Dünya insan bir lider gördü
Dünya son yüz yıldır, insani meziyetlerini yitiren liderler yüzünden bunalımlı bir devrenin sarmalında boğuşup duruyor.
Devletlerin devletlere, milletlerin milletlere karşı, ne istedikleri belli olmayan tarifsiz ve kimliksiz bir arenada, kavga ve kargaşaya dönüşen üstünlük propagandaları sebebiyle, yerkürenin hiçbir yerinde huzur, güven ve istikrar sağlanamıyor.
Amerika, ilgili ilgisiz hemen her ülkenin içişleri ve dışişlerine açıktan veya gizli müdahale ederek, yönetilenlerle yönetilenlerin arasındaki şeytani vazifesini ihmal etmiyor.
Avrupalı liderler, beş duyu organlarının tamamen çürüdüğünü göremeyecek kadar zavallılar. Ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmadan sadece laf üretiyor ve hiçbir yaraya merhem olmuyorlar.
Rusya ise Putin’in ifade ettiği gibi yeniden toparlanmanın peşinde. Putin ve Rus halkının büyük kesimi, Amerika’yı da Avrupa’yı da iplemiyor ve geçmişteki büyüklüklerine kavuşacaklarına inanıyorlar.
Bize gelince: Hamdolsun son yüzyıldır nihayet bir lidere sahip olduk. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve yönetimi, amentü ve vicdan sahibi, insana insanca bakabilen herkes tarafından takdirle karşılanmaktadır.
Amerika’nın ve Avrupa’nın gözündeki Türkiye, artık eski Türkiye değildir. İç siyasetteki kırk yamalı muhalefetin dışında bütün dünya âlem böyle olduğunu bilmektedir.
•
“Dünya İnsan Bir Lider Gördü” tespitine sadece Rusya Ukrayna savaşı sebebiyle gösterilen insani çabalar bile yeter.
Antalya toplantıları, Dolmabahçe görüşmeleri, insani çabanın ve insanlığa verilen önemin bir göstergesi ve belgesidir.
İnsani duygu ve düşüncelerinde herhangi bir sapma ve ihanet karışımı olmayan normal kimseler, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Dolmabahçe’de heyete yaptığı konuşmasından samimiyetini ve niyetini anlayabilir.
Yine dünyanın neresinde bir insanlık dramı varsa, devlet başkanımızla birlikte devletimizin ilgili kurumları ve sağduyu sahibi milletimizle, geleneğimizin önemli mihenk taşlarından olan “imece” usulüyle yanlarında olduk ve halen olmaktayız.
Böylesine güçlü birlik-bütünlük, ancak inanılan-güvenilen bir liderle mümkündür. Türkiye geçmişinden getirdiği devlet adabını ve gücünü yeniden ihya etmektedir.
İşte içteki bohça muhalefet ve peşlerindeki odaklarla, dışımızdaki Türkiye hazımsızlarının tahammül edemedikleri bu hakikattir.
Haydi, dışarıdakileri anlamak mümkün! Ezeli ve ebedi düşmanlıkları meydanda! Peki ya içeridekilere ne demeli? Geçelim.
•
Ezcümle:
Cumhurbaşkanımız Erdoğan; içte ve dışta, yaptığı ve yapacağı hiçbir hizmeti, siyasi bir kimlikle yapmamış ve yapmamaktadır.
Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı. İdrak etmemek için bir kimsenin tüm insani melekelerini çöpe atması lazım ki, anlamasın ve idrak edemesin.
Erdoğan için siyaset amaç değil araçtır. R. Tayyip Erdoğan bir kere ahiret gününe, hesap gününe iman etmiş bir insan ve kuldur.
Düşmanlarına baktığımızda ise bilinçaltlarındaki esas tahammülsüzlükleri, Tayyip Erdoğan’ın imanına, amentüsüne olan öfkeleridir.
Siyaset, araç olarak “imar” sanatıdır. Yıkma ve yok etme aracı değildir.
YENİ AKİT
-
bülent 3 yıl önce Şikayet EtKesinlikle katılıyorum, bu lidere sahip çıkmamız lazımdır, hatasız kul olmaz, kimse mükemmel değildir bunu da biliyoruz..Beğen Toplam 7 beğeni
-
Bayan Öğretmen 3 yıl önce Şikayet EtÇok güzel ifade etmişsiniz, emeğinize sağlık…Rabbim, inşallah Cumhurbaşkanımızın ve ona samimiyetle bağlı dava arkadaşlarının yar ve yardımcısı olsun. Ülkemizi feraha kavuştursun…Beğen Toplam 4 beğeni