Hasan Cemal
Hasan Cemal
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kendilerini 'hukuk üstü' görenlere hukuk dokunmaya başlayınca...

GİRİŞ 08.01.2009 GÜNCELLEME 08.01.2009 YAZARLAR

Haber kanallarında sabahtan itibaren 'yeni Ergenekon dalgası'nı izliyorum.
Yalçın Küçük...
Başında kürklü kalpağı, boynunda uzun kırmızı atkısı... Polislerin, gazetecilerin ortasında itiş kakış polis otosuna bindirilip gözaltına alınırkenki hali...
İçim burkuluyor.
1960'ların sonunda tanımıştım Yalçın Küçük'ü. Devrim dergisinde çalışırken Doğan Avcıoğlu'nu ziyarete gelirdi.
Sonra Cumhuriyet'te bir ara birlikte olmuştuk. Gazetenin arka sayfasında haftada bir gün tam sayfa ekonomi yapardı. İstanbul'a geldiğinde bizim evde kalırdı bazen...
Sonra koptu ilişkilerimiz.
Zaman bir film şeridi gibi gözümün önünden geçip gidiyor.
Gözaltına alınırken bağırmış Yalçın Küçük:
"Bu bir diktatörlüktür!"
Gözaltı dalgası devam ediyor.
Emekli Orgeneral Kemal Yavuz'u İkinci Ordu Komutanlığı'ndan tanıyorum. Kendisiyle ilk kez 1980'lerin sonunda, Malatya'da Ordu Komutanlığı karargahında tanımıştım.
Körfez Savaşı eli kulağındaydı. Uğur Mumcu'yla birlikteydik. Bizimle ayaküstü sohbet ederken Başbakan Özal'ı sert bir dille eleştirmişti.
Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği döneminde tanışmıştım kendisiyle.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne, Amerika'ya sırtını dönüp Rusya'ya, Orta Asya'ya, Çin'e, hatta İran'a, kısacası Avrupa yerine Avrasya'ya açılmasını savunuyordu, eski Jandarma Komutanı Şener Eruygur Paşa'yla birlikte...
Prof Dr. Kemal Gürüz...
Eski YÖK Başkanı.
28 Şubat döneminde tanışmıştık, o tarihlerde ahbaplığımız vardı. Onu ne zaman görsem, eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu'yla birlikte, "Ordu göreve!" pankartıyla yapılan o gösteri gözümün önüne gelir.
Emekli Tümgeneral Erdal Şenel.
28 Şubat döneminde, Genelkurmay Adli Müşaviri'ydi. Post-modern darbenin arka plandaki beyinlerinden biri olarak bilinir.
Aralarında bir albayla yarbayın da bulunduğu bazı emekli ve muvazzaf subaylarla birlikte Susurluk'un önemli aktörlerinden, eski Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin de gözaltında...
Sabih Kanadoğlu...
Eski Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Onursal Başkanı... Onun da Ankara ve Ayvalık'taki evlerinde arama başlamış...
AKP'ye karşı verilen 'Çankaya Savaşları'nın en önde gelen beyinlerinden biriydi. Cumhurbaşkanı Gül'ün Çankaya yolunu kesmek için '367 formülü'nü bulan da Kanadoğlu'ydu.
1980'lerin başından itibaren tanıdığım, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında yakından izlediğim Bedrettin Dalan...
Belediye'deki makamının arka tarafındaki küçük odada yediğimiz öğle yemeklerinde, Turgut Özal'ın Türkiye'yi nasıl gizli bir gündemle 'Şeriat düzenine doğru' götürdüğüne inandırmaya çalışırdı beni...
Dalan'ın da vakfıyla üniversitesinde polis arama yapıyor sabahtan beri.
Haber kanallarını izliyorum. Hep aynı deyiş kulağıma çalınıyor:
"Ergenekon'da şok dalga!"
Şu söylenebilir mi:
Büyük bir hesaplaşma yaşanıyor!
Belki de...
Bir 'hesaplaşma'nın yaşandığı doğru.
Ama nasıl bir hesaplaşma bu?..
Yorumları dinliyorum.
Kimine göre yargı siyasallaştı, yargı siyasete alet ediliyor. Kimine göre, 'Korku imparatorluğu' kuruluyor Türkiye'de. "Yargı siyasallaşırsa, adil olmaz" diyor biri...
Kimileri genel doğruları belirtiyor. Yargının siyasallaşması, hukukun siyasete alet edilmesi elbette onaylanamaz.
Ama burada bir an durun.
Hukukun en temel ilkelerinin ayaklar altına alındığı 'Çankaya Savaşları' döneminde hukuku unutanlar, şimdi Ergenekon dalgaları kabarırken birdenbire 'hukuk'u anımsamaya başlayınca, ne kadar inandırıcı olabilirler ki?..
27 Nisan Muhtırası'na selam duranlar, askerin siyasete müdahalesini gönüllü gönülsüz destekleyenler, bugün Ergenekon'la birlikte 'demokrasi' akıllarına gelince, ne kadar inandırıcı olabilirler ki?..
Demokrasilerde siyasal iktidarların milletin oyuyla el değiştireceği temel gerçeğine gözlerini kapayan ve AKP hükümetini yıkmak için askeri kışkırtanlar, bugün Ergenekon'la birlikte 'diktatörlük'ten dem vurunca, söyler misiniz, ne kadar inandırıcı olabilirler ki?
Bu sorular gözardı edilmesin.
Ergenekon Davası'nda hukuk açısından eleştirilecek yanlar var.
Eleştirilmeli de...
Davanın arkası nasıl gelir bilemiyorum, ama ben bu davayı Türkiye'de demokrasi ve hukuk açısından önemsemeye devam ediyorum.
Bu ülkede bugüne kadar kendilerini 'hukuk üstü' görenlere 'hukuk'un dokunmaya başlaması kimilerini rahatsız edebilir.
Ben bundan rahatsız değilim.
Dileğim, Ergenekon Davası'nın hukuk rayında yoluna devam etmesidir; sonunda suçluyla suçsuzun aydınlığa çıkmasıdır.
Dileğim, devletin de çok daha fazla hukuk ve demokrasiyle tanışmasıdır.
Bekleyip görelim.

DİPNOT
CHP lideri Baykal'ın Ergenekon'un avukatlığına bir kez daha soyunan konuşmasına ilişkin yazım yarına...

Hasan Cemal - Milliyet

h.cemal@milliyet.com.tr

YORUMLAR 32 TÜMÜ
  • merserver 17 yıl önce Şikayet Et
    aklı selim ve vicdan asla yalan söylemez. yazarımızı bu objektif yazısından dolayı kutluyorum. okuyacağım yazarlar arasına dahil ettim bile.
    Cevapla
  • Mehmed Mustafa 17 yıl önce Şikayet Et
    Doğru sözler semalarda yankı bulur. Allah razı olsun Hasan Cemal Bey. Dinî inancınız nedir bilmiyorum ama Doğan medyasında olup da bunları cesaretle yazmanız sizin için ahirette bir artı puan olacaktır kesinlikle. İnşallah bu davayı sonuçsuz bırakmaya kimsenin gücü yetemez. Allah'ım günahkâr da olsak bu ülke halkına yardım et. Kötülükler planlayanların mekrini bu davayla boşa çıkar!
    Cevapla
  • ceyhan yıldırım 17 yıl önce Şikayet Et
    objektif olmak bu. süper bir analiz......TEŞEKKÜRLER
    Cevapla
  • Cafer UÇA 17 yıl önce Şikayet Et
    Teşekkürler sn.Hasan Cemal. Elinize diinize saglık yerinde bir yazı,sizlerden yargıçlarımıza ve yüksek yargı mensuplarına sıkça dile getirmenizi isteyeceğim bir sözcük.TARAFSIZLIK bütün yargı işlerinin ana faktörü bu kelimede düğümleniyor.Zaten mahkeme sonuçlarının onama ve temyiz işlemleri bu mahkemelerde bakılacak,özür dilerim ama bu yargıçlarmı tarafsız,kimi kandırıyorlar verecekleri karar şaibelidir.Onun için görevden istifa etmeliler bu saatten sonra tarafsızlık taslamaları kadar mantıksızlık olamaz.
    Cevapla
  • mehmet kılıçoğlu 17 yıl önce Şikayet Et
    işte bu. Ben gazeteci buna derim.Birilerine yaranmak degil,doğru olanı söylemek ve yazmaktır.Hasan bey teprik ederim.Çok gü zel bir yazı ve yerinde tespitlerdi.Anlamayanlar bir daha okusun.Demokrasi ise herkese,hukuk ise herkese sana bana göre ne hukuk ne demokrasi olur.Millet olarak bir hukuk ve demokrasi geçişi yaşıyoruz ama çağ dışı kalmış bazı beyinçikler bundan rahatsız oluyor.Olsun...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle