Malazgirt ve Ruh Kalkınması
İnsanlık ve İslam tarihinin dönüm noktası olan 1071 Malazgirt Zaferini anmaktan öte anlamak devresine geçtiğimiz günleri gördük hamdolsun.
“Anmak” ile “anlamak” arasında önemli fark vardır. Öyle törenler bilinir ki, “Şu iş bitse de bir an önce şurayı terk etsek” türündendir.
Bir de öyle anmalar vardır ki, millet-devlet eliyle gerçekleşir ve içerisinde; dini-milli- tarihi, kültürel bütün duygular harmanlanarak “anmak” kavramı, “anlama” dönüşür.
Son yıllarda Cumhurbaşkanımız Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ile hükümet erkânının katıldığı Malazgirt Zaferi kutlamaları, nihayet seksen yıl sonra millet-devlet bütünleşmesinin tapusu olmuştur.
1071 yılında Malazgirt ovasında atılan millet-devlet sözleşmesi şükür gerçek sahipleriyle buluşmuştur. Bu sebeple yeniden ruh kalkınmasına büyük ihtiyaç vardır.
Ruh kalkınması olmadan yurt kalkınmasının olmayacağı malumdur. Bugüne kadar ruh kalkınmasının önünde engel oluşturanlar, yurt kalkınmasına bir çivi bile çakmamışlardır.
Malazgirt Zaferini gerçekleştiren ruhlar ile 951 yıl sonra buluşan ruhlar, aynı idealler uğruna birlik ve beraberlik örneği sergilemişlerdir.
•
Rahmetli Adnan Menderes döneminde Malazgirt’te başlayan ruh ve yurt kalkınma çalışmaları, 27 Mayıs 1960 darbesiyle engellenmiş, CHP’liler tarafından bölgeye ziyaretler bile yasaklanmıştı.
Tarihimizden bu tür kara lekeleri silmek için Malazgirt’e çok ayrı önem verilmeli ve tarih bütün bölgede yaşatılmalıdır.
Bizans eserleri ortaya çıkarılmalı diye dünyanın parası harcanmakta ve nerede bir kalıntı bulunsa, hemen üzerine övgüler yazılmakta, hatta tarih uydurulmaktadır.
Hamdolsun artık Edirne’den Kars’a, Malazgirt’ten Kütahya’ya, bütün ülkemiz ve gönül coğrafyamızda tarihimiz gün yüzüne çıkarılmaktadır.
Bu anlamda Devlet-i Aliye’nin ikinci başkenti Edirne Sarayı’nda da çalışmalar hızla sürmekte, Edirne’de kaybolan tarihle buluşacağız.
Malazgirt’e dönecek olursak. Ruh kalkınmasının bir numunesi olan Malazgirt’in, açık hava müzesi haline getirilmesi kültürel ve ekonomik açıdan önemlidir. Haliyle ruh kalkınması, yurt kalkınmasını sağlayacaktır.
Ruh kalkınması ile yurt kalkınması devletimizin devlet, milletimizin millet olabilmesi için önemli iki dayanaktır. Biri olmadan diğerinin hükmü olmayacağı açıktır.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu iki dayanağın sahibi ve takipçisi olarak Malazgirt Zaferini ve diğer milli zaferlerimizi, devlet-millet kaynaşmasının mayası olarak yoğurmaktadır.
Bu manada Ahlat’ta bir Cumhurbaşkanlığı köşkünün inşa edilmesi, Malazgirt’te devasa bir milli parkın yapılması, kalenin surlarından yollarına ve imar planlarına kadar Malazgirt’e gelecek vadeden yatırımlar yerli yerincedir.
Türkiye’nin istiklal ve istikbali için Malazgirt bilincinin millet-devlet nezdinde çok güçlü bir karşılığı olmalıdır ve bu hususta Cumhur ittifakına büyük görev düşmektedir.
•
Ezcümle:
Malazgirt Zaferi, yüz yıl sonra nihayet 20 yıldır sahiplendiğimiz milli iradenin asırlar ötesinden ekilen tohumunun yeşermesidir.
Bu tohum daha da güçlendirilerek, sadece coğrafyamızda değil, bütün bir gönül coğrafyasına ekilmelidir vesselam.
YENİ AKİT