Mülteci düşmanlığının altında yatan esas sebep
Bu topraklar; Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi boyunca, mültecilere ev sahipliği yapmış bir coğrafya ve devletlerdir.
Elbet tarih boyunca mülteci olarak gelmiş insanların içerisinde; namussuzu-hırsızı- arsızı-haini olmuştur ama bunların varlığı, mazlum insanların böyle olduğunu göstermez.
İnsan olma özelliğini taşıyan ve zerre aklı olan herkes, bir an için kendilerini mültecilerin yerine koyarak empati yapabilir ve eğer vicdanları varsa yüzleri kızaracaktır.
Ayrıca yine Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi boyunca, geniş coğrafyamız ve bugünkü mevcut topraklarımızdaki nüfusun hepsi, Söğüt’ten devam eden nüfus değildir.
Söğüt’te atalarımız Cihan Devleti Osmanlı’yı kurduğunda, devleti büyüttüğünde, sınırlarımızı genişlettiğinde, nüfusumuzun yüzde sekseni biz Türklerden oluşmuyordu.
Devlet-i Aliye’nin yüzölçümü 22 milyon metrekareyi bulduğunda, neredeyse sadece devlet idarecilerinin önemli kısmı Türklerden meydana gelmekteydi.
Cumhuriyet kurulduktan sonra elimizdeki sınırlarımıza gelen göçlerin, mültecilerin nüfusu yine yerleşik nüfustan daha fazlaydı.
•
Burası Müslüman bir ülkedir ve halkının büyük kesimi de Müslümanlardan oluşmaktadır. Bu sebeple, İslam insana nasıl bakıyorsa, öyle bakılmış ve bakılmaktadır.
Yazının başlığına gelecek olursak. Mülteci düşmanlığının altında yatan esas sebep, devlet-millet-din düşmanlığından başka bir şey değildir.
Milletimize-devletimize-dinimize karşı hırs, kin ve öfkelerini kusamayanlar, mülteciler üzerinden düşmanlıklarını sergilemektedirler.
Denilebilir ki, “Bütün bunları kendi kendilerine mi yapıyorlar”? Elbet hayır! Yabancı istihbarat örgütleri hemen her ülkede böyle kesimleri bulur ve kullanır.
Mülteci düşmanlığını kaşıyan, destekleyen veya bizzat sesini yükseltip, hadise çıkarmak isteyenlere bakıldığında, kullanıldıkları çok net görülebilir.
•
İnsan yönetiminde sosyal bütünleşme diye bir kavram vardır. İnsanlık tarihi boyunca dünyada millet olarak sosyal bütünleşmeyi sağlayan tek millet bizizdir.
Çünkü her ırktan, dilden, dinden insana bakışımız, dinimizin gereğidir.
Üzerinde yaşadığı devlete ve millete zarar vermedikçe, ihanet etmedikçe, herhangi bir ayrıma gidilmez ve birlik-beraberlik sağlanarak, “sosyal bütünleşme” meydana gelir.
Sosyal bütünleşme, barış getirmekle birlikte; ekonomik, sosyal, kültürel olarak da büyük bir güç sağlar ve sağlamaktadır.
Eğer bugün mülteciler olmasa, ekonomimiz ciddi şekilde zarar görür. Ülkemizin her yöresinde, sanayide, tarımda ve hayvancılıkta mülteciler çalışmakta ve ekonomiye katkı sağlamaktadırlar.
İşin garibi, mülteci düşmanlığı yapanların önemli kısmı; evlerinde, iş yerlerinde hem mültecileri çalıştırmakta hem de düşmanlık etmektedirler. Esas maksatlarını söylemiştik.
Bir de sosyal medyanın avara kasnakları var. Tanımadıkları, bilmedikleri, görmedikleri kimselerin dolduruşuna gelerek, yazılanların ve görüntülerin arkasında avara avara dönüp durmaktalar. Böylelerini hangi istihbarat örgütü kullanmaz ki?
•
Ezcümle;
Mülteciler üzerinden siyaset, son derece çirkin bir siyasettir. Böyle çirkinleşerek; ne devlet ne de millet nezdinde itibar kazanılmaz.
Siyaset amaçlı devlet millet düşmanlığına, Müslüman kimlikli insanlar taraf olmaz.
YENİ AKİT
-
somali 3 yıl önce Şikayet EtMülteci ne ya ben anlamıyorum. Bugün burda yaşıyorum yarın başka bi yerde yaşayamazmıyım. İsteyen istediği yerde yaşamalı. Hatta hangi ülkeyi seviyor beğeniyor övüyorsa o ülkede yaşamalı. Bizim ülkemizin etini sütünü otunu yiyeceksin başka ülkenin köpekliğini yapıp hainlik yapacaksın. Sen ruhen bu ülkeye mülteci olmuşsun zaten. Sen git sevdiğin uşaklığını yaptığını ülkeye bu ülkeyi sevenler gelsin. Ben bu ülkeye girenlerin içinden ulemalar alimler çıkacak inanıyorum. Elinde nargile 3 - 5 zibidimi geliyor sanıyorsunuz bu ülkeye sadece. İşadamları vs. gelenler var.Beğen Toplam 2 beğeni
-
kenan 3 yıl önce Şikayet Etharika bir yazıBeğen Toplam 2 beğeni
-
İbrahim 3 yıl önce Şikayet EtDevlet şuç işleyen mülteci ve yabancıları masrafları alarak mahkeme neticelenmeden polis Md raporuyla sınır dışı edecek.Beğen Toplam 1 beğeni