Terörsüz Türkiye’de sıra geldi “yasal düzenlemeler”e
“Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik” diye güzel bir deyimimiz var.
“Olur mu, olursa nasıl olur? Türkiye içinde faaliyet yürütemiyor tamam da Suriye’de 'devletleşme yolunda.' Irak’ta Kandil ve Sincar başta olmak üzere birçok bölgede binlerce silahlı elemanı var. Tasfiyesi zor. Çünkü, emperyal güçlerin hala taşeronluğunu yapıyor” diye bir sürü endişe ve tezvirat üretilerek yaklaşık 1.5 yıldır sürdürülen “Terörsüz Türkiye” sürecinde nihayet finale yaklaşıyoruz.
Bütün endişelerin haklılık payı var. Ama öyle titiz bir çalışma yürüyor ki o endişeler birer birer yerini “umud”a bırakıyor.

MECLİS KOMİSYON RAPORUNDA ÖNERİLECEK, YASAL DÜZENLEME YAPILACAK
Finalin adı bir yönüyle Meclis’te kurulan komisyonun hazırlayacağı rapor doğrultusunda çıkacak yasal düzenleme.
Sahada durum şimdilik iyi. Hele ki Suriye’de..! “Rojova heyulası” duruldu. Rasyonalite kazandı…
İmralı sakini Öcalan da “rasyonalite” dedi. DEM parti sözcüleri kamuoyunu irite edecek açıklamalardan vaz geçti. Suriye’de entegrasyon süreci böylece yoluna girdi. Saha gerçekliği, siyaseti hızlıca dönüştürdü. YPG’nin Suriye dışından gelen unsurları sahadan çekiliyor. Hatta Suriyeli olan Bahoz Erdal gibi isimlerin bile Irak-Kandil’e geçtiği söyleniyor.

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Necirvan Barzani, Suriye’deki entegrasyonu destekleyen ve Türkiye ile paralellik gösteren açıklamalar yapıyor.
Sonuçta Türkiye, Suriye’den sonra Irak’taki PKK unsurlarının da tasfiyesine yönelik hamleler yapıyor: Bağdat ve Erbil ile birlikte çalışıyor.
Burada İran’ın bunca sıkışmışlığa ve Türkiye’nin olanca desteğine rağmen PKK kartını elinde tutma çabasını not edip geçelim.
FİNAL: SİLAHLARIN BIRAKILDIĞI MİT TARAFINDAN RAPORLANIR, MÜSTAKİL BİR YASA ÇIKAR, ARDINDAN BAZI YASALARDA DÜZENLEME OLUR
Gelelim, finale.
Türkiye’deki süreç, Meclis Komisyonu’nun raporu doğrultusunda çıkacak yasal düzenlemelerle nihayete erecek. (İnşallah)
Peki taslak raporda neler var?
Medyaya yansıyan kısmıyla birkaç not aktaralım.
Öncelikle, ortak raporda “Müstakil ve geçici bir yasal düzenleme” vurgusu olacak. Bunu ilk olarak Mehmet Uçum’un Pazar yazılarında görmüştük. Hatta örnek olarak Şeyh Said isyanı sonrasında yapılan bir yasa gösterilmişti.
Ancak, müstakil ve geçici bir yasal düzenleme ile birlikte diğer düzenlemelerin bir ön şartı var. O da PKK’nın silah bırakmasının kesinleşmesi ve bunun MİT’in tespit etmesi.
Bu tespit ve sürecin takibi için Cumhurbaşkanı’nın özel bir görevlendirme yapacağı da raporda yer alacağı söyleniyor. Bu görevlendirme için de bir yasal düzenleme olabilir.
Müstakil yasanın kapsamına gireceklerle ilgili de raporda öneriler olacak. Kapsam içine girenlerle ilgili mutlaka bir adli işlem yapılması önerilecek. Böylece, suçun cezasız kalmayacağı olgusu pekiştirilecek.

“Umut hakkı” konusunda doğrudan bir ifadenin yer alıp almayacağı günlerdir tartışılıyor. Bu tartışmayı komisyonun yargının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uymasını tavsiye ederek aşması bekleniyor.
Burada “Umut hakkı” meselesinin sadece PKK ele başı Öcalan’a indirgenmemesi gerektiğinin altını çizmek lazım. Hem AİHM kararları hem de 25 yılını tamamlamış ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanları kapsayacağını hatırlamakta fayda var.
Aynı bağlamda infaz eşitsizliğinin giderilmesi için de bir öneri olacak raporda. Bu konuda Cumhur İttifakı ortakları arasında başından bu yana bir uyum var. İnfazı tamamlanmış mahkumların durumu bu düzenlemeyle netleşecek.
Kayyum meselesinin de olmayan örgüt, (Kendini tasfiye etmiş örgüt) bağlamıyla değerlendirileceğini söylesek yanılmayız.
Şayet işler yolunda giderse Meclis Komisyon raporunun Terörle Mücadele Yasası’nın da yeniden düzenlenmesini önermesiyle de karşılaşabiliriz.
Böylece, hem Terörsüz Türkiye meselesinde nihayete erilir, hem de demokratik adımların önü açılır.
Olanda hayır vardır!
-
telli telli 12 saat önce Şikayet Etyenik düşüyor herşey zamana..Beğen
-
Aşağımirahmetli 15 saat önce Şikayet EtArtık Türkiye’de yaşayan halklar olarak eşit vatandaşlık haklarından tüm halkımızın faydalanmasını, mutlu bir yaşama kavuşmasını, gelir dağılımının vatandaşlar arasında eşit dağılımının sağlanması ve ülkemizde yaşayan halklar olarak Gül gibi her kesimin sevinmesini istiyoruz, Allah yardımcımız olsunBeğen Toplam 10 beğeni