Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

İstiklalin ve İslam’ın şairi

GİRİŞ 27.12.2021 GÜNCELLEME 27.12.2021 YAZARLAR

İstiklalin ve İslam’ın şairinin vefatının üzerinden (27 Aralık 1936) 85 yıl geçti. Rabbim rahmetiyle kuşatsın. Söze ruhu şerifine birer Fatiha göndererek başlamalı.

Mehmed Akif Ersoy, ülkemizin yakın tarihine baktığımızda, tarihimizin her devresinde bizzat yer aldığı ve mücadele ettiği görülür.

Mehmed Akif Ersoy, Birinci Cihan Harbinden, Milli Mücadeleye kadar devletimizin ve milletimizin İstiklali ve dini İslam için ömrünü vakfetmiş bir kahramanımızdır.

İstiklal ve İslam Şairi Mehmed Akif Ersoy’un hayatı ve yazdıkları, İstiklalimizin ve dinimizin varlığının koruması için devletimizin tüm kurum-kuruluşları ve STK’larınca her zaman ve mekânda mutlaka gündemde tutulmalı ve anlatılmalıdır.

Mehmed Akif’i anlamadan-bilmeden-idrak etmeden, bugün verdiğimiz İstiklal mücadelemizi anlamamız ve kavramamız mümkün değildir.

Merhum Akif’in istiklalimiz için verdiği savaş ile bugünkü mücadele arasında sadece aktör ve argüman farklılığı vardır.

İstiklal ve İslam Şairimiz şiirlerinde, vaazlarında, derslerinde, işte bu tıynetteki güruhlarla mücadele ederek, hayatını İstiklalimize, İslam’a vakfetmiştir.

Eşref-i mahlûkat tanımını tüm hücreleriyle temsil eden Mehmed Akif, vatan edindiği coğrafyamızın-vatanımızın-bağımsızlığımızın yılmaz savunucusu ve sahibidir.

“Nasıl yaşıyorsa öyle konuşan, nasıl konuşuyorsa öyle yaşayan” büyük bir mütefekkir, yürekli bir idealist ve bir karakter abidesidir.

Daha çocuk yaşında başladığı devlet-millet bütünlüğü idealini, son nefesine kadar sahiplenmiş, ülkemizin ilerlemesini ondan daha çok isteyen birisi olmamıştır.

Devlet-millet bütünlüğünü her ifadesinde özleyerek dile getirmiş; birliğimizi-dirliğimizi-refahımızı onun kadar dile getiren edibimiz, şairimiz, mütefekkirimiz pek azdır.

Mehmed Akif İslam’ın şairi olarak sağlam bir amentüye ve sadakate sahiptir. Meramını şöyle dile getirir:

“Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek: 

Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek”.

Bu hakikate inanmış ve iman etmiş bir kimsenin karşısına çıkabilecek ve aşılamayacak engel yoktur. Engel yok deyince şu hakikati de hatırlatıp paylaşmalı.

Mehmed Akif’i sevmeyen, benimsemeyen, bedeni topraklarımızda ama zihni Haçlılarla yatıp kalkan bir kısım kimseler, onun Mısır’a gidişini, “Fesini çıkarmamak” için olduğunu söyleyerek cehaletin zirvesinden inmezler.

Akif onlara cevap verme tenezzülünde bulunmaz ama ara sıra dostlarıyla paylaştığı ifadeleri de olur ve şöyle bir serzenişte bulunur.

-“A kara kafalılar, fesin dinimizle, İslam ile zerre ilgisi bulunmamaktadır. Meraklıları için söyleyelim, fesi ilk defa imal eden ve giyinen Frigyalılardır”.

Mesele Akif’in “İstiklal ve İslam” aşkına düşmanlık olacak ya, akıllarını ve fikirlerini içine düşürdükleri fosseptikten çıkaramadıklarından istedikleri gibi iftira atmakta beis görmüyorlar.

Ezcümle:

Sözü, Mehmed Akif’i anlatan Cenap Şahabettin’e bırakalım:

“Mehmed Akif, yalnız bizim asrımızın değil, hatta tarihimizin en büyük destan şairidir! Edebiyat tarihi, şimdiye kadar Akif’ten daha büyük bir İslam Türk şairi tanımadı”.

Yeni Akit Gazetesi 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL