Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kağnıdan Otomobile

GİRİŞ 31.12.2019 GÜNCELLEME 31.12.2019 YAZARLAR

Esasında “Kağnıdan Otomobile” değil de; “İnsanlı insansız uçan araçlara”, “Deniz altı ve üstü son teknoloji gemilerimize” “Hızlı trenimize” dememiz lazımdı.

Devlet ve millet olarak bugünlere, yani kağnıdan otomobile gelen engelleri zor aştık. Dıştaki ve içteki devlet ve millet düşmanlarının saldırılarını ancak durdurabildik.

Bilineni, duyulanı tekrar etmek lafı uzatmak olur ama yine de birkaç kelime ile değinelim. Biz kağnıdan kurtulmak için bundan 60 sene önce de harekete geçmiştik.

Uçak fabrikası da kurmuştuk, otomobil de yapmıştık, demir yolları da inşa etmiştik. Lakin iç ve dış ihanet şebekeleri, bugün de olduğu gibi şeytani tüm oyunlarını sergilemişlerdi.

Yalnız artık ne Türkiye eski Türkiye, ne de milletimiz eski millet. Devlet-millet bütünleşmesi meyvelerini vermeye başladı, vermeye de devam edecektir.

Elbet ihanet odakları rahat durmayacaktır. Onların genetik yapıları Türkiye düşmanlığı üzerine tesis edilmiştir. Dolayısıyla vazgeçmeyeceklerdir.

Önemli olan Türkiye kervanının yürümesidir. TOGG bunun canlı örneklerindendir. Denizaltılar, hava ve kara savunma araçları, devletin şeffaflığı gibi daha nice misaller var.

¥

Orta yaş nesil, yani 55 ve üzeri yaştaki insanlarımız; kağnının, at arabasının, hatta sadece merkebe bile muhtaç olmanın ne demek olduğunu bilirler.

Bu sebeple ülkemizin bugünkü seviyeye geldiğini gördükçe binlerce şükretmekteler. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan neden böyle sevilmekte, sayılmakta, güvenilmektedir? Ülkemizi 15 yılda, yüzelli yıllık açığını kapattığı içindir.

Türkiye, Haçlıların bitmeyen kin ve öfkeleri yüzünden çok büyük bedeller ödemiş bir devlettir. Hâlâ da kinleri, öfkeleri sürmektedir.

Kağnıdan otomobile geçmek için 60 yıl önce girişilen teşebbüs de böyle bir öfkenin ve kinin neticesidir.

Çünkü Batılılara göre Türkiye’nin ölüsü dâhi, Türkiye Cumhuriyetleriyle birlikte İslam ülkeleri için lider konumundadır. İçteki Batıcı yerli işbirlikçilere göre de böyledir.

Yoksa bu toprakları vatan bilen, devletine ve milletine aidiyet duygusuyla bağlı olan, bu topraklardan beslenen, bu devletin çatısı altında yaşayan normal bir insan, devletine ve milletine düşman olabilir mi?

Eğitim sistemimizi ısrarla Batı’ya yamamak isteyen kirli zihniyetler, yıllarca şunu öğrettiler.

“Bizden bir şey olmaz”. “Toplu iğne bile üretemiyoruz”. “Bize bir şey yaptırmazlar”. “Amerika’dan izin almadan nefes alamayız” gibi tuzak sloganlarla ömrümüzü yediler.

Batı diye diye aklımızı ve ahlakımız çökerttiler. Aklın ve ahlakın bütünleşmediği yerde, Batı cinneti çıkar ortaya. Bu cinnet neticesinde senelerce kendi kendimizi aşağılayıp durduk.

¥

Ezcümle:

İç ve dış Haçlı ihanetçileri, düşmanlıklarının boyutunu ne kadar yükseğe çıkarırlarsa çıkarsınlar, Türkiye kervanı devlet-millet kucaklaşması içerisinde yürümektedir.

Devir kendimize-devletimize güvenme devridir. Cehalet, ihanet ve özgüvensiz kesimlere sırtımızı dönme devridir.

İyilere düşen; kötülerin kötülüklerini değil, iyilerin iyiliklerini çoğaltmaktır.

YENİ AKİT GAZETESİ

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL