Hırs ve tamahın öldürdüğü diriler
“Dünyalık hırsı yüzünden kaybedilen onur ve şeref, tekrar kazanılmaz”.
Hırs ve tamah ile bunların şartı olan, “kem söz ve kem gözlerin” maddi-manevi her şeyi evirip-çevirip-devirip-yakıp-yıktığı ahir zamandayız.
Tüketimin ihtiyaçtan çok hırs ve tamahla yapıldığı günümüzde, her seviyeden insanın etkisi altına girdiği hususların başında para gelmektedir.
Medyanın tüm şubelerinin fütursuzca serdettiği ve insanları bir tufan gibi sürüklediği birinci gündemlerini para teşkil etmektedir. Üstelik sadece tüketim yönüyle!
Mesela Sivas’ta bu yıl buğday rekoltesi çok yüksek imiş ve TMO’nun siloları yetmemiş. Sivas Belediyesi TMO’ya (Toprak Mahsulleri Ofisi) yeni yer yapmış.
Bu haber medyanın bütününde ve günlük konuşmalarımızın neresinde ne kadar yer almış ve sevince gark olmuştur? Çok cılız.
Ayrıca yine Yozgat’ta da nohut rekoltesi beklenenin üzerinde imiş. Yani ülkemizin her yerinde yetişen çeşitli meyve, sebze ve tahıl ürünlerinde ciddi bir bereket var fakat gelin görün ki, kedi-köpek haberleri kadar bile kayda değer bulunmamaktadır.
Tüm bu berekete rağmen, hâlâ ısrarla ve inatla “kıtlık” propagandası yaparak, hırs ve tamahlarını tanrı edinmiş çevrelerin sesi ve sözü daha çok duyulmaktadır.
•
Hırs ve tamah; insanı insan eden akıl, vicdan, muhakeme ve benzeri duyguları tarumar eden bir hastalıktır ve tedavisi yoktur.
Hırs ve tamah; insanı değer yargılarından kopararak, ölmüş diriler haline getirmektedir. Böylelerini görmek için çok çaba sarf etmeye gerek yoktur.
Sokağa çıktığınızda, işiniz icabı bulunduğunuz çeşitli mekânlarda karşılaştığınız insanların gaye ve amaçlarına bakarak görebilirsiniz.
Böylelerinin kendi ihtiyaçlarını kendilerinin değil, dışarıdan gönüllü olarak aldıkları propagandalara göre tespit ettiklerine şahit olabilirsiniz.
Hırs ve tamahın zirvesi hasettir. Denilir ve bilinir ki, haset ateşin odunu erittiği gibi insanı eritir, duygularını iflas ettirir.
Erimenin sebepleri; bunalım-geçimsizlik-tatminsizlik-yetersizlik-mutsuzluk-bencillik- sevgisizlik-dedikodu-yalan-iftira ve bühtana neden olmaktadır.
Günümüzde hırs ve tamahın, haliyle kem sözlü ve kem gözlü olmanın ana unsurlarından birisi de bu hastalığın yok ettiği vicdansızlıktır. Dolayısıyla dini-milli değerlerden uzaklaşmadır.
Hırs ve tamahın insanı böylesine tükettiği bir arenada, dış dünyaya değil, iç dünyamıza yolculuk edebilmeliyiz.
Dış dünyamızı zenginleştirmek için harcadığımız çabanın bir kısmını, iç dünyamızın keşfine harcayarak kurtulabiliriz.
•
Ezcümle:
Hayatın iki kundak arasında olduğunu, dünyaya geldiğimizde kundağa sarıldığımız gibi giderken de kefene sarılarak yolcu edileceğimizi, dünyada biriktirdiklerimizi buradan götüremeyeceğimizi idrak edebildiğimizde içimize yolculuk başlayacaktır.
Eskiler der ki; “Bir halkın ahlaki değerlerinin göstergesi sokakları, çarşıları, çalıştıkları iş yerleri ile evleridir”.
Böyle devirler, içe yolculuk etme zamanlarıdır. Çoğu vakit susmak, konuşmaktan daha kıymetlidir. Çünkü hırs ve tamah sahipleri, kendileri dışında her canlı varlığı yargılarlar.
YENİ AKİT