II. Abdülhamid’i anlamadan yerli ve milli olunamaz
Beklenilenin üzerinde büyük bir ilgi gören programa ev sahibi olarak TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın yanı sıra eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ak Parti ve MHP’li vekiller, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İBB Başkanı Kadir Topbaş TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu ile çeşitli üniversitelerin rektörleri ve öğretim üyeleriyle Abdülhamid hakkında bilgilenmek isteyenler katıldı.
Yapılan konuşmalardan anlaşılan şuydu: Sadece II. Abdülhamid değil, esasında bütün Osmanlı Sultanlarının tanınması ve tanıtılması gerektiği ve tanıdığımızı zannettiklerimizi de “tanımlayamadığımız” görüldü.
Bir tarih yoksulu ve yoksunu olduğumuz ortada. Belki de dünyada, tarihi kendi insanından esirgenen, gizlenen, okutulmayan tek ülke bizizdir.
Tabii şikâyetle bir yere varılmıyor ama tarihimizin temelini teşkil eden milli ve manevi medeniyete bu kadar uzak ve soğuk kalışımız, çaresiz lafın bir yerinde şikâyete düşüyoruz.
Cennet mekân II. Abdülhamid Han, hayatı boyunca ve 33 yıllık yönetiminde bütünüyle yerli ve milli bir yol izlemiştir. TBMM Başkanı İsmail Kahraman da konuşmasında bu yolun ana hatlarını anlattı.
II. Abdülhamid Han, bitkisel hayata girmek üzere olan dev bir ülkeyi, milli ve yerli bir düşünce ile hayata döndürmüş, Devlet-i Aliyye’nin ömrünü 33 yıl daha uzatabilmiştir.
Ulu Hakan’ın tahmin edilemeyen bu idare sistemi, Osmanlı Devleti’ni parçalama iştiyakıyla bekleyen dış güçlerle, içerideki kobaylarını şaşırtmış ve avının üzerine atlamaya hazır bekleyen sırtlanların hayallerini yerle bir etmiştir.
Her vakit, her yerde olduğu gibi mesele yerli ve milli düşünce olunca, ister ülkemizde ister dünyada olsun, “gözünü budaktan, sözünü dudaktan” esirgemeyen bir Ulu Hakan hayranı Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın sempozyuma gönderdiği mesajıyla yazıyı noktalayayım.
“Dünya siyasetinde tarihi kırılmaların yaşandığı bir dönemde, 33 sene boyunca Osmanlı Devleti’nin padişahlığını yapan Sultan II. Abdülhamid Han, özellikle belli kesimler tarafından yoğun karalama kampanyalarının, haksız ve asılsız ithamların, iftiraların muhatabı olmuştur.
Siyaset felsefesini; ‘Basiret, emniyetin babasıdır. Evvela basiret sonra da emniyet gereklidir’ şeklinde özetleyen ve parçalanmak üzere olan Osmanlı Devleti’ni 33 yıl boyunca bir arada tutan Sultan Abdülhamid Han, her açıdan çok önemli bir şahsiyettir.
Bize düşen, hiçbir komplekse kapılmadan, dayatmalara itibar etmeden, ön yargılardan kendimizi arındırarak, II. Abdülhamid Han dönemini iyi anlamak, gerekli dersleri çıkararak, gelecek nesillere tanıtmaktır”.