Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Haçlı ablukasına direnmek

GİRİŞ 30.11.2021 GÜNCELLEME 30.11.2021 YAZARLAR

Aklı erenlerin; mantığıyla, ruhuyla ve insani tüm değerleriyle apaçık ve net bir biçimde gördükleri hakikat şudur:

Millet ve devlet olarak; yine ekonomik ve siyasal bir abluka ile karşı karşıyayız.

Bu operasyonu destekleyenlerin başında, muhalefet kisveli-siyaset kamuflajlı kesimlerle, bunlara her türlü desteği veren devlet-millet düşmanları gelmektedir.

Allah’ın izni ve Müslüman milletimizin büyük ferasetiyle bu ablukayı da atlatacağız. Bütün mesele; gevşemeden-üzülmeden-umudumuzu kaybetmeden, an’ın, bugünün, yarının ve kıyamete dek kâinatın sahibine olan inancımızı ve imanımızı kavi tutabilmektir.

Dünyaya ve dünyalıklarımıza aldanarak, bu ve benzeri operasyonlar karşısında millet olarak zayıf düştüğümüzde, bizi elimizden tutup kaldıracak yine bizden başkası olmayacaktır.

Amentü sahibi milletimiz ile hakiki manada iman etmiş Müslüman halklar dışında geriye kalanların beklentisi zaten düşmemiz değil midir?

Bu sebeple esas olan düşmemeye bakmak ve düşmemek için direncimizi sağlam tutmaktır.

Haçlı zihniyetinin ve destekçilerinin değişmeyeceğine dair bir örnek verelim:

Merhum İstiklal ve İslam Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un hayatını bilenler, onun varını-yoğunu-canını-imanını, memleketi ve milleti için feda ettiğini bilirler.

Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği günlerde Mehmet Akif, devlet-millet adına görüşmeler yapmak üzere her türlü tehlikeyi göze alarak Viyana’ya gider.

Malum, Almanlar savaştaki müttefikimizdir. Gerçi burası da ayrı bir garabet ama neyse mevzumuz bu değil.

Mehmet Akif bir gece, kaldığı otelde büyük bir nümayiş ve gürültü ile karşılaşır, otelde bulunanlar kendilerini sokağa atarlar, caddeler, sokaklar, insanlarla doludur.

Caddelerde sevinç çığlıkları atılmaktadır. Mehmet Akif de dışarı çıkar ve yanındaki otel yetkilisine neler olduğunu sorar.

Otel yetkilisinin verdiği cevap İstiklal ve İslam şairinin yüreğini dağlar.

Bir tarafta Haçlı ordusu Çanakkale Boğazını geçip, Anadolu’yu Haçlı toprağı yapmak isterken, bir tarafta Kudüs’le ilgili aldığı haber, sabaha kadar ne yatırır ne oturtur ve büyük bir azaba gark eder.

Nasıl bir haber vermiştir otel görevlisi? Der ki;

-“Bu nümayiş ve sevincin, coşkunun sebebi şudur. Az önce gelen habere göre İngilizler Kudüs’ü Osmanlı’dan almışlar, halkımız bu habere sevinmektedir”.

Mehmet Akif cevabı alınca konuştuğu kişiye:

-“Hani biz silah arkadaşıydık. Almanlarla Gelibolu’da aynı cephede ortak düşmanımız İngilizlere karşı çarpışıyorduk.

Devletinizle birlikte halkınızın da bizim yanımızda olması lazım gelmez mi? Kudüs’ü kaybetmemiz, sizin de kaybınız sayılmaz mı?” diye sorar.

Akif’in muhatabı hiç oralı olmaz ve gayet umarsız bir şekilde şu cevabı verir:

-“Doğrudur; biz halen Osmanlı ile silah arkadaşıyız. Ama Osmanlı Müslümandır. Her ne kadar Kudüs’ü düşmanımız olan İngilizler almışlarsa da onlar bizdendir”.

Ezcümle:

Bugüne kadar onlarca defa yapılan Haçlı ablukasına sevinenler acaba kimlerdendir.

Hüseyin Öztürk / Yeni Akit Gazetesi

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL