Gülünç laflar edenler, gelen gideni aratmıyor!
Bir şeylerin değiştiğinin ve değişeceğinin farkında olmayanlar gülünç laflar edecekler. Bizzat değişimi yönetenlerin içinden de değişime karşı değişmez laflar edecekler çıkacaktır.
Öncelikle değişen ve güçlenen bir toplumda hâla demokrasiyi sindiremeyen; hâlâ kendilerini bir devlet ya da rejim partisinin milletvekili olarak gören CHP'li vekiller var.
CHP'li Osman Aydın “Artık ihtilal yapacak komutan kalmadı, öyle bir kurtuluş yok” demişti.
E bizler buna “çok şükür!” diyoruz.
Devlet karşısında toplum güçlendi dolayısıyla demokrasi de güçlenmiştir.
Aslında Osman Aydın'ın bu sözleri bir açıdan da ümit verici bir itiraftır. Artık hiçbir siyasetçi ordunun düzeltici rolünü kabullenmeyecek ve talep etmeyecektir. Dolayısıyla zihinsel bir dönüşüm yaşanacaktır. Demokrasiyi bellemek zorunda kalacaklar ve onun içinde varolmaya çalışarak faaliyetler yapacaklardır.
Tabi biraz yorulacak ve kendilerini geliştirmek zorunda kalacaklar. Halka karşı sorumluluk hissedecekler.
Diğer taraftan ülkenin birinci partisi olan ve on yıldır ülkeyi yöneten Ak Parti içinden de bir takım milletvekilleri genel başkanlarıyla çelişecek sözler edeceklerdir.
Nitekim Süleyman Soylu bu laflardan en çelişenini söylemiştir. “Tayip Erdoğan, Türkiye'nin ilelebet ve ebedi başkanıdır” demiştir.
En çelişeni zira Genel Başkanları yani Başbakan sıklıkla konuşmalarında fanilikten, gelip geçicilikten, bir gün herkesin iki metrelik çukura gireceğinden bahseden bir liderdir. Ve Başbakan inanç olarak bu dünyanın ve kendi faniliğine en içten inan, farkında olan bir mümindir. Putlaştırmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen bir liderdir.
En azından bir gün bu dünyanın bir kıyamet yaşayacağını; hiçbir şeyin ilelebet kalamayacağına müminler olarak inanıyoruz.
Bir asır sonramız değil on yıl sonramız bile inanılmaz değişmektedir. Nitekim Süleyman Soylu'nun pek çok sözü de değişmiştir.
Bu zihin yapıları gelecek nesle hitap etmiyor. Post teknolojik bir dünyada bilginin kalıcı olmadığını ve sürekli değiştiğini ve bu değişimle birlikte değer yargılarımızın da değiştiğini görürken ‘ebedilik' lafı komik kalıyor.
Bizim neslimiz hızlı değişimlerin çağını yaşamaktadır. Ve bu hızlı değişimlerin farkındadır. Zira her şey kendi elinde değişmektedir. Hızlı değişimlerle terbiye olan bu nesil için bir liderin ilelebetliği, ebediliği mümkün değil.
Başka bir deyişle ölünün arkasından iki gün ağlanıp üçüncü gün unutulduğu bir dünya burası… Üstelik gelen de gideni aratmıyor!
Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn