Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Toroslardan Esen Rüzgâr

GİRİŞ 12.11.2021 GÜNCELLEME 12.11.2021 YAZARLAR

Toroslardan esen rüzgâr denilince akla gelecek isimlerden birisi Osman Yüksel Serdengeçti ağabeydir.

Bir iman abidesi olarak davasından taviz vermeden ömrünü tamamlayarak 10 Kasım 1983 yılında Rahmet-i Rahman’a kavuşmuştur.

Osman Yüksel denilince akla ilk gelen icraatlarından birisi, “Serdengeçti Dergisidir”. Serdengeçti ile yerli ve milli Türkiye’nin destanını yazmıştır. 

O yılları anlatan Yavuz Bülent Bakiler, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları’ndan çıkan “Devler Konuşuyor” isimli kitapta, Serdengeçti Dergisinin ahvalini şöyle anlatır:

“Serdengeçtinin ilk sayısı Ankara’da 1947 yılında hazırlandı. Fakat hiçbir matbaa, o dergiyi basma cesareti gösteremedi.

CHP iktidarının en asık yüzlü ve merhametsiz olduğu zamanlarda (merhametli ve güler yüzlü oldukları bir devir var mı ki Yavuz ağabey H.Ö.) matbaa sahipleri, CHP hükümetine muhalif bir dergiyi basmaktan korkuyorlardı.

Matbaalarının kapanacağını, makinelerine zincir vurulacağını hesaba katıyorlardı. Bu bakımdan Serdengeçti’nin ilk ve ikinci sayısı Eskişehir’de basıldı.

Sıra üçüncü sayıya gelince matbaa sahibi Osman Yüksel’e: “Kardeşim kusura bakma! Serdengeçti’yi artık basamayacağım. Ekmek kapımın kapanmasını sen de istemezsin. Üzerimde büyük baskı var. Kendine başka bir matbaa ara” dedi.

Serdengeçti’nin 3 ve 4. sayısı Konya’da Ülkü Matbaası’nda basıldı. Nihayet 1948 yılında Sakarya matbaası, derginin 5. sayısını Ankara’da basma cesaretini gösterebildi.

1947-48 senesinde Serdengeçti ancak 5 sayı basılabilmiştir. 24 ayda 5 sayılık bir dergi. 6.sayı üzerindeki tarih 1949 Mayıs’tır”.

……………….

Osman ağabeyin o yıllarını yine Yavuz Bülent ağabey şöyle anlatır:

“Cumhuriyetin ilanından sonra bazı idareciler sanmışlardır ki devrimlerin yaşaması-yaşatılması için Osmanlı’ya sövmek lazım.

Bazı idareciler laikliği din ve vicdan hürriyeti olarak değil, dinsizlik-din düşmanlığı şeklinde anlamışlardı.

Mesela Kastamonu’da olduğu gibi bazı valiler şehrin vakıf eseri olan 33 camiyi satmışlardı. Harf inkılabından sonra evlerden-camilerden-medreselerden topladıkları eski harflerle yazılı binlerce, on binlerce kitabı yaktırmışlardı.

Bazı idareciler işi daha ileri götürmüş; devletin şerefi, haysiyeti demek olan arşivlerini kilosu üç kuruş 10 paradan vagon vagon Bulgaristan’a satmışlardı.

Mesela şapka inkılabından sonra bazı valiler, Bursa’da olduğu gibi mezar taşlarındaki fesli-sarıklı başlıkları bile kırdırmışlardı.

Mesela “köylü milletin efendisi” olarak ilan edildiği halde, Ankara’da Yenişehir’den, Kızılay’dan köylülerin geçmesi yasaklanmıştı.

Mesela tek seslidir diye Türk musikisi radyolarımızda bir süre yasaklanmıştır. Yine bir ara Arapça-Farsça bütün kelimelerin kullanılması yasaklanmış, bin yıldan beri konuşarak-yazarak Türkçeleştirdiğimiz kelimeler, dilimizden atılmak istenmişti. Türkçe budanmıştı.

Mesela Erzurum’da olduğu gibi bir vali, davul-zurna çalmayı ve bar tutmayı, halay çekmeyi yasaklamıştı”.

……………….

Ezcümle:

CHP zihniyetlilere karşı yapılan muhalefet, siyasi particilik muhalefeti değildir. Bu coğrafyayı vatan edenlerin vatanlarını ve dinlerini koruma ve yaşatma muhalefetidir.

Osman ağabeyin ruhu için el-Fatiha. 

YENİAKİT

YORUMLAR 2
  • Hackerlar 4 yıl önce Şikayet Et
    CHP bir Hacker dir Türkiye sitesini ele geçirirse, parolayı değiştirip artılı.eksili yayınlar yapmaya başlayacak, Türkleri ve İslam'ı Tarihten silecek
    Cevapla
  • Bayram 4 yıl önce Şikayet Et
    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Rabbim Peygamber efendimize komşu eylesin inşallah.
    Cevapla