Muhafazakârlıkla Müslümanlık arasında Türkiye
Türkiye'de "İslamlaşmak" ve "muhafazakârlaşmak" konusu üstünde yeterince düşünmüyoruz, hem de son on yıldır iktidarda kendisini "muhafazakâr demokrat" diye tanımlayan bir yönetim olduğu halde.
Üstadımız Şerif Mardin'in Taraf gazetesinde pazartesi ve salı günleri Neşe Düzel'e verdiği mülakatta söyledikleri bu çerçeve içinde üstünde çok durulması, çok irdelenmesi gereken önemli saptamalar içeriyor. Mardin'e göre İslam'ın enerjisi bu toplumda artıyor. Anadolu'da bir İslami bekleyiş var.
Şerif Mardin hocamızın, enerjisinin arttığını söyleyerek tanımladığı şey bana göre İslam'ın toplumsal planda daha görünür olmasıdır. Şerif Hoca'ya göre bugün cuma namazları eskisinden daha farklı bir kimliğe büründü, o namazlarda toplanan paralar bile farklı bir düzeye erişti. Televizyonlar sabah akşam İslam'a göre nasıl yaşanması gerektiğini anlatan programlarla yüklü. Kısacası İslam artık her yerde.
Üstünde durmamız gereken soru da o noktada doğuyor. Acaba ortada her şeyden bağımsız bir İslamlaşma mı var yoksa İslam bu toplumda zaten mevcuttu, daima mevcuttu fakat politik planlamalar onun görünmesini engelliyordu, şimdi o kısıtlamalar ortadan kalktığı için özü aynı kalmakla birlikte görünürlüğü mü arttı?
(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)
Hasan Bületn Kahraman / Sabah
-
tuncay tezel 14 yıl önce Şikayet EtMUHAFAZAKARLIK ESKİDEN ORTANIN SAĞIYDI. ŞİMDİ İSE SAĞIN TAMAMI. Bene Türkiyede maneviyatlı bir toplum oluştu ama eski tutucu, araştırmadan kabul eden eskilerimiz gibi değil. Araştıran, ilmen, fikren, felsefece öğrenen bir muhafazakarlık. Bu yüzden dünya örnek almaya, etkilenmeye başladı. Artık sağ deyince ülkücüsünden alperenine, ortasından en sağ ucuna kadar Müslümanlaşıyor.Beğen