Para Para Para
“Günlük olarak paranın konuşulmadığı an yok. Becerilebilse, iki nefes arasında bile para konuşulacak. CHP döneminde yaşanan kıtlık travmasının neticesi olsa gerek.
Öyle değil mi ama televizyonların hangisine, hangi programına baksanız, istisnasız hepsinde mutlaka para en başta konuşulmakta.
Hele haberler ve tartışma programlarında sürekli para sayan makineler, para sayan eller, resimleri, insanların bilinçaltına öyle düşünceler zerk etmede ki, akıllara ziyan.
Paranın bu kadar tapılırcasına konuşulduğu hiçbir devir görmedim. Sosyal medya ve medya, paraya kafayı bozmuşların toplandıkları akıl hastanesi gibi.
Hele hele yine her türden reklamların tamamı kadın bedenli tüketim ve para merkezli ki, aklı başında bir psikolog kesinlikle “aklı zayii” raporu verecektir.
Mesela ekonomi denilince neden sadece para sayan makineler, para sayan eller, para görüntüleri, lüks tüketim malzemeleri ve alış veriş merkezleri ekrana gelir de; neden çalışmaya ve üretime dayalı görüntüler yayınlanmaz?
•
Sadece medya değil, medyanın dışında evlerde, iş yerlerinde, çeşitli kültürel veya sosyal etkinliklerde de en çok konuşulan husus yine para ve çıkar üzerine sürmektedir.
Bizden başka böylesine “sapkın para hastalığına” tutulmuş bir toplum daha var mıdır bilmiyorum.
Mesela henüz ücretlilere yapılan zamlar, insanların cebine girmeden piyasaya zamlar yağmaya başladı. Ev kiraları-fiyatları, yiyecekler-içecekler zamlandı.
Şimdi kalkıp tek tek sorsanız:
- “Ey İnsanlar! Yaptığınız iş ahlaki mi” deseniz. Eminim soran ahlaksız olur, cevaplayanlar ahlaklı kişiler kesilir.
“Paranın dini, milliyeti, rengi olmaz” denilir. Hakikaten doğru. Paranın dini, rengi, milliyeti olmuyormuş. Haram para insanı maymuna çevirirmiş. Pek doğru!
Rabbim paraya iman edenlerin şerrinden korusun, ahiret gününe iman edenlere dost eylesin.
•
Rahmetli Hekimoğlu İsmail, 1988 yılında “Müslüman Ve Para” isimli bir kitap yazmıştı. O devirlerde para için bu kadar “hırs ve tamaha kul” olunmuyordu.
Hekimoğlu İsmail, “Müslüman ve Para” ilişkiler ağını doğru anlamlandırmak için Rabbimizin kullarına hitabı olan Kur’an’a kulak vermekten, vahyin taşıyıcısı olan Resulullah’a tabi olmaktan geçmeli” diyordu.
Şimdi diyeceksiniz ki; “Sen hangi devirden ve Müslümanlıktan söz ediyorsun”? Bir şey diyemem, haklısınız.
Para lafı ettiğimiz kadar (aşağıdaki ikazlar amentü sahipleri içindir) Efendimiz (s.a.v)’in işaret ettiği şu yedi noktaya dikkat edebilir miyiz acaba diye sözü nihayetlendirelim.
•
Ezcümle:
“Yedi şey gelip çatmadan iyi işler yapmaya bakın. Yoksa siz insana görevlerini unutturan fakirlikten, azdıran zenginlikten, halsiz bırakan hastalıktan, bunaklaştıran ihtiyarlıktan, ansızın yakalayan ölümden, gelmesi beklenen şeylerin en fenası deccâlden daha büyük ve daha acı olan kıyametten başka bir şey mi gözlüyorsunuz”.
Ezcümle:
Malımız-mülkümüz-paramız son nefeste biter. Başkaları yer. Ya bir de haramsa…
YENİ AKİT