Yeşil Ekin Vergisi
Rahmetli Adnan Menderes’in nasıl bir Türkiye devraldığını, halkımızı CHP’den nasıl kurtardığını, milletimizin Menderes’e niye sahip çıktığını ve bir daha CHP’ye neden iktidar vermediğini anlamak ve idrak edebilmek için tarihi vesikalardan birkaç örnek sunalım.
CHP zihniyetinin bir ürünü olan 28 Şubat sonrasında da Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın nasıl ve niye iktidar olduğunu ve milletimizin teveccühüyle devam ettiğini anlamak ve idrak etmek için de belgeli bu hakikatler önemlidir.
“Bizim toplumumuz irfan toplumudur” derken; ezbere hamaset olsun diye demiyoruz. İrfan toplumu demek, dini ve milli değerleri çerçevesinde; vatanını, toprağını, bayrağını, canını, emeğini, malını-mülkünü koruyan kollayan ve heba ettirmeyen demektir.
Aşağıya alıntılayacağım tespitler, geniş bir araştırmanın ürünüdür ve pek çok tarihi belge taranarak hazırlanmıştır. İz Yayıncılık’tan çıkan “Milli Şef Dönemi” isimli eseri hazırlayan Osman Akandere şunları kaydetmektedir:
•
“Toprak Mahsulleri Vergisi, köylünün ürünü daha tarladayken, görevli memurlar tarafından tarlanın başında yapılan tahminle belirleniyordu.
Vergi miktarının belirlenmesi amacıyla yapılan bu uygulamadan dolayı, çiftçi ve köylüler bu vergiye “yeşil vergisi” demişlerdir.
Verginin sakatlığı bu uygulamadan belli olmaktaydı. Çünkü köylünün tarlasından ne kadar ürün çıkacağı bazı resmi görevlilerin tahminine bırakılmıştı.
Bu tahmini yapmakta görevlilerin çoğu bu işten anlamayan, gelişigüzel görevlendirilmiş kişilerdi.
Bu nedenle görevlilerce yapılan tahminlerde büyük hatalar yapılmıştır. Bazı görevliler keyfi olarak rast gele tahminler de bulunmuşlardır, bazıları ise eksik tahmin göstermek karşılığında rüşvet talep etmişlerdir.
Köylüler ve çiftçiler, devletin kendilerinden vergi yoluyla ve değerinin altında bir fiyatla satın aldığı, hatta el koyduğu tarım ürünlerinin, kar ve yağmur altında aylarca bırakılarak çürütüldüğünü gördükçe kahrolmuştur.
Köylünün açlıktan ve yokluktan perişan olduğu ekmek bulamadığı için küspe yediği bu yıllarda “yeşil vergisi” olarak adlandırdığı acı unutulmamıştır.
Elinden ekmeklik buğdayı alınan, tohumluğu ve öküzleri satılmaya zorlanan, büyük çiftçilerin ve toprak ağalarının yanında karın tokluğuna çalışmaya mecbur bırakılan köylü ve çiftçiler, CHP’yi ilk seçimde bertaraf etmişlerdir”.
•
Peki, halk böyle sıkıntılar yaşarken, hükümet kanadı ve bürokratlar ne haldedir? Yine kitaptan devam edelim:
“Savaş yıllarında geniş halk kesimleri hayat pahalılığı ve güç ekonomik sıkıntılarla karşılaşırken, hükümet üyeleri ve yöneticiler, gösterdikleri zaaf ve beceriksizliklerle bu sıkıntıları artırmışlardır.
Buna karşılık CHP yöneticileri meydana getirdikleri bu elverişli ortamdan yararlanmışlar, aşırı servet ve kazançlara sahip olmuşlardır.
Öyle ki vurgunculuk, harp zengini, rüşvet, suiistimal, açlık ve yoksulluk gibi kelimeler kullanıldığında akla ilk gelen şey CHP olmuştur”.
•
Ezcümle:
Hamdolsun şimdi artık bütün tarım ürünlerinde ihracatçı bir ülkeyiz. Köylerimizde beş yaşını geçen traktör yok. Tarlalarımız teknik aletlerden geçilmiyor vesselam.
YENİ AKİT
-
Mehmet 3 yıl önce Şikayet EtHayvan vergisini de unutmamak lazım, hayvanın fiyatından daha fazla vergi alındığı için bazı köylüler hayvanlarını dağlara salmışlar.Bunun yanında milli şefinde tek milli piyon bileti tutan kişi olduğunu unutmamalıyız. "Yuf olsun Millî Şef'e!" diye Necip Fazıl KISAKÜREK'in şiiri aklıma geliyor.Beğen
-
Osman hoca 3 yıl önce Şikayet EtOsman hocanın böyle bir kitap yazması ilginç, mutlu oldum, gayet sert ve demokrattıBeğen Toplam 2 beğeni