Hasan Cemal
Hasan Cemal
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Demokrasi ve hukuku katleden süreç

GİRİŞ 18.01.2009 GÜNCELLEME 18.01.2009 YAZARLAR

Kontrgerilla, Susurluk, Sarıkız, Ayışığı ve Ergenekon notları (5)

Bir soru: Ergenekon soruşturması, ilk duyumlar devlet kurumları tarafından zamanında değerlendirilip daha önce başlatılsaydı, Hrant Dink bugün aramızda olabilir miydi? 
Bir soru daha:

Hrant Dink’in öldürüleceğine dair ihbarlar devlet kurumlarınca ciddiye alınsaydı ve sevgili meslektaşımız devlet tarafından gereği gibi korunsaydı, bugün aramızda olabilir miydi?
Boş sorular değil bunlar.

“Evet, Hrant Dink yaşayabilirdi” diye düşünenler var, üstelik devletin güvenlik güçlerinin içinde de...

Cinayete dair ihbarlar, ilki 2005’in Ekim ayı olarak üzere bir değil, iki değil, tam üç kez yapılıyor Trabzon emniyetine, İstanbul’a da iletiliyor.

Ama ne Hrant Dink korumaya alınıyor, ne de harekete geçiyor güvenlik güçleri...

Yine Trabzon’da Jandarma’ya cinayetten altı ay önce ilk ihbar yapılıyor. Bunun üstünü de Jandarma İl Alay Komutanı Albay Ali Öz örtüyor.

Cinayet duyumları böylece ortada kalıyor, devlet harekete geçmiyor.
Emniyet biliyor.

Jandarma biliyor.

Ama cinayet işleniyor.

Cinayetten sonra da bir süre Emniyet’te bu ihmallerin soruşturması yapılmıyor, geciktiriliyor. Jandarma’daysa sahte belgeler düzenleniyor cinayet öncesiyle ilgili olarak.
Neden?..

Avukat Fethiye Çetin’in şu sözleri düşündürücü:

“Hrant Dink cinayeti çok planlı bir cinayettir. Cinayet inanılmaz bir hazırlık sürecinden sonra işlenmiştir. Hrant Dink adım adım hedef gösterilmiştir, nefret nesnesi haline getirilmiş, yalnızlaştırılmıştır. Ondan sonra da tetikçi tarafından öldürülmüştür. Biz, bütün bu sürecin bir arada incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Eğer devlet bu konuda kendini temize çıkarmak istiyorsa, bu cinayeti aydınlatmak zorundadır.”(Sabah’ta Şirin Sever’in röportajı, 11 Ocak 09)
Bir yanda Dink cinayeti...

Diğer yanda Ergenekon...

Var mı ilgisi?..

Bu soru gündemde.

Ve pek öyle yabana atılamayacak bir soru... Türkiye’de hukuk diyorsak, demokrasi diyorsak, Dink cinayetini tüm boyutlarıyla aydınlatmak zorundayız.

Bu da yetmez.

Ergenekon’u da ciddiye almak zorundayız, sonuna kadar götürmek ve karartılmasını önlemek zorundayız, eğer demokrasi ve hukuk konusunda gerçekten samimiysek...

Ergenekon’a burun kıvrılmasın, usul ile esas da karıştırılmasın. Usul ile ilgili bazı haklı eleştiriler, adil yargı açısından bazı haklı şikâyetler, ‘öz’ün dikkatlerden kaçırılmasına neden olmasın lütfen.

Bu arada, Ümit Kıvanç’ın geçen gün Taraf gazetesinde Ergenekon cephanelikleriyle ilgili yazdığı şu satırları yalnız okumakla kalmayın, aynı zamanda biraz hissetmeye çalışın:
“Zorundan başlayalım: O silahları kim, niye gömdü? Ne yapılacaktı onlarla? Haydi, ‘anlamıyoruz’cular, lütfen mâkûl bir cevap. PKK Ankara’da karakol basarsa bunlarla karşı saldırı yapılacaktı, falan deyin.

Ya da işi büyütüp, işgalci ABD ordusuna karşı gerilla savaşı örgütlenecekti gibi birşeyler..? Metal Fırtına olayı? Ha? Ben hemen cevap vereyim, zahmet olmasın:
Bizi öldüreceklerdi.

O halde şimdi ‘anlamıyorum’ diyen, bizi öldürmelerini de umursamayacaktır.
Bu kadar.

Başka soru:

O silahları Teknosa’dan mı, Carrefour’dan mı alıyorlar? Akmerkez’de var mı? Ben nadiren de olsa gidiyorum buralara, hiç gözüme ilişmiyor. Niye?
Yine girmeyin zahmete.

Buyurun:

O silahların, bombaların falan çoğu düpedüz Türkiye Cumhuriyeti ordusuna ait. Ya da bilmediğimiz birtakım resmî kurumlara. Bunlar kayıtsızsa başka rezalet, kayıtlı ve yokluğu fark edilmemişse başka rezalet.

Yarbay cephaneliğe giriyor, ‘Koçum, şuradan on iki el bombası sarsana, akşama misafir gelecek,’ diyor. (Adede takılmayın, takım olsun diye on iki.) Üçüncü bir ihtimal daha var: Bunlar birilerinin bilgisi dahilinde birilerine verilmiştir. Nasıl? Şimdi hiç anlamıyorlardır herhalde...”

İyi pazarlar!


Hasan CEMAL / Milliyet
h.cemal@milliyet.com.tr

YORUMLAR 7 TÜMÜ
  • şükrü ertaç 16 yıl önce Şikayet Et
    Ya bu teröristlere AKP,de koltuk çıksa.. Baybaykal gibi avukatlığını yapsa bulunan silah,bomba,lav silahı vb,önemsemese hepsini bereat ettirse bu ülkenin sonu ne olur ondan sonra bekle ülkede faili meçhul cinayetmi istersin başçavuş,un ihtilal yapmasınımı ozaman seçimlere falanda gerek yok asker kimi isterse onu getirsin bolbol demokrasi nutukları falanda atarlar artık.Allah korusun.
    Cevapla
  • Mehmet CEM 16 yıl önce Şikayet Et
    Hala Bu gurupta Demokrat yazarlar var demekki.... Bravo Hasan Cemal e zaten Patron Aydın Doğana yalakalık yapsaydı Hasan Cemal Olmazdı... Ama yine de bu yayın gurubunun gazetelerini almıyorum almamayada özen gösteriyorum akıl sağlığımız açısından sizde almayın yanlış bilgilendirimeme ve yanlış işler yapmamak için benden söylemesi...
    Cevapla
  • serhat ayvaz 16 yıl önce Şikayet Et
    Hasan Cemal. Saygıdeğer Hasan Cemal, seni tebrik ediyorum sen çizginden hiç şaşmadın ben seni Uğur Mumcunun boşluğunu doldurabilecek biri olarak görüyordum bundan da 16 yıldır eminim. Artık tüm gücün ve cesaretinle bu boşluğu doldur, dök içini artık. Sana ihtiyacımız var.
    Cevapla
  • Bülent Dilek 16 yıl önce Şikayet Et
    SEGILI HASAN ABI DEMEKKI YÜREKLI KALEMSÖRLERIMIZ VARMIS. Sevgili hasan abim senide atmasin dogan holding abi bu nebicim yazi yaaa.Yoksa dogan holding batikda artik kimsenin yazilarina karismiyorlarmi.E ne olursa olsun harika yazmissin sen dogru dur eyri belasini bulur diye atalarimiz bosa dememis aman olaki bu dogrulugundan sasmiyasin .Saygilar
    Cevapla
  • Çetinel 16 yıl önce Şikayet Et
    Tarafsız olmak. Bir yazar için tarafsız olmak herhalde çok güzel bir duygudur. Kalemini satmadığımı en iyi bilen kendisi olduğuna göre, vicdanı rahat bir hayat sürüyordur. Eline sağlık.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle