Terörsüz Türkiye için Meclis’teki yasal düzenlemeler “ön şart” yerine gelmeden yapılmalı mı
Cuma günü, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile iftarda bir araya geldik. İftar yemeği sonrası yaptığı açıklamada, Meclis Komisyonu’nun hazırladığı ve 47 üyenin imzası ile yayınlanan rapora ilişkin görüşlerini paylaştı.

Numan Bey’in konuşmasında dikkatimi çeken en önemli husus, bunca emeğin ardından, “Vakit kaybedilmeden yasal düzenlemelerin yapılması”nın gerektiğine ilişkin vurgulu cümleleriydi. “Artık hızlıca yasalar çıkartılmalı” dedi.
***
Komisyon’un hazırladığı ve “tavsiye” niteliğindeki rapora ilgi çok. Aynı şekilde rapordaki tavsiyelerin bir an önce hayata geçmesi için siyasi partilerin çabası da takdire değer.
DEM’liler bile, “Raporun gereğinin yapılmasının takipçisi olacağız” diyor ki bu “Terörsüz Türkiye” süreci için çok kıymetli bir duruş.
***
Yasal düzenlemelerin temelinde, bir “müstakil yasa” beklentisi var. Bir de Terörle Mücadele ve İnfaz Yasalarında kısmi düzenlemelerin aciliyeti var.
MÜSTAKİL YASA İÇİN BİRAZ DAHA BEKLENMELİ
Yasal düzenlemeler için “gözlemci heyet”in raporu beklensin mi beklenmesin mi tartışması da yaşanıyor.
Biz açıkçası “sütten ağzı yananlar” olarak, biraz daha sabredip “gözlemci heyet”in raporunu beklemekten yanayız. Gözlemci heyet diyoruz, aslında Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) sahadaki çalışması ve raporlaması yeterli görülmekle birlikte ek mekanizmaların da gündeme geldiğini biliyoruz.
Yine de MİT’in gözlemleri neticesinde “Silahlar bırakıldı”, “Örgüt tamamen tasfiye oldu” denilen raporu hazırlandığında “yasal düzenlemeler” için ilk adım atılmalı.
***
Burada Numan Bey’in konuşmasından edindiğim izlenim kritik virajın dönülmesinden hemen sonra (Raporun yayınlanması) ivedilikle yasaların çıkartılmasına yönelik taleplerin artmış olması.
Bu nedenle sahadan gelecek raporları beklemeden Meclis’in yasal düzenlemeler konusunda çalışması arzu ediliyor.
Biz de diyoruz ki “Bu kadar sabrettik. Uhulet ile bu noktaya gelindi. Az daha sabredip, sahanın tamamen silahsızlandığını görelim!”
Çünkü biliyoruz ki İmralı’daki Abdullah Öcalan’ı boşa düşürmek isteyen Kandil ve uzantılarının çabaları hala devam ediyor.
Çünkü biliyoruz ki Kandil’deki terör baronlarının bir kısmı hala ellerindeki silahı emperyal güçlere kiraya verme eğiliminde.
Çünkü biliyoruz ki İran ile Amerika arasındaki gerginliği bile kendi lehlerine çevirme hevesindeler.
Bu yüzden, “terörle mücadele”deki hassasiyeti koruyarak, MİT’in nihayi raporunu beklemekte yarar var.
İLK ADIM İNFAZ YASASI’NDAKİ DÜZENLEME İLE ATILABİLİR
Dene bilir ki “İnfaz yasası her mahkuma eşit uygulansın; bu nedenle de en azından bu yasada düzenleme erkene alınsın” işte buna “Evet” diye biliriz!
Çünkü, aynı cezayı almış iki mahkumtan biri infazını tamamlayıp dışarı çıkarken, diğeri sırf örgüt ile ismi özdeşleştiği için farklı “disiplin” suçları bahane edilerek içeride tutuluyor.
Bu durum düzeltilmeli. Böylece ilk adım da atılmış olur.

“UMUT HAKKI” SANKİ SADECE PKK ELE BAŞI ÖCALAN İÇİNMİŞ GİBİ ALGISINI YÖNETMEK GEREK
Bir cümle de “Umut hakkı” için söyleyelim. Belli bir kesim “Umut hakkı”nı sadece PKK ele başı Öcalan için düşünüldüğüne yönelik propaganda yaparak “siyasi rant” devşirme peşinde.
Hükümetin, bunun böyle olmadığına ilişkin iyi bir dil geliştirmesi gerekiyor!
Kişiye özel yasal düzenlemeye hepimiz karşıyız. “Umut hakkı”nın sadece Öcalan’a indirgenmesi Terörsüz Türkiye için verilen emekleri boşa çıkartma çabasından başkaca bir şey değildir.
Bitirelim.
DEM’in rapordaki “terör”, “terörist” gibi ifadelere yönelik muhalefet şerhi ile Öcalan’ın en son İmralı Heyeti üzerinden verdiği mesajlar örtüşüyor.
Onlara göre, “terör ve terörist” tanımlamaları “Barışa giden yolu tıkıyor!”
Bakın bir hatırlatma yapalım: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şapkayı önüne koyup, bir yüzleşme yaptı ve terörle mücadele ederken “Kürtlerin talepleri konusunda” muazzam adımlar attı.
Bizce DEM’lilerin de şapkayı önlerine koyup bu yüzleşmeyi yapmasında fayda var.
Ama Cengiz Çandar gibi batıcı sol liberal tayfanın etkisiyle bunu yapmaları epeyce zor!
***
Bıkmadan, yüksünmeden “kardeşlik” için çabalamaya, çalışmaya devam!
Kalın sağlıcakla.
-
Misafir 11 saat önce Şikayet EtHasan bey emeklileri yazarsanız memnun oluruzBeğen
-
İshak 12 saat önce Şikayet EtHasan Bey “Nihai Rapou”u ne zaman vereceksin.!?Beğen Toplam 1 beğeni
-
Metin 14 saat önce Şikayet EtAsla af yok aslaBeğen Toplam 3 beğeni
-
Siirtli 15 saat önce Şikayet EtYüreğimiz yandı, fidanlarımızı kendi ellerimizle toprağa gömdük.Gün oldu 32 şehit verdik, gün oldu caddelerimiz, dükkanlarımız yakıldı. Köylerimizden, bağımız bahçemizden koptuk.Gurbetlerde büyüdük.Fakat her şeye rağmen sönsün bu ateşBeğen Toplam 4 beğeni
-
İmnobody 15 saat önce Şikayet EtÖzellikle terör suçu olarak hapiste bulunanların cezaevinde benzer suçtan yatanlarla daha radikal bir hale gelmesindense denetimli serbestlikle halkla bütünleşmesi ve mevcut suç yapılarından kopmalarının sağlanması öncelik olmalı. Ceza tabili gerek ama uzun vadede toplumla bütünleşmenin sağlanması daha yararlıBeğen