Hasan Cemal
Hasan Cemal
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Ergenekon: Mahkemede dağ fare doğurursa...

GİRİŞ 10.07.2008 GÜNCELLEME 10.07.2008 YAZARLAR

Kimi daha ölçülü bir dille, ya dağ fare doğurursa diyerek...
Benzer bir durum, 2003-2004 darbe tertipleri konusunda da dikkati çekiyor.
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in günlüklerinde yer alan ve başoyunculuğun eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur’a ait olduğu Sarıkız ve Ayışığı kod isimli darbe tertipleri (şimdi bunlara bir de Eldiven eklendi) yalan çıksın diye bazı odaklar nice zamandır yoğun çaba içinde.
Ama olmuyor.
Çünkü bu tertipler gerçek!
Aslında, darbe tertiplerinin üstüne şal örtmek isteyenler de bal gibi biliyor bu gerçeği.
Kendi adları gibi biliyorlar.
Ancak, bu gerçeğin ortaya çıkması ve bundan dolayı ‘darbeci paşalar’dan yargı önünde demokrasi ve hukuk adına hesap sorulması işlerine gelmiyor.
Karanlıktan beslendikleri için öyle.
Demokrasiyi sevmedikleri için öyle.
Bu yüzden, emekli Oramiral Örnek’in günlüklerinde yer alan darbe tertipleri konusunda eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök‘ü kaçıncı kez konuşturuyorlar, sözlerini eğip bükmeye çalışıyorlar.
Ama yine olmuyor.
Özkök Paşa, günlükler Nokta dergisinde ilk patladığı zaman ‘darbe tertipleri’ne ilişkin ne dediyse, bugün de aynısını söylüyor:
“Ne vardır, ne yoktur diyorum.”
“Ne teyit ederim, ne tekzip ederim” diyor.
Mahkemede ‘tanıklık’ konusuna gelince:
“O zaman düşünürüz, hukuki mekanizmayı bilmiyorum” diyor.(*)
Daha ne desin Özkök Paşa?..
Bakın, eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur’la eski Birinci Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon darbeye teşebbüs iddiasıyla Ergenekon çerçevesinde tutuklandılar.
Bu dava, öyle anlaşılıyor ki, günlüklerde yer alan 2003-2004 darbe tertiplerine de uzanacak, Cumhuriyet’e atılan bombalardan kanlı Danıştay baskınına da, hatta Hrant Dink cinayetine kadar da gidebilecek.(**)
Ama yine de soruyorlar:
Mahkemede ya dağ fare doğurursa?..
Olabilir.
Ama siz o zaman, yoksa darbe tertipleri olmadığına mı inanacaksınız?
Siz kendi kendinizi inandırsanız, âlemin kör ve sersem mi olduğunu sanıyorsunuz?
Söyleyin bakalım:
Susurluk yaşanmadı mı?
Yaşandı ama mahkemede buz dağının ucu bile gözükmedi. Susurluk davasında dağ fare doğurdu.
Ama Susurluk gerçeği çırılçıplak gözlerimizin önünde değil mi? Güneydoğu’da derin devlet eliyle işlenmiş binlerce sözde ‘faili meçhul cinayetler’le Türkiye’nin alnına vurulmuş koskoca bir demokrasi ve hukuk ayıbı, bir insan hakları faciası olarak tarihimizin kepaze sayfalarına eklenmedi mi Susurluk?..
Eklenmedi diyebilir misiniz?
Geçelim.
Ya 9 Mart darbe girişimi?..
1971’in 12 Mart askeri darbesinden sonra 9 Mart konusunda açılan Madanoğlu Paşa Davası beraatle sonuçlanmıştı.
Yani dağ fare doğurmuştu!
Peki, kim inandı 9 Mart’ın olmadığına?..
Hasan Cemal, nasıl kuryelik yapmış, Doğan Avcıoğlu‘nun yazdığı ‘darbe anayasası‘nı büyük boy sarı zarf içinde alıp hangi subaya götürüp teslim etmişti?
Hasan Cemal, Kızılay’daki bekar evinde Mürted Hava Üssü Komutanı Korgeneral ile Doğan Avcıoğlu’nu kaç defa gizli olarak buluşturmuştu?
Hangi bombalar nerelere atılmış, neden atılmıştı? Hangi 27 Mayısçı emekli subay dinamit lokumlarını arabasının bagajında getirmişti?
Ama ne oldu?..
9 Mart davasında dağ fare doğurdu. Neden? Çünkü işin ucu zamanın Genelkurmay Başkanı’na, Hava Kuvvetleri Komutanı’na gidiyordu. Dava bir yerde siyaseten kesildi, beraat kararı çıktı mahkemeden...
Ama bu karar, 9 Mart’ın bal gibi bir darbe tertibi olduğu gerçeğini tarih önünde değiştirmedi.
Geçelim.
2002 yılı sonundan beri Türkiye darbesel bir süreç yaşıyor. AKP hakkında açılmış olan kapatma davası da zincirin bir halkasıdır.
Dileriz, AKP kapatılmaz.
Hesaplar, seçimle görülür.
Bu arada inşallah çetelerden, darbecilerden demokrasi ve hukuk adına gereken hesap sorulur.
————————————-
* Fikret Bila’nın dünkü Milliyet’in manşetinde yer alan önemli haberinden...
** Taraf gazetesinin salı günkü manşeti şöyleydi: “Hrant Dink’i Ergenekon’un öldürdüğünü biliyoruz.” Bu sözler, Dink’in yakın arkadaşı olduğu için Ali Bayramoğlu‘nu arayan üst düzeyde bir emniyet yetkilisine ait. Neşe Düzel’le konuşan Bayramoğlu’na göre Dink suikastı, Cumhuriyet mitingleri, Malatya misyoner katliamı, Danıştay saldırısı ve Santoro cinayeti de Ergenekon bağlantılı...

