Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Altılı Masa ve Fetret Devri

GİRİŞ 17.01.2023 GÜNCELLEME 17.01.2023 YAZARLAR

Altılı masaya mensup kimselerin siyasi ve ideolojik durumlarını inceleyen aklıselim sahibi her insanımız, bunların birbirleriyle asla uyumlu olmadıklarını görebilir.

Hatta bu uyumsuzluğu, CHP’nin temel direklerinden Önder Sav; “Bunların iş tutuşları birbirine benzemiyor” demiştir.

Gerçi bu hakikati ülkemize zerre aidiyet duyan normal zekâ sahibi her insanımız fark etmektedir. Fark etmeyenlere veya inanmayanlara bir diyeceğimiz yoktur elbet.

Yakın tarihi az çok bilen vatandaşlarımız idrak ederler ki, son 20 yıla kadar ülke ve toplum olarak yüzümüz yerden kalkmamış, başımız hiç dik durmamıştır.

Amerika ve İngiltere ellerini ensemizden çekmemişlerdir. Devletin kılcal damarlarına kadar onların okullarından mezun olanlar yerleşmiştir.

Ekonomik olarak asla bağımsızlığımızın tadını çıkaramadığımız gibi ekonomiye tamamen müdahale etmiş ve yönetmişlerdir.

Kendilerine yakın olan yahut hizmet eden zenginleri daha da zenginleştirmişler, asla yerli sermayeye fırsat vermemişlerdir. 28 Şubat’ı hatırlayalım.

Dışişlerimizden içişlerimize kadar zerre zerre hayatımızın bütününe yön vermişler, eğitim sistemimizi felç etmişlerdir.

Nihayet son 20 yıldır kölelikten efendiliğe geçmeye başladığımız sırada bu sefer de altılı masayı oluşturarak, yeni bir fetret senaryosunu sahneye koymuşlardır.

Amerika, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin çok iyi bildiği bir özelliğimiz vardır. İnsanlık tarihi boyunca millet olarak asla esaret yaşamamış olmamızdır.

Batı bu öcü almak istemektedir. Şimdiye kadar yaptıkları denemelerde istedikleri gibi başarılı olamamışlar ama hiç de vazgeçmemişlerdir.

Ve yine Haçlı Batılının kin hanesinden çıkarmadığı bir başka gerçek ise İslam âlemi içerisinde derli toplu tek Müslüman ülke oluşumuzdur.

Altılı masa ve onların davulunu çalanlara baktığımızda en çok rahatsız oldukları mihenk noktalarından birisi de hâlâ toplumumuzun Müslüman duruşudur.

Bu duruşun lideri Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a, Batıdan ve içeriden yapılan hücumları idrak edebilen izan sahipleri, kimin ne yapmak istediğini pek âlâ görmektedir.

Kendi kendimize yetmeye, kendi yağımızla kavrulmaya başladığımız bir zamanda, bunca ihanet çemberinin halkalar halinde peş peşe sahneye konulması normal değildir.

Dünyanın beş kıtasını da sarmış olan fikir ve amel sahtekârlığı, toplumları güvensiz ve emniyetsiz hale getirmiştir. Türkiye buna müsaade etmemektedir, etmeyecektir.

İster itiraf edelim, ister etmeyelim. İster inanalım, ister inanmayalım. Bugün Amerika ve İngiltere ile bunlara bende olmuş kesimlerin istedikleri tek şey, milletimizin büyük çoğunluğunun İslam’ın çatısı altında bir ve beraber oluşudur.

Bu hal, içeride ve dışarıda, Türkiye üzerine “böl, parçala yut” taktiğini uygulamaya koyan veya koymak isteyenlerin başaramadığı ve başaramayacağı bir hakikattir.

Ezcümle:

Bugünkü Türkiye, Haçlıların ve onların hizmetinde bulunanların boğazına durmuş Müslüman bir ülkedir.

Yıllardır her devir ve zamanda, çeşitli şekillerde Müslüman halkımızı dize getiremedikleri için kinlerinde boğulmaktadırlar vesselam.

YENİ AKİT

YORUMLAR 2
  • Ahmet 2 yıl önce Şikayet Et
    Biiznillah seçimde yıkılacak tüm kefere, La galibe illallah el hükmü lillah
    Cevapla
  • Dertli 2 yıl önce Şikayet Et
    Bunlarında sonu gelecek inşallah. Az sabır
    Cevapla