Geçmişi temizlemek, Atatürk'ü bile sansürlemek!
Ama Atatürk’ün bu sözleri daha sonra Meclis zabıtlarından sansürlenir.
1923’ün Ocak ayı başları.
Ulusal Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlanmıştır. Mustafa Kemal İzmit’te bir grup gazeteciyle buluşarak basın toplantısı düzenler.
Sanıyorum, Ahmet Emin Yalman’a aittir soru:
“Kürt meselesini nasıl çözmek istiyorsunuz?”
Atatürk, ‘muhtariyet’ten, yani Kürtlerin yaşadığı vilayetlerin ‘özerkliği’nden söz ederek yanıtlar bu soruyu...
Bu da sansüre uğrar.
1960’lı yıllarda Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri toplanırken, 1923’ün gazetelerinde yer almış olan, Atatürk’ün Kürt sorunuyla ilgili bu sözleri kitaba alınmaz.
Atatürk camiden çıkar, gidip Meclis’i açar. Kurtuluş Savaşı döneminde böylesi dönemlerden de geçmiştir Atatürk. Ama bunlar da bilinmez bugün, sansürlenmiştir çünkü...
Kısacası:
Resmi tarih birçok gerçeği saklar.
Kendi insanına güvenmez bu resmi tarihi yazan devlet düzeni, kendi vatandaşlarını karanlıkta tutmak işine gelir.
1960’ların ilk yarısında Mülkiye’de siyaset bilimi okudum, siyasi tarih okudum, sosyoloji okudum.
Ama sıkı durun:
Kürt sözcüğünü duymadım.
Kürt meselesi yoktu.
1915 tek boyutluydu.
Ermeni meselesi yoktu.
Alevi sözcüğü kulağıma çalınmadı.
Cemevi diye bir şey öğrenmedim.
Dersim de yoktu, Sason da...
Bunların hiçbirini öğrenmeden mezun oldum 1965 yılında Mülkiye’den...
Ama ben öğrenmedim diye 1915 de, Ermeni meselesi de, Kürt sorunu da, Dersim de, Sason da, Alevi sorunu da yok olmadı tarihin sayfalarından...
Zamanla şu gerçeği öğrendim:
Tarihten kaçılmaz!
Tarih eninde sonunda insanı ensesinden yakalar.
Türkiye’de de bu yaşanıyor.
Devletin hizmetkârı olarak kendilerini Türkiye’ye tarihçi diye ilanihaye yutturabileceğini sananların foyası özellikle 1990’lı yılların başından itibaren çıkmaya başlamış durumda...
Bu gerçeği bu yakınlarda, Sabancı Üniversitesi öğretim üyeleri Cemil Koçak ile Y. Hakan Erdem’in son kitaplarını okurken bir kez daha anladım.
Koçak’ın kitabı Geçmişiniz İtinayla Temizlenir (İletişim Yayınları) adını taşıyor. Erdem’in kitabının adı da Tarih-Lenk (Doğan Kitap).
İki kitabı da okumakta yarar var.
Tarihle yüzleşmekten, resmi tarihi sorgulamaktan kaçmak medeni insanların, demokratik toplumların yapacağı bir iş değil.
Tarihimizle ne kadar yüzleşir, resmi tarihimizi ne kadar sorgularsak, o kadar olgunlaşır ve birbirine tahammül edebilen, kendisiyle barışık ve demokratik bir ülke ve toplum haline geliriz.(*)
İyi pazarlar!
-
* Eğer bu konuyu merak ediyorsanız, yarın akşam saat 8’de, Cengiz Çandar’la birlikte CNN Türk’te yaptığımız Tecrübe Konuşuyor programını izleyebilirsiniz. Sabancı Üniversitesi öğretim üyeleri Cemil Koçak ile Y. Hakan Erdem ve Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Ahmet Kuyaş ‘resmi tarih’ konusunu çok ilginç örneklerle tartışma masasına yatıracaklar, izlemenizi tavsiye ederiz.

Hasan CEMAL / Milliyet
h.cemal@milliyet.com.tr
-
ahmet ilhan 15 yıl önce Şikayet Etgörevi sahibine verelim. ilköğretim ve liselerin inkilap tarihi önce ciheti askeryede hazırlanıyor.sonra talim terbiyeye geliyor imzalanıyor.askeri cumhuriyetlerde bu böyledir.bunu kimse inkar edemez.ülke askeri vesayetten kurtulursa üniversiteler adam gibi ısmarlamasız objektif yakın tarih kitapları hazırlayabilecekler.bizde o zaman susadığımız gerçek tarihimiz ile buluşacağız.rabbim inşaallah o mutlu günleri bize gösterir.amin amin aminBeğen
-
mustafa bulut 15 yıl önce Şikayet Etgerçekten geçmişini temizleyen yazarlardansın. birkaç eksikle onları da ben yazayım hiç bir yayında bulamazsın.veliaht Ömer çanakkaleden anadoluya kurtuluş savaşına katılmak istiyor yanındakilerle.ikilik olur kaygısından reddediliyor ağlıyarak kabul ediyor.atatürk inenüyü görmek istemiyor bir daha yetkililere sölüyor hasta yatağında iken ziyaret ediyor çakmakla bereber görüce senin işin diyor çakmakta silah arkadaşı cevabını veriyor.bilmem hangi partiye çok oy çıktı diye insanların sıcakta konyaya mahkemeye giderken şapkalarına P.başına geçiriliyor.CHPBeğen
-
Cafer UÇA 15 yıl önce Şikayet Etsn.Hasan CEMAL bey.... Atatürke bile sansürlemek,Halk fıkrasının CHP ye dönüşmesinden sonra,herne kadar partinin başkanı Atatürk olsada bütün komuta,partinin elitlerinin elindedir.Bütün olaylara hakimdirler,Atatürkü bile pasivize etmişlerdir.Devletin o günlere ait arşivleri malesef TSK ve CHP nin ortak kararları ile yapılamamaktadır.Yazılanlara göre halk buna hazır değilmiş.Demekki halktan gizlenmesi gereken çok şey var.Hiç kimse arşivlerin açılmasını ısrar etmiyor,neden acaba.Ben Atatürkün öldürüldüğüne inanlardanım.Beğen