Hüseyin AKIN
Hüseyin AKIN
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Şimon Peres’in parmağı...

GİRİŞ 02.02.2009 GÜNCELLEME 02.02.2009 YAZARLAR

Bir insan ya da topluluğu ırkından dolayı suçlayamayacağımız gibi, Yahudi olduğu için de itham edip üzerini çizmemiz İslami ve insani değildir.

Siyonizm'in dünya üzerinde estirdiği terörü Museviliğe fatura edip Yahudilerin suç hanesine yazmak, en çok da Siyonizm'in işine yarayacaktır.

Çünkü Siyonizm kendisine yapılan her türlü eleştiriyi sistematik bir alınganlıkla muhatabının aleyhine çevirecek antisemitizm gibi bir propaganda silahına sahiptir.

Asıl itibariyle kendisi ırkçılık üzerine bina edilmiş bir zihniyetin adı iken, ona yapacağınız her türlü eleştiri Siyonistler tarafından sesinizi kısmak için rahatlıkla Yahudi düşmanlığı olarak tercüme ve tefsir edilebilir.

Seksenli yılların başında Roger Garaudy "Siyonizm Dosyası" kitabını yayınladığı zaman Nazilikle suçlanmış ve ölümle tehdit edilmiştir.

Antisemitizm İsrail devletinin siyasi ve dini literatüründe Anti-Siyonizm ve anti Anti-İsrailizm'le eşdeğer görülmektedir.

Yani dünyanın herhangi bir yerinde İsrail zulmüne maruz kalan bir insan İsrail'i ya da Siyonizm'i eleştirmeye kalktığı an karşısında Davos'ta Türkiye başbakanına saygısızca sallanan cinsten yontulmuş sivri bir parmak görecektir.

İsrail cumhurbaşkanının Türkiye başbakanına karşı her cümlede pervasızca inip kalkan parmağı hiç yabancısı olmadığımız 'Yahudi parmağı'ndan başkası değildir.

Her şeyde Yahudi parmağı arayanları paranoya, abartı ve kolaycılıkla suçlayanlar eminim şu günlerde vicdan azabı çekiyorlardır.

"Yahudi parmağı" Siyonizm'e dair oldukça kullanışlı bir metafor olup ırksal nitelikte asli suça işaret eden hiç bir yanı yoktur.

Kalkıp da bunu Yahudi ırkının parmağıdır şeklinde anlamak anlamı zorlamak ya da doğru anlamı sabote etmektir.

İsrail'in Gazze'de çocuk ve kadın dinlemeden giriştiği katliamı; hastanelere, ambulanslara ve camilere yaptığı kanlı bombardımanları, dünyadan tecrit ve ablukayı lanetlemek şöyle dursun eleştirmek bile Siyonizm'in katlanabileceği bir şey değildir.

Siyonizm başta Mısır, Suudi Arabistan gibi halkı Müslüman olan Arap ülkeleri olmak üzere bütün dünyayı bu anlamda abluka altına almıştır.

Dünyada her bir şeyi (Amerika dâhil) eleştirebilesiniz; ama layüs'el (!) bir devlet olması hasebiyle İsrail'i kınayamaz ve eleştiremezsiniz.

Roger Garaudy "Siyonizm Dosyası" kitabının giriş kısmında bunu çok çarpıcı bir şekilde ifade eder:

"Bugün Fransa'da Katolik inanç eleştirilebilir, Marksizm konuşulabilir, Allahsızlık tartışılabilir. Milliyetçilik ele alınabilir. Sovyetler Birliği rejimi yere vurulabilir. Birleşik Amerika ve Güney Afrika'nın yönetim biçimleri suçlanabilir. Yahut anarşi veya monarşi taraflısı görünülebilir. Bütün bunları yaparken insan, normal bir tartışma veya çekişmenin ötesinde hiçbir rizikoya katlanmak zorunda değildir. Ancak Siyonizm konusu ortaya çıktığında dünya bir anda değişmektedir. Bu çizgiden sonra düşünen insan, edebiyatı geride bırakır ve "suç-ceza" alanına girer."

Davos'ta yapılan Gazze panelinde İsrail cumhurbaşkanı eli kanlı bir katil, Nobel barış(!) ödülü sahibi bir savaş suçlusu olduğu halde panele katılanların hepsinin sadece sesini değil haklılığını da bastırmak isteyen bir cüretle dünyayı etkilemeye çalıştı.

Şimon Peres'in konuşması maddi gücün üstünlüğü ve İsrail devletinin dolayısıyla Siyonizm'in mutlak haklılığı üzerinde kurulmuş bir propaganda terörüydü.

Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan'ın kendisine yakışır şekilde bu propaganda terörünü etkisiz hale getirip Peres'in parmağını (Yahudi parmağı) büküp kırması tüm Siyonizm mazlumları ve mağdurları adına etkisinin uzun yıllar devam etmesini temenni ettiğimiz bir tokat olmuştur.

Siyasi Siyonizm'in ve İsrail devletinin ulusal çıkarlar, milli menfaatler, pragmatik hedefler ya da reel politik ve korkaklık gibi gerekçelerden ötürü eleştirilmezliğine dair ezber çok etkili bir şekilde bozulmuştur.

Sayın Başbakan'ın bu tavrının günlük siyasi hesapların çok ötesinde olduğuna inanıyoruz.

Bu haysiyetli tavır Türkiye hudutları ya da Ortadoğu'yla sınırlı bir çıkış değil tüm dünyanın hissiyatına karşılık gelen bir silkinme harekâtıdır.

Şimdi başta Türk halkı olmak üzere bütün dünya bu tavrın dış politikaya ve dünya siyasetine direkt ya da dolaylı yansımalarını beklemektedir.

Bakalım Peres'in parmağı gerçekten büküldü mü, şimdi herkes bunu yaşayarak görmek istiyor.

HÜSEYİN AKIN - MİLLİ GAZETE
hüseyinakin@yahoo.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL