Hasan Öztürk
Hasan Öztürk
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Lübnan, Suriye’yle entegre olmazsa İsrail tarafından yutulacak

GİRİŞ 16.03.2026 GÜNCELLEME 16.03.2026 YAZARLAR

Gözlerimizi İran sahasına çevirdik önce. Ardından, Körfez’e odaklandık. Nihayetinde “Hürmüz Boğazı ne olacak” sorusuyla birlikte Körfez’in bu en çetrefilli bölgesine yöneldik.

Dünya gündeminin bir numarası şimdi artık Hürmüz. Petrol ve türevleri için hayati önemi olan bu deniz geçiş bölgesine gözlerimizi çevirmemiz kadar olağan bir şey yok elbette.

Ama..!

Evet ama…

Biz yönümüzü Körfez’e, Hürmüz’e döndüğümüzde arkamızda dehşet bir yıkım ve ardından işgal girişiminin başladığını görme şansımız var mı?

İsrail, Amerika ile birlikte İran’ı vurduğu günden bu yana, Lübnan’ın güneyini ağır bir bombardımana tabi tuttu. Bahane Hizbullah’tı. Fakat artık, Hıristiyan mahalleleri dahil her yeri vuruyor.

Her geçen gün, ölü sayısı artıyor. Şimdiden bini geçti ölü sayısı. Bir de bunun üzerine yüzbinlerce insan kuzeye çıkmaya zorlanıyor. Nihayet İsrail’i, güvenli bölge olarak gösterilen Lübnan’ın kuzeyini de vuruyor.

Bu hadise yaşanırken MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çok dikkat çeken bir çalışması basına yansıdı. Başarısız bir ülke olarak Lübnan’ın artık Suriye’ye bağlanması gerektiği fikrini ortaya attı Bahçeli.

Bu burada dursun.

İSRAİL YAYILMACILIĞI LÜBNAN’A SIÇRADI

İsrail, Lübnan’ı vururken bir ara bölge-tampon bölge- projesinden söz edildi. Ama art arda kuzeye doğru yönelen saldırılar ve kısmi asker indirmeler Lübnan’ın önemli bir bölümünün İsrail tarafından işgal edileceği yorumlarına neden oldu.

Golan’ı hatırladık hemen. İsrail’in Suriye’nin toprağı olan Golan tepelerini işgal etmesi ve yıllar sonra Trump gibi bir karar alıcının apar topar “evet” dediği bir durumla İsrail toprağı ilan etmesi sürecini yaşadık.

Yine, Batı Şeria’daki “yerleşimci” kisveli hırsızlar eliyle Filistin topraklarının işgalini de unutmadık.

Şimdi de Lübnan’ın işgali ve ardından İsrail toprağı ilan edilmesi söz konusun.

Acaba, dünyanın gözünü İran’a ve Körfez’e çevirdiği şu günlerde fırsat bu fırsat deyip Lübnan’ın Beyrut dahil İsrail hegemonyasına girmesi için hamle yaptığını düşünmemiz yanlış mıdır?

Bu durumu gören Sayın Bahçeli’nin de devlet modeli olarak başarısız olmuş Lübnan’ın Suriye gibi istikrara kavuşmuş bir ülkeye ilhakına yönelik çalışma başlatması bu yüzden olamaz mı?

Bizce zaten Levant’ın bu bölgesi ve hatta Filistin’in tamamı (İsrail tarafından işgal edilmiş topraklar dahil) Şam’ın doğal hinderlantıdır. Tarih boyu zaten böyle olmamış mıdır?

Şam’ı elinde bulunduran gücün, Beyrut’u, Kudüs’ü elinde bulundurduğu gerçeği bilinmektedir.

BAHÇELİ, LÜBNAN BAŞLIĞINI ÇOKTAN AÇTI

Lübnan modeli saçma bir model olarak tarihin çöplüğündeki yerini almalıdır. Mezhep ve etnisite kotaları üzerine inşa edilmek istenen ve coğrafi olarak Suriye’den zorla kopartılarak kurulan Lübnan maalesef devletleşememiştir.

İsrail yayılmacılığına fırsat veren bu siyasal karmaşanın sonu çok daha vahim hadiselere gebedir. İç savaşı zor atlatmış ardından Hizbullah gibi bir örgütle devlet otoritesini paylaşmış bir yapıdan söz ediyoruz.

O halde, Sayın Bahçeli’nin açtığı pencereden bakmakta yarar vardır.

Yani, Lübnan’ın Suriye ile birleşmesi konusunu uluslararası çevrelerce de tartışılmalıdır.

Yoksa dikkatlerin İran ve Körfez’e yöneldiği bugünlerde İsrail fiili durum peşindedir. Yarın çok geç olabilir. Bir gün bir de bakmışız İsrail, Lübnan’ı yutmuş olabilir.

***

Muhatabına Not 1: İran rejiminin halkıyla yaşadığı sorunları eleştirebiliriz. Ya da mezhepsel farklılıklarımız konusunda rezervizimizi koruyabiliriz.

Ama, liderini ve onunla birlikte üst düzey yönetim kadrosunu kaybetmiş İran’ın Amerika ve İsrail’e karşı amansız bir direniş gösterdiğini ve bunun takdire şayan olduğunu görmek gerekir.  Devlet ile İran halkının İsrail-Amerika saldırganlığına karşı birleştiğine şahitlik ediyoruz. Bu bölgemiz için değerli bir çıktı değil mi?

Böyle bir ortamda, mezhepçilik yapmanın alemi yoktur. İslam tek ortak paydamızdır.

Muhatabına Not 2: İlginç günlerden geçiyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde ne denli hızlı aksiyon alındığını hatırlayarak… Acaba, “İç cephe tahkimi” denmeseydi, “Örgüt kendini feshetsin denmeseydi… “Reel sosyalizm çöktü, kendimizi tekrarlıyoruz, örgüte gerek kalmadı” denmeseydi… Siyaset mekanizması inisiyatif almasaydı… Ve elbet, elinde silahı olanla mücadele sürecek ama “umut kapısı açılmıştır” denmeseydi…

Bugün Türkiye hangi zorlukla mücadele ediyordu bir düşünün.

Muhatabına Not 3: Hükümetin Türkiye’yi “Darusselam” kıldığı gerçeğini idrakte zorlananlar, etraftaki ateşin şiddetinden haberleri yok mudur?

***

Bir de Lübnan ve Beyrut’u anlamak için Feyruz’un “Li Beyrut” şarkısını bir kez daha dinlemez misiniz?

YORUMLAR 15 TÜMÜ
  • Mehmet 10 saat önce Şikayet Et
    Müslümanların birleşmeleri hayati.
    Cevapla
  • Murat 10 saat önce Şikayet Et
    Suriye de Türkiye ye bağlansın
    Cevapla
  • Ersever 11 saat önce Şikayet Et
    Zaten osmanlıyı parçalayıp devletçikleri boşamı kurdular, parça parça yutmak için. Tüm arabistan tek devlet olmalı.
    Cevapla
  • Osmanlı 11 saat önce Şikayet Et
    Suriye zaten Abd ve İsrail in kalesi olmuş durumda yahudilerle toplantı ve abd gezilerinden dönmeyen Liderleri var
    Cevapla
  • Bülent duman 11 saat önce Şikayet Et
    İnşallah gereken yapılsın, yeter, çok geç olmadan
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle