Kahraman Olmanın Bedeli 10 TL
Geçtiğimiz günlerde yabancı bir TV markasına ait yeni teknolojilerinin tanıtılacağı özel basın toplantısı için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne davet edildim. Onur Air ile gerçekleştireceğimiz seyahatte, basın mensubu arkadaşlarımızla havaalanında biraya geldik ve koyu teknoloji sohbetlerinden sonra uçağımıza geçmeye başladık.
Bindiğimiz uçağın kalkış yapmasının ardından yarım kalan yazımı tamamlamak üzere dizüstü bilgisayarımı açtığımda, yer darlığı nedeniyle gerçekten büyük sıkıntı yaşadım. Etrafıma bakındığımda ise diğer koltuklara göre daha geniş alan sunulan “Exit” alanındaki koltukların tamamen boş olduğunu gördüm.
Hosteste durumu bildirerek, müsaitse Exit’e geçmek istediğimi bildirdim ve şok bir yanıt aldım;
“Üzgünüz, Exit alanında oturmanın bedeli 10 TL’dir”.
Neden böyle olduğunu sorduğumda, şirket politikası olduğunu ve ayrı bir gelir modeli kurduklarını belirttiler. “Peki, alın 10 TL” dediğimde da; bilet alırken bu ücretin verilmesi gerektiğini, uçakta koltuk için tahsilat yapamayacaklarını ve o yerlerin boş kalacağını söylediler.
Gerçekten de bir kişi bile yoktu o 4 koltukta.
Uçakta verilen suyu bile fahiş fiyatlara satan bir havayolundan beklenen bir gelir modeli bu. Ancak konunun bir de güvenlik kısmı var.
O, daha da mühim.
Şöyle ki; “Exit” olarak adlandırılan bu alanlar, tehlike anında uçak durunca acil çıkılması gereken kapıların önünde bulunuyor. Bu alana oturacak kişinin, kısa bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Bu eğitim sayesinde tehlike anında kapıları açabilecek yetenekte ve sağduyuda olması gerekli.
Eğer kişi, kendisinde bu yeterliliği görmüyorsa veya cesaret edemiyorsa durumu uçuş ekibine bildirmek zorunda ve yerini değiştirmesi gerek.
Böylesi önemli bir yerde, Onur Air’in uçağında kimse yok ve bu görevi yerine getirebileceğini iddia eden kişiler de havaalanında 10 TL fazla ödemedikleri için sorumluluk alamıyorlar.
Allah korusun! Tehlike anında o kapıları açmak için yaşanabilecek kargaşayı ve telaşe anında olması muhtemel can kayıplarını siz düşünün.
Havayolu şirketlerinin kıyasıya rekabetine hepimiz şahit oluyoruz. Az yük taşıyıp daha az yakıt harcasınlar diye hosteslerine kilo sınırı koyanlarını bile gördük.
Uçakçılık sektöründe daha fazla markanın olduğu, her geçen sene daha fazla kişiye hizmet verildiğini, uçağa binmeyen kimsenin kalmadığı, uçmanın lüks sayılmadığı, ihtiyaçlara en uygun şekilde yanıt veren bir yapı haline gelmesini çok istiyoruz.
Şirketlerin, bu rekabet için maliyetleri en aza indirip, gelirleri daha da yükseltmenin yollarını araması kadar doğal bir hareket olamaz. Ancak mesele güvenlik olduğunda, 5 - 10 TL için sayısız insanın hayatını riske atmaya değer mi?
Değerlerine inandığım Onur Air, umuyorum ki; bu yanlışından en kısa zamanda döner.
Hakkı Alkan - http://twitter.com/hakki_alkan