Robert De Niro'yu ve gözyaşlarını seviyoruz
Rober De Niro'yu seviyoruz.
Geçen aylarda İsrail'in Gazze saldırılarına yönelik verdiği o güzel, vicdani tepkisini unutmadık.
69 yaşındaki De Niro muhabirin sorusuna karşılık şu cevabı vermişti:
"Kuduz bir köpek tarafından ısırıldığınız zaman kimi suçlarsınız? Köpeği mi, sahibini mi? Kuşkusuz sahibini. Bu yüzden bütün suç Amerika'nın. İsrail gibi bir ülkeyi desteklediği için.”
Türkiye'de “Umut Işığım” ismiyle vizyona giren filmin oyuncularından Robert De Niro Oğlu bipolar bozukluk ile boğuşan bir babayı canlandırıyor. De Niro bir televizyon programında sunucunun Yönetmen David Russell'ın oğlunun da bu tür bir rahatsızlık yüzünden tedavi görmesini hatırlatıp "Bu filmi yaparken daha büyük bir sorumluluk hissettiniz mi" diye sorunca duygusal anlar yaşayıp gözyaşlarına hâkim olamıyor.
Üstelik ailemde hiçbir erkek ağlamaz. Görmedim. Üzülseler de ağlamazlar. Aslında Robert De Niro da böyle duygusallıklardan hoşlanmadığını söylüyor. Ne yapalım bazen elimizde olmuyor.
Üstelik ailemdeki hiçbir erkek dans da etmez. Folklor kültürümüzde yok. Tek bildikleri folklor boks ve karate... Oysa ben eskisi kadar müzik dinleyecek ruh hali ve zaman taşıyamasam da müzikle dansa kalkan biriyim.
Hava karamsar ve yağmurlu; içim yılgın… Marketin sebze bölümünde, dışarıda, ablamı bekliyorum. Müzik çalıyor. Üstelik Şakira… Bir türlü ablam çıkmadı. Market çevresinde pek kimse de yok. Bir tek yaşlı bir tezgâhtar amca o da uzağımda. Sebzeleri düzeltiyor.
Robert De Niro ağlıyor.
Müzik karşısında ortopedik duruşlar içindeyim. Yani müziğin ritmiyle, havanın karamsarlığında sıkıldığımdan bir iki kere olduğum yerde sallandım. Ama birden, yaşlı amcanın yargılayıcı gözleri üzerime döndü. Hemen müzik karşısında aldığım ortopedik duruşumu bir yürüyüş bozukluğuna dönüştürdüm. Amca sebzelerine geri döndü. Ablam marketten çıktı. Yürüyüş bozukluğum marketten uzaklaştıkça düzeldi. Uzun ince bir yolda, duygusuz bir manken yürüyüşüyle, asker yürüyüşünü sentez ettim.
Müzik karşısında ruhumun ortopedik bir duruşuydu sadece…
Robert De Niro, ressam bir anne ve şair bir babanın evladı olarak dünyaya gelmiş. Utangaç bir çocukmuş ve zamanının çoğunu kitaplar arasında geçirmiş. Onun gözyaşları ve isyanı Amerika'nın vicdanı olabilir.
Film, “Umut Işığım” seyretmeye değer…
Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn