Ağustos sefer ayıdır, zafer ayıdır
Sıcaktır. Çetindir. Güçtür. Lakin Ağustos ayı bizim için zafer ayıdır.
Büyük Taarruz’dan, Malazgirt’e, Kıbrıs’ın fethinden Mohaç’a, Belgrad’ın fethine, Çaldıran’a kadar Türk tarihi Ağustos ayı zaferleriyle doludur.
Bunlardan biri de Mercidabık zaferidir. Suriye’nin kapılarının açıldığı Mercidabık Savaşı 24 Ağustos 1516’da yapıldı ve savaşın sonunda kazanılan zafer ile Suriye ve Mısır’ın kapıları bize açılmış oldu.
Mercidabık Zaferi’nin yıl dönümünde yakın tarihte bir şey daha oldu. 24 Ağustos 2016’da bu kez Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Müşterek Özel Görev Kuvveti tarafından Suriye’nin Halep kentine bağlı Cerablus bölgesinin terör örgütü DAEŞ unsurlarından temizlenmesi amacıyla harekat başlatıldı. Fırat Kalkanı Harekatı’nın ilk günü ile Mercidabık Zaferi aynı güne denk getirildi.
Tıpkı, 1071 Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü olan 26 Ağustos 1922’de Mustafa Kemal’in Büyük Taarruz’u başlatması gibi… Büyük tarih şuuru ile büyük millet olmanın göstergesi olarak.
Ağustos ayı sıcaktır. Çetindir. Güçtür. Lakin bizim için ayın zamanda zaferler ayıdır.
Malazgirt ile Bilad-ı Rum’un (Anadolu) kapısını açan ceddimiz, Mercidabık ile Bilad-ı Şam’ın (Suriye) kapılarını açmıştı. 26 Ağustos 1922’de de Anadolu’nun çekilebileceğimiz son sınır, son kale olduğu ve ilelebet Türk vatanı olarak kalacağı cümle aleme ilan edilmiştir.
Bu örnekleri neden verdiğime gelecek olursak.
Türkiye ile Amerika arasında Suriye’nin kuzeyindeki terör koridorunun geleceği konusunda çok çetin bir müzakere süreci yaşanıyor.
Aslını sorarsanız, Amerikalılar PYD/YPG-PKK teröristleriyle geliştirdiği ilişki biçimini bize dayatıp sonuç alacağını varsayarken Türkiye bu meseleyi “ölüm kalım” meselesi olarak telakki ediyor.
SEVR’İN KABULÜ DE TOZLU RAFLARA KALDIRILMASI DA AĞUSTOS’TADIR
Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen terör koridorunu “ölüm kalım” meselesi görmesinin çok haklı gerekçeleri var. Mesela onlardan biri de Sevr’in tekrar diriltilmesi meselesidir. Kaderin cilvesine bakın ki Sevr’in imzalanma ayı da Ağustos’tur. Ne var ki 10 Ağustos’ta 1920’de Sevr’i imzalayanlar 19 Ağustos 1920’de Meclis tarafından vatan haini ilan edilmişlerdir. Sevr, büyük direncimizin sonucu tarihin tozlu raflarında uygulanamadan öylece kalmıştır.
Bugün işte Türkiye Sevr’i tekrar tozlu raftan indirip önümüze koymak isteyenlere karşı mücadele veriyor ve meseleyi bir “ölüm kalım” meselesi olarak tanımlıyor.
Fırat’ın doğusunu Suriye’nin kuzeyini Amerika maharetiyle işgal eden ve o bölgeden sadece 600 bini Kürt olmak üzere binlerce Suriyeliyi Türkiye’ye süren bir terör örgütünü Türkiye ile muhatap etmek istiyorlar.
Türkiye’nin hem toprak bütünlüğüne hem demokrafik yapısına hem nüfus alanlarına müdahale anlamı taşıyan bu koridor Amerika’nın uzun vadeli Ortadoğu stratejisinin olmazsa olmazı olarak duruyor.
Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın, Mısır’ın, Libya’nın hatta Suudi Arabistan’ın ve Türkiye’nin parçalanması üzerine geliştirilen Amerikan stratejisinde İsrail’in güvenliği ile enerji hatlarının kontrolü büyük öneme sahip.
Bu yüzden 1990’daki Birinci Körfez Savaşı’ndan bu yana Amerika adım adım hedefine doğru yürüyor.
Bu hedefi ile Türkiye’nin çıkarları asla uyuşmuyor. Çıkarları dedimse siz onu bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, güvenliği ve gelecek perspektifi şeklinde anlayın.
MEHMETÇİK AMERİKA’NIN ‘KARA GÜCÜ’NÜ AFRİN’DEKİ ÇUKURLARA GÖMMEDİ Mİ
İşte bu yüzden, Türkiye ile Amerika Suriye sahasında karşı karşıya.
Fiili olarak Amerika ile savaşmıyor görünüyoruz. Oysa Amerika’nın “kara gücü” PYD/YPG-PKK teröristleriyle yakın geçmişte Afrin’nedüzenlediğimiz Zeytin Dalı Harekatı ile savaştık ve onları kazdıkları çukurlara gömdük. O çukurlara gömülenler arasında ne kadar “yabancı” vardı muhatapları elbette biliyor.
Yakın gelecekte Tel Abyad’ta, Aynel Arap’ta yine PYD/YPG-PKK teröristleriyle ölüm kalım savaşı verebiliriz.
Ve büyük tarih şuuru ile Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu yine bir Ağustos ayında Sevr’i paramparça ettiğimiz gibi paramparça edebiliriz.
Ağustos ayı sıcaktır. Güçtür. Çetindir. Lakin zafer ayıdır.
Buna inanıyoruz.
Sefer bizden, zafer Allah’tandır.
YENİ ŞAFAK GAZETESİ
-
Ragıp Talu 6 yıl önce Şikayet EtALLAH yar ve yardımcımız olsun, Bu vatan için şehit olan, gazi olan kim varsa ALLAH razı olsun, dualarımızla ihtiyaç varsa canımızla sizlerle beraberiz.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Hıdır BUDUR 6 yıl önce Şikayet EtAnlayamadığım konu "S- 400 ler savunma silahı değil mi?Savunma silahı..Eee "Yunanistanda S-300, SA-15, SA-8 gibi Rus füzeleri varken, neden bize S-400 almayın baskıları? Dertleri ne? Yoksa bize saldırmayı mı düşünüyorlar ? Saldırı silahı olsa ki bence oda olmalı hani biraz anlaşılır feryadınız? NATO dahil niyetlerin bu kadar aşikar olduğu bir zaman olmamıştır. ...NATO dediğiniz örgüt aslında bir paravan, sessiz sedasız ülkeleri işgal edebilmek adına. "Paravan FETÖ terör örgütü de aradan kalktı ve esas oyuncular sahaya indi artık ve herşey ayan beyan ortada..Beğen Toplam 1 beğeni
-
muhammet 6 yıl önce Şikayet Etne diyelim zafer islamındırBeğen Toplam 3 beğeni
-
Durmuş 6 yıl önce Şikayet EtRabbim mazlumun yanında zalimin karşısındadır. İnşallah bu zafer ümmetin lideri olan Türklere nasip olacaktır biiznillah, gayret bizden Tevfik allahtandır.Beğen Toplam 2 beğeni
-
tunctunc 6 yıl önce Şikayet EtBa$ka bir konu..amerika olmazsa israil ne olur.?:Ben asla asla asla Dünya var oldukca israilin böyle kalacagina inanmiyorum..emerikaninda böyle kalacagina inanmiyorum.ama israilin sonunu merak ediyorum ve ALLAH onu görmeyi bize nasip ettsin amin.Beğen Toplam 5 beğeni