Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kültür Erozyonunun Sonu Malumdur

GİRİŞ 03.06.2022 GÜNCELLEME 03.06.2022 YAZARLAR

Kendisiyle anlaşamamış, manasını bulup onunla bağdaşamamış kimseler, mecburi bir sürüklenişle, şaşkın ve şuursuz hayat selinin içinde kaybolup giderler”. Samiha Ayverdi.

Milletimizi devletimizle, devletimizi milletimizle buluşturan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Cemil Meriç’in, Mehmet Akif Ersoy için söylediği şu cümlenin ihyası için canını dişine takarak çalışmaktadır.

İnsan olan insan hiç olmazsa, Reis’in bu çabasına saygı duyar ve en az onun kadar çalışır. Cemil Meriç Akif için şöyle der:

- “Yaşadığı kıtanın tarihini, bütün derinlikleri ile bilen ve dertlerini ömür boyu kendi derdi olarak haykıran ezeli bir düşünce adamıdır”.

Cumhurbaşkanının konuşmalarını vicdan ve ahlak bütünlüğünde dinleyen her insan, Reis’in derdinin ne olduğunu pekâlâ idrak etmekte, idraksizler ise düşman kesilmektedir.

Türkiye bir buçuk asrı geçkin ciddi bir kültür buhranı içerisinde bulunmakta! Son yirmi yılda ilk defa milletimiz devletimizle kucaklaştığı için biraz olsun kendimize geldiğimiz görülünce, bir buçuk asırdır buhran üretenlerin nesilleri, atalarının ihanetini sergilemekten geri kalmamaktadırlar.

Siyasetten sanata ve ekonomiye kadar tüm sahalarda, üç kavramı birlikte düşünmek ve ihya etmekten başka çıkar yolumuz yoktur. “Devlet-Millet Ve Kültür”.

Bu üç kavram arasındaki münasebeti çok sıkı bağlarla muhafaza etmek ve uygulamaya koymak mecburiyetindeyiz.

Yabancı istihbarat örgütlerinin yönettiği şer cephesi, bu bağı bildiği için ısrarla koparma mücadelesi vermektedir.

En büyük örnek de Batıdan fonlanan siyaset, medya, STK’lar ve sosyal medyadaki toplu ihanet halidir.

Oysa bizim gibi bağımsız ve bağlantısız devletlerde, devlete şekil veren unsurlar, milletin değer yargıları ve inançlarıdır.

Başta siyaset olmak üzere çeşitli sosyal ve kültür adlı programlarla milletimizin bu özelliği yok edilmekte ve baskı altına alınmaktadır.

Yüzelli yıl önce kocaman bir harita küçültülerek bugünlere gelinmiştir. Elimizde kalan mevcut haritanın daha da küçültülmesi için her yol denenmektedir.

Şer cephesinin birlik oluşturması karşısında, hayır cephesindeki dağınıklık, rehavet ve nemelazımcılık anlaşılır gibi değil.

Hiç olmazsa; “Bu kadar nasıl ve neden küçüldük” diye sorabilsek, belki bir nebze kendimizle yüzleşebiliriz.

İki bin yıllık tarihimizde insan merkezli en büyük medeniyetlerden birini meydana getirmişiz. Dünyanın her yerindeki haysiyet sahibi kimseler bu medeniyeti; “insanlığa örnek” olarak gösterirken, maalesef gittikçe medeniyetimize yabancılaşmaktayız.

Ezcümle:

İki bin yıllık kültür birikimi, Devlet-i Aliye ile yok edilmek istenmiş ve büyük çapta başarılmıştır. Bu birikimi ihya etmezsek, “Batılcı Batıcılar” bizi tarumar edecektir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı anlayanların önceliği; milleti millet yapan birikimin özünü teşkil eden kültür ve medeniyet değerlerimizi yaşatmak ve benimsetmek olmalıdır.

Vatanımıza-Bayrağımıza, Devletimize-Milletimize ve Dinimize aidiyet ve mensubiyet duyanlar meseleye sahip çıktığı müddetçe “Batıcı Batıllar” fikri iflasa sürükleneceklerdir.

YENİ AKİT

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL