelen tüm yardımları yaptık. Çeşitli insani yardım derneklerimiz, kuruluşlarımız çalışmalarını sürdürmektedir.
Kanlı elmas filminde önemli vurgular şunlar. Hükümet, isyancılar ve paralı Amerikalı askerler; hepsi Afrika'yı bir cehenneme çeviriyor. Sebep elmaslar. Garnizonlu, tam teçhizat paralı beyaz askerleri hükümet, isyancılara karşı tutuyor. Elmas yatakları bu kirli savaş içinde daima el değiştiriyor. Hükümetin elindeyken isyancıların eline geçiyor. Hükümet ülkeyi kan gölüne çeviriyor. İsyancılar, küçük erkek çocuklarını kaçıyor ve beyinlerini yıkıyor, ellerine silah veriyor. Bu çocuklar bu kirli savaş içinde acımasız birer isyancıya dönüştürülüyor. İsyancılar da ülkeyi kan gölüne çeviriyor. Film, Afrika'da 200 bin çocuk askerin olduğunu söylüyor. Ve bu çocukların, kaçırılmış çocuklar olduğunu…
Film Batılı büyük mücevher şirketlerinin bu kirli savaşta elmasları Afrika'dan gizli bir şekilde ülkeye nasıl soktuklarını; bunun için harcanan, köleleştirilen ve her gün çatışmaların içinde yok olan Afrikalı ailelerin perişanlığını; hayatın parçalanışını açık bir şekilde anlatıyor.
Afrika'da hâlâ bu kirli savaşlar ve ciddi çatışmalar var. Bir türlü oturmayan yönetim sistemleri ve kabilecilik devam ediyor. Doğu İslam ülkelerindeki yönetimsel çatışmaların ve emperyal saldırıların, organizasyonların aynısı ve beteri Afrika'da da var. Sanırım İslam Dünyası kendi içindeki çatışmaları ve yönetim krizlerini aşarsa Afrika da bundan nasibini alacaktır.
“Kanlı Elmas” filminde yaşlı bir Afrikalı, elmaslar yüzünden perişan olan ülkesine bakıp“iyi ki ülkemizde petrol yok” demişti. Ya bir de olsaydı? Emin olun; petrolü olan İslam ülkelerinden daha beter olurlardı. Zira Doğu gibi evrensel bir medeniyet tecrübeleri yok. Kabilecilik hüküm sürmektedir.
aceraydin@hotmail.com
-
ibrahim halil yıldız 13 yıl önce Şikayet Eteveeetttttttttt . bende katılıyorruummmBeğen
-
turgut1 13 yıl önce Şikayet Etanlatılan filmin bir benzeri ülkemizde. terör örgütleri (çoğul kelime olduğuna dikkat çekerim zira ülkemizde terör örgütü bir tane değil) çocuk kaçırıyor,eğitiyor,ellerine silah veriyor ve suç şebekesi ve ölüm makinası haline getiriliyor..ama niye???Beğen Toplam 2 beğeni