Valilerimize kaymakamlarımıza militan diyen artist
Önce bir şükrümü ifade edeyim.
Tarihimiz boyunca bu döneme kadar valiler, kaymakamlar böylesine millet-devlet kucaklaşmasını tesis etmemişti. Hamdolsun!
Özellikle son 15 yıldır, memleketimizin hangi iline, ilçesine yolunuz düşerse düşsün, valilerimiz, kaymakamlarımız (istisnalar olabilir) milletimizle iç içe, devlet-millet kucaklaşmasının ve refahının öncüleri ve yöneticileridir.
Yakın tarihi yaşayanlar ve okuyanlar, ne demek istediğimi anlarlar. Bir tek anlamayanlar vardır onlar da milletin ve devletin bütünlüğünü sağlayan “milli cevherlere düşman” olarak yetiştirilmiş militanlardır.
•
Gelelim başlığa.
Valilerimize ve kaymakamlarımıza “militan” diyen artisti bilmeyen yoktur. Kim ve neci olduğu ve memleketimize, milletimize dair nasıl bir ideoloji taşımacılığı malumdur.
Bu kimse yani bu artist, lafın gelişi artist değil, sinema ve dizilerde yazılan karakterleri oynayan birisidir. Bunlara halk dilimizde artist denilir.
Malum kişi, esasında bulunduğu siyasi örgütün iç yüzünü artist olarak rol aldığı filmden dolayı öğrenmiş olması beklenirdi.
Bilenler bilir, bilmeyenler için hatırlatalım. Hekimoğlu İsmail’in yazdığı “Minyeli Abdullah” isimli bir romanı vardır.
Yazıldığı dönemde ve halen en çok okunanlar arasındadır. Rahmetli Yücel Çakmaklı ağabey bu romanı sinemaya aktarmıştı.
Sözünü ettiğimiz artist kişisi de Minyeli Abdullah karakterini oynamıştı. Minyeli Abdullah’ın uğradığı bütün zulümler, Mısır’da geçiyor olsa da esasında Türkiye’de geçiyordu ve yaşananlar, CHP zulmünden kurtulmak için Mısır’da cereyan ediyor olarak yazılmıştı.
İlgili kimse bu gerçeği bilemiyor olamazdı. Eğer hakikaten bilmiyor ve Mısır’da geçtiğini zannederek oynamışsa, Minyeli Abdullah filmi arşivinde vardır, oturup yeniden seyretmesini tavsiye edelim.
İzlediğinde görecektir ki, filmde anlatılan hikâye tamamen doğrudur ve CHP zulmünü anlatmaktadır. CHP zihniyetinin devlet-millet bütünleşmesine nasıl set çektiğini, milletin ve devletin din düşmanlığı üzerinden CHP’ye nasıl hizmet ettirildiği filmde anlatılmaktadır.
•
Bugün valilerimize ve kaymakamlarımıza militan diyen ve diyenlerin, ideolojik olarak sığındıkları CHP devrindeki valilerin, kaymakamların ve devlet memurlarının, kanunla CHP militanı haline getirildiklerini, Ahmet Kabaklı’nın kaleminden aktaralım.
“…… Kanunlaştırma görevini İsmet Paşa üstlendi. Kanunun özü şudur:
Bundan böyle valiler, kaymakamlar, üst kademe memurlar, artık resmen CHP kadrosundan olacaklardır. (O zamana kadar fiilen böyle idi) Valiler, mülki idare amirleri, genel müdür ve müsteşarlar, aynı zamanda CHP teşkilatının, halkevlerinin başlarıdır.
Proflar, doktorlar, avukatlar, öğretmenler, işadamları, müteahhitler… Bunların hepsi, parti için çalışan, onun sayesinde var olan görevlilerdir.
Kısacası, halkla parti-devlet artık resmen karşı karşıyadır. Din adamları susturulmuş, gazeteler hizaya getirilmiş, memurların her türlüsü partiye nikâhlanmış, ‘sermaye sınıfı’da partinin nimeti ile (devlet eliyle) zengin edilmiştir.
Yukarıda anlattık: Hâkimlere bile ancak CHP’li oldukları takdirde çalışma hakkı verilebiliyordu”. Ahmet Kabaklı, “Temellerin Duruşması” birinci cilt S.386.
Yeniakit