YORUMLAR 49 TÜMÜ
  • ahmet ilker 17 yıl önce Şikayet Et
    Bir Başkadır Benim Demokrasim Lay Lay Lom. Emekli paşalar, işledikleri suçlardan ötürü, eğer görev başında işlemişlerse askeri mahkemede, emekliyken işlemişse sivil mahkemede yargılanırlar. Yarısını görev başında yarısını emekliyken işlemişse durum nolur bilemiyeceğim. Hani laikliği "Halkın tepesine her an inecek Demokles'in kılıcı" gibi savunurken de uydurdukları bir gerekçe var ya, Türkiye kendine özgü bir ülke diye! (Ne demekse) , komünizmle yönetilmeyen bir ülkede askeri mahkemelerin varlığı da böyle açıklanabilir belki! Mutlu olun: Lay lay lom!
    Cevapla
  • Yıldıray 24 17 yıl önce Şikayet Et
    pes vallahi. bölücü ve dinci faşistler yakında Atatürk içinde ergenekoncu diyebilirler. , En büyük TÜRK senin adın her zaman birilerinde travma yaratıyor kimyaları bozuluyor. Ne Mutlu Türküm Diyene.
    Cevapla
  • elif yıldız 17 yıl önce Şikayet Et
    yaşadığım endişe. bir endişem var: başlayan bu sürecin yaşanan bu miladın önüne set çekilmesi. oyunlar oynanan güzel ülkemde bu işinde sonuçsuzluğa ulaşıp örtbas edilmesi. İnşallah dağ fare doğurmaz. duam: güzel ülkem için herşeyin çok güzel olması ve dünya üzerinde hakkettiği saygınlığa ulaşmasıdır.
    Cevapla
  • Taha Eldem 17 yıl önce Şikayet Et
    yenigun Aydın. Bu tiplerde ortak bir şeydir, dedenin imam, hacı ya da hoca olması. hep derler babam hoca, dedem hacı,...Dikkat et bunların hepsi bunu söyler Sanırsın hoca dede cennetlik,kendisine ayrılmış kontenjanı var ve peşinden gelen torunlarını da beraberinde cennete götürecek. Nüfus cüzdanı müslümanları olan bunlar dinden pek hazzetmezler, cenneti haketmek için dinin gereklerini pek yerine getirmezler,dede kontenjanından cennete gitmeyi beklerler. Bunların dedelerinden birinin de bize faydası olmaz mı acep?
    Cevapla
  • Taha Eldem 17 yıl önce Şikayet Et
    yenigun Aydın. Bu tiplerde ortak bir şeydir, dedenin imam, hacı ya da hoca olması. hep derler babam hoca, dedem hacı,...Dikkat et bunların hepsi bunu söyler Sanırsın hoca dede cennetlik,kendisine ayrılmış kontenjanı var ve peşinden gelen torunlarını da beraberinde cennete götürecek. Nüfus cüzdanı müslümanları olan bunlar dinden pek hazzetmezler, cenneti haketmek için dinin gereklerini pek yerine getirmezler,dede kontenjanından cennete gitmeyi beklerler. Bunların dedelerinden birinin de bize faydası olmaz mı acep?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle