Halime Kökçe
Halime Kökçe
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Osmanlı’yı bölüşüm savaşının 101. yılı

GİRİŞ 22.04.2015 GÜNCELLEME 22.04.2015 YAZARLAR

Bu yıl öncekilerden biraz daha farklı, çünkü 1915’in 100. yılı dolayısıyla soykırım tezi daha güçlü dile getiriliyor ve Katolik dünyasının lideri sayılan Papa’nın açıklamalarında olduğu gibi konu “Hıristiyan dünyasının ortak acısı” şeklinde yeni bir siyasallaşmaya kavuşturulmak isteniyor.

Buna mukabil Türkiye de geçmiş 24 Nisan’lardan farklı olarak konuyu geçiştirmek yerine kendi tezini daha yüksek sesle ve dünya kamuoyunu da yanına çekecek şekilde dile getirmeye hazırlanıyor.

Bilindiği üzere 24 Nisan’da Türkiye Çanakkale’de Türkiye saflarında savaşmış bütün milletleri dahil ettiği ve yaklaşık 80 ülke temsilcisinin katılacağı büyük bir anma tertip ediyor. 

Türkiye neden böyle bir program tertip ediyor? Kuşkusuz Ermeni iddialarına karşı savunmacı pozisyonda olmak istememesi bunda etkili. Kendi tezinin de uluslararası kamuoyunda dolaşıma girmesini istiyor artık.

Bu konuda ciddi bir özeleştiri de yapmak gerekiyor kanımca. Ermeni diasporası kendi tezini bir hayat memat meselesi yapıp bütün lobi enerjisini bu konuya hasretmişken Türkiye haklıysan galip sensin ahlaki prensibine yaslanıp bu konuda çok da lobi yapmış gözükmüyor.

İşin kötüsü Batı ile münasebeti olan Türkiyeli aydınların önemli bir bölümü de Ermeni tezlerinden çok da faklı şeyler söylemiyor. Hal böyle olunca Türkiye’nin 1915 konusunda klasik savunmacı devlet refleksi verdiği algısı oluşuyor.

Oysa özellikle son 12 yıllık demokratikleşme sürecinde her alanda olduğu gibi Ermenistan ile ilişkiler, 1915 hadiseleri ve azınlık mallarının iadesi, bazı kiliselerin yeniden ibadete açılması gibi konularda oldukça ileri sayılabilecek adımlar attı.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız...

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL