Onların dostluğu pazara kadarmış!
Eskiler,“Üslûb-i beyân aynıyla insandır“ derler. Bir insanın insanlığı (kişiliği, karakteri, değeri) konuşmasına ve konuşmasında tercih ettiği üslûba (ifade tarzına) yansır, onu orada görebilirsiniz.
“Bu sebeple insan üslubuna dikkat etmelidir“ sözünü ahlaki bakımdan uygun bulmuyorum; doğru olanı, üsluba dikkat ederek kendini gizlemek değil, varsa bozukluğu içten düzeltmeye yönelmek, buna dikkat etmektir.
Son zamanlarda bir üslup kavgası aldı başını gidiyor.
Kimilerine göre başbakanın üslubu sert, kimlerine göre nuhalefetin, bazı komutanların üslubu sert, kırıcı, kışkırtıcı.
Bu arada bazı haber ve köşe yazarlarının üslubu da yalnızca sert değil, edep ve ahlak dışı. Tuttukları bir şahıstan söz ederken en azından sayın“ı ihmal etmezler, sıra mesela başbakana gelince “Tayyip“ demekten zevk alırlar. Abartma, yalan, alay, küçümseme, hakaret, iftira ve yalan başlıca sermayeleridir. Gözlerinde renk körlüğü vardır; asla beyazı göremezler, karşı tarafa baktıklarında gördükleri renk yalnızca kara olandır.
Başbakanın üslubunu tenkit edenler -bunda haklı da olabilirler- bir de kendi üsluplarına bakmak durumundadırlar.
Bir de “eski dostlar“ edebiyatı başladı.
İktidarın ve özellikle Başbakan'ın bazı eski dostları onu terk ediyor, ona karşı cephe alıyorlarmış
Bence bu olayın doğrusu şudur:
O bazı dostlar ne iktidarın ne de Başbakan'ın dostları idiler; onların dostu kendi davaları, düşünceleri ve amaçları idi. Akparti iktidarını buna yakın gördükleri sürece tuttular, uzaklaştığı zan ve kanaatine vardıkları anda ise dostluğun pazara kadar olduğunu ortaya koydular. Bunda da ayıplanacak bir taraf görmüyorum; ama işin (olayın) doğrusu budur.
Peki iktidarın, bazı dostlara göre hedeften saptığı teşhisi doğru mudur?
Bu soruya, bakış açısı ve beklentilere göre farklı cevaplar verilebilir.
Ancak cevap arayanların, sırtında yumurta küfesi olmakla olmamak durumlarını birbirinden ayırmaları, ülkenin verili şartları içinde neyin ne zaman ne kadar yapılabileceği hesabını yapmaları, iktidar denen gücün başka güçler karşısındaki ölçüsünü hesaba katmaları kaçınılmaz olmalıdır.
Bir de gerçek dostların ifadelerinde ve değerlendirmelerinde abartıdan, ölçüsüzlük ve dengesizlikten uzak durmaları gerekir. Tenkit oklarını yönelttiğiniz kimseler de etten ve kemikten yaratılmışlardır, onların omuzlarındaki yük, onları çepeçevre kuşatan sitres bulutları başkalarına nisbetle daha ağır, daha bunaltıcıdır.
Efendim tahammül edemiyorlarsa meydana çımasınlar, yükü omuzlarına almasınlar“ denebilir.
Ama buna şöyle bir cevap da verilebilir:
Başkaları (iktidar olmak için çalışanlar) beşer değil mi? Onlar çelikten mi yapılmışlar?
Sonra insanı dosttan gelen mi, yabancıdan gelen mi daha fazla etkiler, incitir?!
Yıkmaya, bitirmeye değil de düzeltmeye yönelik bir tenkidin üslubu farkı olmalı değil midir?
Hayrettin Karaman - Yeni Şafak
-
Erdinç Çakıroğlu 17 yıl önce Şikayet EtTOPLUM MÜHENDİSLERİNE DİKKAT.... Bu yorum yerlerinin ciddi bir kamuoyu oluşturduğunu gören güçler buralara el atmış. Saadetçi kardeşlerin safiyane eleştirilerini bir kenara bırakırsak öyle yorumlar var ki iyi niyetle izah etmek mümkün değil. Duyarlı bir insan dahası müslüman bu kadar tekfir edici sözler sarfediyorsa "selam" deyip geçerim, üzerinde durmam. Çok dikkatli olmak lazım çoook...Beğen
-
mert vidinli 17 yıl önce Şikayet Ettürkiye finas ne olacak. sayın hocam türkiye finasın fetvacısı sizsiniz orda faizin adını katılım payı koymuşsunuz onuda açıklasak nasıl olurBeğen
-
rüstem manas 17 yıl önce Şikayet EtMÜHİM BİR SUAL..?. Sevgili Hocam..kimi arkadaşlar "Bila bedel dagıtılan kömür bedelinin kaynagının ; vatandaştan kesilen vergilerin toplandıgı hazine olması nedeniyle kömürün dagıtılması,alınması, kullanılması..vs meşrumu..degilse hangi şartlarda meşru ve helal olur.....hürmetlerimle..Beğen
-
rüstem manas 17 yıl önce Şikayet EtKEŞKE SİYASİ KONULARA HİÇ GİRMESE..2. Peki hocam,"madem lafı açtınız" bu yazdıklarınız karşısında birileri "asla ve kat-a böyle bir hadsizlik yapmam" Ağzı olan konuşuyor dese tavrınız ne olurdu acaba..merak bu ya..herhalde söyleyenin ümüğünü sıkardınız... siyasi konulara girmeyin be hocam ...cematiniz içerisinde benim gibi degişik görüşlerde olanları üzmeyiniz..Beğen
-
rüstem manas 17 yıl önce Şikayet EtKEŞKE SİYASİ KONULARA HİÇ GİRMESE..1. Biat edercesine Başbakanımızın söz ve davranışlarında hep hayır arayan bazı yorumcuların , olaylara eleştirel bakmaya başlaması,sorgular olmasının zihinlerinde meydana getirdiği tereddütler,hayali sukuta ugramaları na yolaçmıştır. Başbakana güvenip,güvenmeme.. AKP yi terk edip,etmeme çelişkisi içerisinde bir çıkış yolu ararken, Hoca efendinin bu yazısı bu kişileri rahatlatmış, şimdilik AKP ye dönmelerini saglamışa benziyor. Bu kadar derinden yapılan teşekkürlerinb aşka ne manası olabilirki...Beğen