Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Biz yük olduk hakkınızı helal edin

GİRİŞ 21.02.2023 GÜNCELLEME 21.02.2023 YAZARLAR

Yazının başlığı, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde tedavi gören depremzedelerimizi ziyareti sırasında, bir depremzedemiz şunları söylüyor. Haber şöyle:

-“İlk dakikadan itibaren devletimiz yanımızda, Allah razı olsun. Biz yük olduk hakkınızı helal edin” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan:

-“Ne demek, biz görevimizi yapmaya çalışıyoruz, yapabilirsek inşallah. Biz her zaman ne dedik? Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik” dedi.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gören depremzedeler ve yakınları, sık sık; ‘Allah sizi başımızdan eksik etmesin’ diye dua etti”.

Aslında bu kadarcık haber bile, iman mayalı vicdan ehli insanlarımızın nasıl bir Türkiye ve Cumhurbaşkanı istediğini gösteriyor.

Allah aşkına Cumhuriyet tarihi boyunca, devlet ve millet olarak böyle bir Cumhurbaşkanı gördük mü?

Görmedik! Peki, Müslümanlar olarak hep böyle bir Cumhurbaşkanı istemiyor muyuz?

Şimdi yeri olmadığı için bu mevzuu üzerine sözü uzatmayalım. Arif olanlar anlar, arif olmayanlar için söz israf olur. Geçelim.

“Biz yük olduk hakkınızı helal edin” ifadesi; zerre beklentisiz, çok temiz-çok saf-çok ahlaki-çok erdemli-çok edepli ve eşrefi mahlûkat olan insanın en şerefli halidir.

Anadolu’yu İslamlaştıran ruh işte bu ruhtur. Almanya büyüklüğündeki deprem sahasında gece gündüz çalışan resmi özel bütün kurum, kuruluş, dernek ve gönüllülerimizin mayasında bu ifade neşvünema bulmuştur.

Bu sözler, milli birlik dayanışma ve yardımlaşmamızda görülmüştür. Her köyümüzden, beldemizden, ilçemizden, ilimizden yağmur gibi yardım yağmaktadır.

Dünyanın hiçbir toplumunda, “Allah rızası için” böyle bir yardımlaşma bulamazsınız. İslam ülkelerinin de çoğu dâhil.

Bu ahlaki erdem, köklerimizden gelen “milletsiz devlet, devletsiz millet olmaz”  inanç ve bilincinin doğal neticesidir.

Depremden bile ders çıkarmamış, milletin yaralarının sarılmasına dâhi tahammülleri olmayan belli siyasi çevrelerin hedefinde işte esas bu inancın ve bilincin yok edilmesi vardır.

Yapabilirler mi? Yapamazlar ama yara açarlar. Para ile tuttukları kişilere deprem bölgesinde “Devlet yok burada” diye bağırtan, “Devlet burada” diye karşı çıkanları da tekmeleyen ama bütün hizmetleri de devlet tarafından görülen malum güruhlara ne denilse kâr etmez. Milletimiz asildir, vakti saati geldiğinde gereken dersi verir, verecektir.

İnsanlar fani, hakikat bakidir. Milletimizin iki dünyası vardır. Bu dünyada yapıp ettiklerini, ebedi âlemdeki hayata göre yapar ederler. Ahiret gününe iman edenler tabii.

Bu değerlere karşı duranlar da ruhları ile bedenleri arasında ördükleri kaleleri yıkamadıkları için iç çatışmalarını dışarıya mücadele eylemi olarak göstermektedirler.

Oysa insan ruhuyla bir bütündür, ruhtan kopuş, yaratıcıdan ve yaradılış gerçeğinden de kopuştur.

Ezcümle:

İnsan nasıl inanırsa öyle yaşar. Nasıl yaşarsa öyle ölür ve öyle anılır.

YENİ AKİT

YORUMLAR 3
  • Bayram 2 yıl önce Şikayet Et
    Rabbim Reisimize sağlık sıhhat afiyet ve uzun ömürler versin inşallah.
    Cevapla
  • M.Gürbüz Aksu 2 yıl önce Şikayet Et
    Böyle İnsanlar Olduğu Sürece İnşahlah Sırtımız Yere Gelmez Allah Reisimizi Sağlıklı Uzun Ömürler Versin
    Cevapla
  • salman 2 yıl önce Şikayet Et
    bu millette bu ruh bu asalet olduktan sonra bütün badireleri atlatırız inşallah.
    Cevapla