Türkiye bölgesinde ve dünyada “odak” olurken…
DÜNYA DEĞİŞİRKEN, TÜRKİYE’YE ODAK OLUYOR
Amerika ile İngiltere Hürmüz’de kafa kafaya vuruşurken… Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Petrol İthal Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılma kararı almışken…
Trump, Almanya’yı yerden yere vurmuşken…
Türkiye’nin bir “odak” olarak dünya gündeminde yer tuttuğunun altını çizerek…
İki, dikkate değer meseleyi tartışmak isteriz.
Ama elbette önce Türkiye ile İngiltere’nin stratejik ortaklık anlaşmasına vardığını kayıtlara geçirerek…
NATO İTTİFAKI DEVAM ETMELİ
Bizi bilenler bilir..!
Türkiye’nin NATO’da olmasının gerekliliğini, Musa’nın Firavun’un sarayında güvende olmasıyla izah ederiz.
Türkiye’nin NATO’ya girmek için verdiği çabanın Kore Savaşı’nda verdiğimiz şehitlerimizle değerlendirilmesi gerektiğini de biliriz.
Yine aynı şekilde 15 Temmuz 2016 gecesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalayan F-16’nın bir yönüyle NATO envanterindeki bir uçak olduğunu da bu köşede zikretmişiz.
NATO’NUN DEĞİŞİM SÜRECİNDE TÜRKİYE’YE BÜYÜK ROL DÜŞÜYOR
Ancak, çatırdayan dünya düzeninde, ittifakların sona erdiği bir düzende her ülkenin irili ufaklı sorunlar yaşayacağını görüyoruz.
Hele hele bölgemizdeki sıcak çatışma ve savaşların bizi de derinden etkilediği gerçeğini görünce…
NATO’nun yeni dünya düzeni inşası sürecinde varlığını sürdürmesi ve Türkiye’nin güçlü bir ittifak üyesi olarak burada bulunması elzem görünüyor.
Dahası, Haziran’da Ankara’da yapılacak olan zirveyle birlikte NATO’nun değişim sürecinde Türkiye’nin çok daha aktif olma zorunluluğu ortaya çıkıyor.
İran savaşı sırasında Amerika’nın NATO’dan ve müttefiklerinden beklediği desteği alamadığı ortada.
Bu durumun Trump’ı öfkelendirdiği ve NATO’dan ayrılmayı tartışmaya açtığı bir gerçek.
TÜRKİYE’NİN NATO’DA OLMASI, MUSA’NIN FİRAVUN’UN SARAYINDA OLMASI GİBİ
NATO’nun en etkili ülkelerinden biri olan Türkiye’nin değişim sürecinde de etkili bir aktör olarak rol alması kaçınılmaz.
Bazı çevrelerin ve ülkelerin Türkiye’yi NATO’dan çıkartma arzusunun neyi amaçladığını da bilerek…
Musa, Firavun’un sarayında nasıl güvnede kalmışsa, Türkiye de NATO ittifakında kalarak güvende olabilir.
TÜRKİYE AVRUPA’NIN BİR PARÇASIDIR, AB ÜYELİĞİ STRATEJİK HEDEFTİR
İkinci mesele Avrupa Komisyonu Başkanı Leyen’in, “Türk tehdidi” ifadesini kullanmasıyla başlayan tartışmayla ilgili.
Konu Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) serüveni.
Yıllardır bekleme odasında bekletilen. Eşikten içeri alınmayan Türkiye’nin AB perspektifinde bir değişiklik yok.
Türkiye’nin, AB üyeliği perspektifi stratejik bir hedef.
Bunu defalarca devletin ilgili aktörleri söyledi.
Ancak AB Komisyon Başkanı Leyen’in sözleriyle şöyle bir gerçeklik de ortaya çıktı.
Türkiye zor hazmedilebilen bir ülke. Türkiye zor bir muhatap.
Muhataplarımız açısından Türkiye zor bir ülke olabilir.
Fakat, Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası olduğu gerçeği ıskalanamaz.
Tıpkı, AB’den ayrılsa bile İngiltere’nin Avrupa’nın bir parçası olduğu gerçeği gibi.
İskandinav ülkesi Norveç’in bir Avrupa ülkesi olduğu gerçeği gibi.
İNTERNET VE SOSYAL AĞLAR YENİ TİP RADİKALLEŞMEYİ ÜRETİYOR
Bölgemizdeki savaş ve saldırılar sırasında Türkiye’nin dünya medyasında daha çok görünür olduğunu fark etmişsinizdir.
Her gün düzenli olarak Türkiye haberleri yayınlanıyor. Bu haberlerin bir kısmı maalesef dezenformasyon da içeriyor.
Türkiye’nin odak haline geldiği bir ortamda, istihbart örgütlerinin açık hedefi de olması yadırganamaz.
Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarını bu yönüyle de tartışmakta yarar var.
İnternetin ve sosyal ağların bu kadar kontrolsüzce çocukların kullanımına açılması, aynı zamanda onların biryerler tarafından hedefe konmasını da kaçınılmaz kılıyor.
Yeni tip radikalleşme diyebileceğimiz bu gerçekliği fark edip ebevynler, devlet ve kurumlar olarak harekete geçmek gerekiyor.
Yoksa, Kahramanmaraş’daki feci hadisenin benzerlerini yaşama ihtimalimiz artar.
***
Toparlayalım.
Dünyanın altüst olduğu bir ortamda Türkiye bölgesinde güvenli bir liman olarak göz dolduruyor.
Aynı zamanda bazı ülkelerin de radarına giriyor.
Hal böyle olunca, mevcut ittifakların en önemlisi olan NATO’daki pozisyonumuzun güçlenmesi çıkarlarımızla örtüşür.
Stratejik hedef olarak ilan edilen AB üyeliği perspektifinin devamı da Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası olduğu gerçeğini pekiştirir.
Türkiye’ye odaklananların kötü emellerini bertaraf etmek içinse, zayıf noktalarımızın bir an önce kapatılmasında fayda var. İnternet ve sosyal ağların sınırlandırılması gibi.
Bilmem anlatabiliyor muyum?
-
Ayla 2 saat önce Şikayet EtTürkiye beşten buyuktur. Besini birden bese katlayip tarihin cop sepetine attik. Yeni Turkiye yuzyili basladi....Beğen
-
Misafir 2 saat önce Şikayet EtBirleşik AE Türkiye’yle Savunma anlaşması imzalarsa ki Opekten ayırılıyor bu nun anlamı savunma anlamında yalnızlaşmak demek Ya varolan bağlarını saglamlastiricak bu da savaş yanlısı olmak demek yada S Arabistan in izinden gidip Pakistanla anlaşma yapacak Petrol fiyatları dengelenmezse zararı büyük ölucak çünkü herkes kendi petrol arayışının derdine dusucek. En ucuz sondaj yapan TürkiyeBeğen
-
Malatyalı 3 saat önce Şikayet EtNATO çatırdıyor Dünya beşten büyükBeğen Toplam 1 beğeni
-
canturk 3 saat önce Şikayet Etnato da türkiye varken israili natoya dahil edemezler bunu bildikleri içinde natoyu parçalamak içinde türkiyenin olmadığı israilin başını çektiği bir nato ittifakı üzerine çalışıyorlar buda yakın bir zamanda natonun dağılacağını abd ve israilin kurucu olduğu şuankindençok daha güçlü ve kimsenin karşısına çıkamayacağı büyük bir ittifak üzerine çalıştıklarını düşünüyorumBeğen Toplam 1 beğeni
-
Akif 3 saat önce Şikayet EtHz. Musa ve Firavun benzetmesi gerçekten anlaşılır olmuş. Yoksa illa NATO VE AB ısrarı mantıklı anlaşılamazdıBeğen