Söyleyene değil söyletene bakmak: Hakaret dilinin mucidi Kemal Bey olmasın sakın
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, önce siyaseti, sonra devleti ifsat etmek için olağanüstü bir gayretle çalıştı! Şimdi de toplumu ifsat etmek için harekete geçmiş görünüyor.
Öyle ki, işaret vermeden harekete geçen birçok tetikçisi kutuplaşmayı körüklüyor, “nefret suçu” işliyor. Hakareti, sıradanlaştırıyor.
“İktidardan gitmemek için siyasi cinayetler işleyecekler” salvosunu veren de Kemal Bey’di...
KHK ile devletten ihraç edilen FETÖ’cü ve PKK’lılara “yargı kararı olsa bile” kamuya dönme hakkı vadeden de. Sonradan biraz kapsamı daralttı ama maksadını açık etmiş oldu.
Bir grubun eline silah alıp, bir başka grubu öldürebileceğinden söz eden de Kemal Bey’di.
DEVLET KURUMLARI İÇİN “AHIR” DEDİ. PEKİ HAYVAN KİM?
Kemal Bey, taraftarlarını domine etmek için devlet kurumlarına “ahır” bile dedi.
16 Ekim 2021’de paylaştığı bir videoda devlet memurlarına ve üst düzey bürokratlara parmak sallarken, aynen şunları söyledi: “Kurumları, bir şahsın ve ailesinin ahırına dönüştürenler, elbette ki hesap verecektir.”
Biz de o gün “Sayın Kılıçdaroğlu, kurumlar ahır olmuşsa, o ahırlardaki hayvan kim” diye sormuştuk.
Meğerse o gün, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını kendi memurları da not etmiş ve görevini yapmak için gün saymış. Bugün devlet kurumlarını ahıra benzetip, Cumhurbaşkanı’na ağır hakaretler ediyorlar.
Kemal Kılıçdaroğlu 2011’de bir “hokus pokus” ile CHP’nin genel başkanı oldu. Bir kaset çıktı, Baykal gitti. Bir “Gandi” heyulası ile Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geldi. O günden sonra da sadece CHP değil Türk siyasi hayatı üslup ve seviye anlamında sürekli irtifa kaybetti. İlginç olan, sadece siyasette üslup ve seviye kaybı yaşanmadı, CHP’ye müzahir medya organlarındaki dil de irtifa kaybında sınırları zorladı.
SİYASETİ İFSAT EDENİN CANDAŞLARI, MEDYANIN DİLİNİ İFSAT EDİYOR
Kemal Bey, siyasetin dilini ifsat etti. Siyaset yapma biçimini ifsat etti. Devlet aygıtını ifsat etmeye kalkıştı. Onun candaşları da medyanın dilini ifsat etti.
Kemal Kılıçdaroğlu siyasetin dilini ifsat etti. “Kutuplaştırmayın” diye başlayan her cümlesi “kutuplaşmaya” hizmet etti. “Toplumu germeyin” diye başlayan her cümlesi toplumun gerilmesine neden oldu.
Diyebilirsiniz ki “Siyasi muhatapları neden o dilin peşine takıldı? Eğer muhatap alınmasaydı siyasetin dili bu kadar keskinleşmezdi.”
Haklı olabilirsiniz!
Bunu da Sayın Kılıçdaroğlu’nun başarı hanesi yazalım o halde!
Ama Sedef Kabaş olayından sonra, CHP’nin yayın organlarının medya dilini de ifsat ettiğine bir kez daha şahit oluyoruz.
***
Bu bir süreç…
Her şeyi ama her şeyi… Siyasetteki, toplumdaki, medyadaki, devletteki değerlerin tamamını ifsat ediyorlar.
İlginçtir liderliğini de Sayın Kemal Bey’e yaptırıyorlar.
Lütfen hatırlayın..!
Kemal Kılıçdaroğlu, halk tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanı’na önce “diktatör bozuntusu” dedi.
15 Şubat 2015’te Cumhuriyet gazetesinin şu anda firari olan Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın “casusluk suçuyla” yargılanma sürecinde Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı’na “diktatör bozuntusu” dedi.
Yetinmedi aynı üslupsuzluğu 11 Şubat 2016’da yine yaptı.
Akabinde, bozuntu ifadesini kaldırıp doğrudan “diktatör” demeye başladı. Ve yanına, “saray”, “altın klozet” gibi süslü ifadeler de yerleştirdi.
Kemal Bey’in etki alanındaki medya mensupları da verilen sufleden yola çıkarak seçilmiş Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret etmeye başladı.
Sedef Kabaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a canlı yayında hakaret etmesinin müsebbibi
Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasete girdiği günden bu yana kullandığı dil ve söylemdir.
Hani derler ya, “Söyleyene değil söyletene bak” diye. Ben Sedef Kabaş’ı konuşturana bakmayı tercih ediyorum.
O da Sayın Kılıdaroğlu’nun sistemli bir şekilde kullandığı dildir. İnanmayan, 11 yıllık dönemde Kemal Bey’in diline bir baksın.
Yanılıyor muyum?
YENİŞAFAK
-
IV. MURAT 3 yıl önce Şikayet EtFikir ve ifade özgürlüğü kim, bu mağara zihniyetliler kim? Kendilerinin maymundan geldiğini kabul eden bir toplumun hayvansal güdülerinin ağır basması gayet normal değil mi? Küfür ve hakaret etmek bunların kaba insansı bir yansımasıdır. Goril kişiliklerini bir türlü eğitip insan ruhunun güzelliklerine ulaşamıyorlar. Bir insan kendini ilerici ve çağdaş görüyorsa bilinki yobazlık sarmalının tam ortasındayım. Bunu birde içtiği alkole, giydiği dekolte kıyafete başlıyorsa bu gerçek cehaletin 21. Yüzyıldaki bir versiyonudur. Batılılar karşısında düştükleri aşağılık kompleksidir.Beğen Toplam 6 beğeni
-
İmamoğlu 3 yıl önce Şikayet EtAl gülüm ver gülüm, bozacının şahidi şıracı, ya da Müslümana karşı hristiyan yahudi ittifakı, her ne kadar maskeli balo algı illüzyon olsa da basireti olan görür, kesinlikle yerli ve milli olmadığına göre, sonuç gavura hizmet, yani al gavur ver gavur !..Beğen Toplam 4 beğeni
-
Bülent duman 3 yıl önce Şikayet Etİnsanlar eleştirilir ama hakaret edemezBeğen Toplam 8 beğeni
-
Cihangir 3 yıl önce Şikayet EtTaktiği yahudilerden almış. Vurmayın derken kendisi vuruyor. Tam olarak yapmayın dediği işler aslında kendi yaptığı işler.Beğen Toplam 7 beğeni
-
İmamoğlu 3 yıl önce Şikayet EtHani o kafalar var ya halis muhlis köle kafalılar, onlar için diyorum ki, elin gavuruna efendim sahip dersen tabii sana efendi sahip olur, ondan sonra sana köpek muamelesi yapar atıl kurt der atılırsın, sana sormazlar mı sen pavlov'un köpeği misin diye ? Bu ne acizliktir bu ne komplekstir bu ne kişiliksizliktir, sen artık insan bile değilsin robotsun mankurt'sun zombi'sin, hani buyruluyor ya "BELHÜM EDALL "Beğen Toplam 5 beğeni