Türkiye Yüzyılı ve Sakarya Türküsü
“Türkiye Yüzyılı” kavramı muhteşem bir ifade! Bu zekâyı tebrik etmek lazım!
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı ve milletimizin “milli duruşunu” anlatan harika bir tespit.
“Türkiye Yüzyılı”, nihayet milli iradenin bağımsız ve bağlantısız bir şekilde yeniden kendine yetme gücünün adıdır.
Türkiye Yüzyılını anlamak için kısaca yüz yıllık geçmişimize gitmekte fayda vardır.
29 Ekim 1923’te yeni devleti kuran o günkü milli iradenin ruhu (kısa sürede bu irade dışlansa da) yüzyıl sonra nihayet “Yeni Türkiye’nin” sahibi olarak iş başındadır.
Bu irade yüz yıl içerisinde zaman zaman darbelerle susturulsa da yerli-milli ruh sahibi milletimiz; “Devlete küsülmez! Devlet, milletin kendisidir” diyerek; vatanının-bayrağının- dininin bekçisi ve savunucusu olmuştur.
Bunun en önemli belgesi ise yüz yıl içerisinde memleketimizin kalkınma devirleri, hep dışlanan milli iradenin iş başına getirdiği hükümetler sayesinde olduğudur.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Ak Partiyi kurarak siyasete başlamasından bugüne gelen zamanı ve yaşanılanları anlatmaya gerek yoktur.
Yakın tarihi ve halen yaşanılanları, aklını ve muhakemesini midesiyle cüzdanına tapulamamış herkes görmektedir.
Yerli ve milli üretimimiz Toog’un banttan iniş töreni çerçevesinde yapılan tartışmaları izlemişsinizdir. Üzerinde durmak gereksiz ama şu kadarını söylemeli.
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde”. Ziya Paşa.
Ülkemizin son yirmi yılda nereden nereye geldiğini ve önüne takoz olanları gördükçe aklıma hep Üstad Necip Fazıl’ın “Sakarya Türküsü” gelir.
Üstad adeta Türkiye’nin geleceği ve Erdoğan için yazmıştır. Bu arada “Sakarya Türküsü”, Eskişehir, Kütahya, Bursa bölgesini kapsar.
Yoksa siyaset tahripçisi bazı zatların sandığı gibi plaka numarası 54 olan ilimiz Sakarya’ya has yazılmamıştır. Geçelim.
Şimdi aşağıda alıntı yapacağımız mısraları, Türkiye Yüzyılına nasıl gelindiğini hayal ederek okuyalım:
“Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya’nın, Türk tarihi vurulur”.
Şu mısraları da Cumhurbaşkanımız Erdoğan bize okumuş olsun:
Sakarya; saf çocuğu, masum Anadolu’nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya”!. Kalktık Elhamdülillah…
YENİ AKİT
-
Mustafa Çimen 3 yıl önce Şikayet EtElhamdülillah.Kaleminize sağlıkBeğen
-
Kaan 3 yıl önce Şikayet EtHamd olsun hamd olsun hamd olsunBeğen Toplam 1 beğeni
-
niki 3 yıl önce Şikayet EtÇok güzel özetlenmiş diline kalemine sağlık.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Resul 3 yıl önce Şikayet EtNiyeti Hayır Olanın Akibetide Hayırolacak İnşallah. Selâm ve Dua ile Allah'a emanet olun.Beğen Toplam 4 beğeni