Muhalefet Kanadındaki İttifaklara Dış Destekler
Urfa’da bulunduğum sırada, şehirde İsrailliler ve Amerikalıların cirit attıklarını, CHP adlı örgütün himayesinde, HDP ve malum diğer iki partinin ittifak etmesi için çalışmalar yaptıklarını söylediler.
Sadece Urfa’da değil, Gaziantep ve Güneydoğu’daki il ve ilçeler üzerinde de bu tür çalışmaların olduğunu ilave ettiler.
Urfa kaybedildiği takdirde Suriye sınırına kadar olan ilçelerin aynı ittifak sayesinde tamamen PKK’nın eline geçeceğinden kimsenin şüphesi olmadığını hatırlattılar.
Ayrıca yine Urfa’da ciddi başka bir problemden söz ettiler.
Güya “insanımsı” görünen ve barıştan yana olan bir takım yerli ve yabancı örgütler, Balıklı Göl bahçesi içerisine üç dini temsil eden binalar yapacaklarmış.
Hatta projeleri hazırmış bile. Zaten cami varmış, geriye havra ve kilise kalmış. Onu da yaparlarsa, dünya barışına katkıda bulunurlarmış(!)
Bu tezgâhı Urfa’daki yetkililer yemiş iyi mi? Lakin aklıselim sahibi iman insanları,meseleye destek verenlere:
- “Her Müslüman nezdinde son din İslam değil mi ve bu ayetle sabit değil mi”diye sormuşlar. El cevap: Başlamışlar kaşınmaya!
……………..
Üç din diye bir şey yoktur. İsevilik ve Musevilik tahrif edilmiş inançlardır. Bir Müslüman için “üç din” ifadesi, kişiliksizlik ve kimliksizliktir.
Tabi projenin bir tuzak olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından anlaşılmış ve durdurulmuş.
Bu tuzak tutmayınca şimdi de “İbrahim Yolu” diye bir proje uydurmuşlar. Onun peşindelermiş. Görüldüğü gibi ihanet durmuyor. Urfalılar uyarıyor ve:
- “Bu ihanete, dış güçlerden gelecek para yardımlarına ağızlarının suyunu akıtan yerli yöneticiler aldanmamalı” diyorlar.
CHP örgütünün çatısı altında ittifak etmek, her zaman ve zeminde Haçlı Batının istediği ve işine geldiği bir oluşumdur.
Bundan ötesini söylemek, yorum yapmak çene yormak olur. Her kişi elbet meşrebine göre kimyasına uygun kimselerle bir arada olacaktır. Gayet normaldir.
………………
Haçlı Batının gözündeki Türkiye, “Asla kalkınmamış, güvenli ve huzurlu bir ülke olmamalıdır”. Bu iş için bütçelerinden milyar dolarlar aktarmaktalar.
Cennet mekân II. Abdülhamid Han’ın tahttan indirilmesinden ve sonrasından itibaren yakın tarihimize kısa başlıklarla bir bakalım.
Görülecek tek hakikat şudur. İçimizdeki ihanet odaklarıyla birlikte, Türkiye’nin paramparça edilmesi ve Batılıların istedikleri gibi at koşturacakları bir meydan olması.
……………….
Ezcümle:
Yerlisiyle, yabancısıyla “Batılda ittifak edenler”, şimdi gözlerini yerel seçimlere diktiler ve açık-gizli faaliyetlerini sürdürmekteler.
Yerel seçimler, şehirlerimizi yönetecek insanların seçimi değildir. Haçlı Batılı ve yerli işbirlikçilerine bu ülkenin bölünmeyeceğinin, milletin yenilmeyeceğinin gösterileceği bir seçimdir.
Burada esas olan; devletini, milletini, dinini, bayrağını, vatanını seven ve sahiplenen, bu topraklardan başka gidecek yeri olmayan, nihai sonun ise ancak Allah huzuru olacağına inananların, oynanan oyunlara karşı uyanık ve dikkatli olmamızdır.