‘oyun planı’n var mı?..
Bizim dünyamızda ‘dış güçler’ edebiyatı çok sevilir. ‘Yabancı mihrak’lar dendi mi bazı çevrelerde akan sular durur.
Sürekli olarak bazı karanlık tezgâhların peşinde koşar bu ‘dış güçler.’ Bütün hesapları Türkiye’yi bölmektir, parçalamaktır, istikrarsızlaştırmaktır.
Peki, yok mudur böyle güçler?
Vardır.
Türkiye’nin coğrafyası, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal yapısı, Türkiye’nin yakın tarihinden gelen bazı temel yanlışları ve sorunları, o ‘dış güçler’in işini kolaylaştırır.
Kimi parmağını ‘Kürt sorunu’na sokar. Kimi, parmağını ‘Ermeni meselesi’ne dolar. Kimi, ‘Kıbrıs’la uğraşır. Kimi, ‘din sorunu‘yla...
Peki, bu ‘dış güçler’ edebiyatına meraklı odakların kendi ‘oyun plan’ları var mıdır? Yok denemez.
Örneğin derler ki:
“AB, Türkiye’yi böler.”
“Fazla demokrasi bize yaramaz.”
Şu da kulaklara çalınır:
“Bu coğrafyada birinci sınıf demokrasi ve hukuk devleti, bölücü güçlerle şeriatçıların değirmenine su taşır. Böyle bir düzende askerin rejim içindeki rolü hafifler çünkü...”
Oysa, tam tersi geçerlidir.
Demokrasiye ve hukuka sırtını dönen bir Türkiye’de ‘dış güçler’ daha rahat tezgâh kurar. AB ile, ABD ile bozuşan bir Türkiye’de ‘yabancı mihraklar’ kendilerine daha çok iş alanı yaratır.
Kürt sorununu çözmezsen, Kıbrıs’ta ipe un serersen, din ve demokrasi ilişkisini ya da Ermeni meselesini demokratik bir düzende yerli yerine oturtmazsan, Türkiye istikrarı yakalayamaz.
Bu da ‘dış güçler’in değirmenine su taşımaya devam eder.
Bunları yaşadı Türkiye.
Yaşamaya da devam ediyor.
Bu yüzden bir oyun planı, demokrasi ve hukuk devletini esas alan bir oyun planı hâlâ Türkiye’nin belki de en can alıcı konusu olmaya devam ediyor.
Dün yine bu konuyu düşündüm.
Kısa adı USAK olan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu’nun Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner’in Taraf gazetesinde iki gün yayımlanan (18-19 Mayıs) Neşe Düzel’le ilginç konuşmasını okurken aklıma takıldı ‘dış güçler’ edebiyatı...
Laçiner şöyle diyor:
“Petrolün ve gazın taşınabileceği iki hat var. Biri Rusya, diğeri Anadolu. Rusya tek taşıyıcı olmak istiyor. Türkiye ise devreye Rusya’ya alternatif geçiş ülkesi olarak giriyor.
Rusya şu anda bütün Avrupa’yı gazla kendine bağlamış durumda. Ama bu gazın yetmeyeceği endişesi de var. Hem bu endişe, hem de eski Sovyetler Birliği’ni canlandırma arzusuyla Kafkasya ve Orta Asya’yı kendine bağımlı kılmak istiyor Rusya.
Bunun sağlamanın yolu da enerji hatlarının Rusya üzerinden geçmesidir. Şimdi siz gelip yanına tezgâh açıyorsunuz.
Türkiye’nin Rusya’ya alternatif olmasını ise Amerika ve İngiltere’yle Amerika’nın Avrupa Birliği içindeki müttefikleri istiyor. Fransa ve Almanya bu projenin arkasında değiller. Onlar Rusya’dan tedirgin değiller.
Bu arada Rusya’ya alternatif geçiş olmasıyla birlikte Türkiye’nin dünyada önemi artacak tabii... Asıl oyun daha çok Amerika ile Rusya arasında oynanıyor.”
Kısacası:
Türkiye’nin de içinde bulunduğu bir büyük oyun oynanıyor. Oyun içinde birçok oyun var. Çok büyük çıkarlar söz konusu.
Türkiye bir yandan dünyada önemi daha da artacak bir bölgesel güç olma fırsatını ele geçirirken, aynı zamanda ‘kurtlar sofrası’nda yem olmamak için kendini çok iyi kollaması gerekiyor.
Çünkü acımasız bir oyun bu.
Türkiye’nin nerede duracağını iyi bilmesi, çıkarlarının sentezini akıllıca yapması şart.
Bu da bir ‘oyun planı’nı gerektiriyor. Böyle oyun planı var mı Ankara’da?
Varsa, ne kadar kapsamlı? Ve birinci sınıf demokrasi ve hukuk devletini esas alan bir oyun planı mı?
Sorular hiç bitmiyor ki...
Hasan Cemal - Milliyet
h.cemal@milliyet.com.tr
-
Dogan Akbaba 16 yıl önce Şikayet EtIlticacilar nerede?. 1980 den sonra Almanya,Fransa v.s. ye ilticaci kacan Kürt vatandaslarimiz ne durumda.Bosunami avrupa ilticacilari besledi? Hayir,cogunu yetistirdi PKK yi destekledi ve destekliyor.Neden?Almanyanin 150sene önceki Plani ayni.Doguya kadarDemiryolunu yapma sebebi bu yüzden.Kürtleri sevdiklerinden degil.Petrole ulasa bilmek icin.Karl May sene 1900larda yalnizca doguda romanmi yazmis.Yoksa ajanligi varmiymis?Artik dis gücler olayi bitmistir,cünki Virus icimizdedir "Sözde Bizden birileri",Panzehiri bulunmazsa zor.Beğen
-
mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet EtDarwinist AB Türkiyeyi böler. çünkü Avrupalılar, Darwinist Beyaz Türkleri de arkalarına almışlar var güçleriyle dindar milliyetçi Türk milletini güçsüzleştirmeye çalışıyorlar. Darwin dememiş miydi Türkler aşağı ırktır hezeyanında bulunmamış mıydı? bunu da sözde bilimsel temel olarak söylememiş miydi? işte Avrupa bundan Türkleri sevmiyor. Beyaz Türkler de bundan sevmiyorlar bizi.Beğen
-
modern müslüman 16 yıl önce Şikayet EtTÜRK-İSLAM BİRLİĞİ ŞART. Oyunlardan kurtulmaının ve rahat etmenin tek yolu budur.ama siz bunu anlasanız da anlamazdan geleceksiniz belli ki, patronlarla körebe oynarken.Beğen
-
As Tarhan 16 yıl önce Şikayet EtSorunlar dinamiktir.. Hele bir durup dinlenmeye atalete gerek yok,dünya döndükçe iç ve dış düşmanlar olacaktır.Önemli olan ülkeyi topyekün ve her an hertür tehlikeye karşı dinamik tutmaktır.Bu meseleyi çözdük tamam herşeyi bitirdik diye bir anlayış olamaz,diri olmak zorundayız,çünkü bizim dışımızdada bir dünya vardır olacaktır.Bizim bu dünyayla mücadelemiz bizi güçlendirir.Ve ancak böyle güçlenebiliriz.Bu iş olmuyor demek tehlikeleri beklemektir.Beğen