Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Her Darbeden Beslenen CHP ve 27 Mayıs

GİRİŞ 30.05.2018 GÜNCELLEME 31.05.2018 YAZARLAR

CHP siyasi varlığını; baskı, zulüm, şiddet, darbe ve darbecilere borçludur. Bu hakikatler bilinmiyor değildir, bilineni tekrar etmeyip şahitleri konuşturalım.

TBMM 11. dönem (Ekim 1957-27 Mayıs 1960)Demokrat Parti Nevşehir Milletvekili Necmettin Önder’in “Yassıada’da Milli İrade Nasıl Mahkûm Edildi” bir hatıratı vardır.

 

 

 

 

Malum 27 Mayıs 1960 darbesi de diğer tüm darbeler gibi milletimiz nezdinde asla kabul görmemiş, her darbede olduğu gibi sadece CHP’liler desteklemiş ve beslenmişlerdir.

Necmettin Önder, Celal Bayar ile Kayseri Cezaevine konulanlardır. Hatıralarını kaleme aldığı kitabında şunları kaydeder:

…………….

“Yassıada mahkeme kararları ne vicdanlarda ne iz’anlarda en ufak bir yankı bulmamıştır. Milli vicdan bunu hiçbir zaman hazmetmemiş, her fırsatta safra gibi kusmuştur.

Üstelik Türk hukuk ve adaletinin yüz karası olarak dünyaya kötü bir örnek olmaktan başka sonuç da ortaya koyamamıştır.

Milli irade ile iktidara gelmiş bir siyasi parti ve onun hükümeti, milletvekilleri, dünyada benzerine şahit olunmaya teatral bir mahkemecilik oyunuyla mahkûm edilmiş! Türk siyaset ve adalet tarihine kara bir sayfa eklenmiştir”.

……………….

CHP’nin baskı ve şiddetle iş başında kaldığı yıllar, devletin ve milletin en karanlık ve çaresiz yıllarıdır.

Atatürk, İsmet İnönü’yü defalarca başbakanlıktan ve hükümetten uzaklaştırmak istemesine rağmen çeşitli sebeplerle yapamamış.

Necmettin Önder bu hususta Celal Bayar’dan şu bilgileri aktarır:

“Atatürk başbakanlıktan İnönü’yü uzaklaştırmakta biraz geç kalmıştır. Bu hareketi 1934-35 yıllarında yapabilseydi, memleket bugünkü müşküllere ve felaketlere maruz kalmazdı. Atatürk de bu değişiklikte geç kaldığına inanıyordu”.

Aynı eserden, CHP’nin 1946 seçimindeki hezimetine dair şu tespitleri aktaralım:

“CHP her türlü cebir, hile ve desiselere başvurmak suretiyle her türlü desiseyle iktidarı ele geçirmiştir. Hatta İnönü aday olduğu Ankara’da seçimi kaybettiği halde, tahrif edilmiş sahte mazbatalarla kazanmış gösterilmekten çekinmemiştir. Böylece seçilmemiş İnönü, Cumhurbaşkanlığını işgal etmekte beis görmemiştir”.

………………..

CHP zihniyetinin geçmişten bugüne, zerre değişikliğe uğramadığına dair şahitliklerden birisi de şu notlar:

“İnönü ve partisinin demokratik gerçeklerle bağdaşmayan muhalefet metotları, DP iktidarının her çeşit icraatını çarpık bir perspektiften değerlendirme, iftira çamurları ile sıvama esasına dayanıyordu.

1950’de Türkiye’yi Kongo’dan daha ilkel koşullar içinde DP iktidarına devreden CHP, vicdanlarında bunun ezikliğini duyacak yerde, DP’nin giriştiği büyük kalkınma atılımlarını, meydana getirilen eserleri kötülemek için ellerinden ve dillerinden geleni yapmışlardı.

Yollar, barajlar, fabrikalar, silolar, limanlar ve çeşitli bayındırlık çabaları; iftiraların, saldırıların dışında kalmamıştı.

Türkiye’nin en hayati tesisleri olan barajların dahi lüzumsuzluğunu ve üretilecek enerjinin tüketim imkânı bulunmadığını iddia etmek çekinmemişlerdir”.

……………….

Evet, bugünküler çok mu farklı? Bunlar da kalkınmayı durduracaklarını söylüyorlar. 

Yeniakit

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL