Bu milletin bamteline basılmaz
Siyaset yahut teröre destek adına deprem fırsatçılığı ve seviciliği yaparak, bu milletin bamteline basılmaz. Bugüne kadar basanların sonu hep hüsranla bitmiştir.
Millet-Devlet bütünlüğüne karşı dıştan ve içten organize olmuş siyasetin; hırs, kin, ihanet ve bilumum yazılı-basılı, senaryolu-senaryosuz görüntülü tezgâhları meydandadır.
Kim hangi dinden, dilden, ırktan, soydan, kabileden olursa olsun, eğer mukaddesi yoksa hiçbir değer yargısı yok demektir. Kutsalı olmayanlar her şeye düşman kesilirler.
İnsanoğlu, “inanmak fıtratıyla” yaratılmıştır. İstese de istemese de bir şeye inanmaya mecburdur. Bu gerçeği inkâr mümkün değildir.
- “Ben inanmıyorum” diyenlerin, “inanmadıklarını” söylemeleri de, bir inanç türü değil midir? Böylelerinin engelleyemedikleri zaafları, toplumumuzun inandığı değerlere karşı nefretle mücadele etmeleridir.
Kendilerini yücelerde görenlerin gerçekte içine düştükleri bunalım, milletimizin inançlarıyla yüzleşmekten kaçmaları sebebiyledir.
•
Bütün bir dünyanın kabul ettiği depreme, “asrın afeti” denilmesine bile tahammülü olmayanlar, milli birlik ve beraberliğimize nasıl güvence verebilirler?
Güvence verip vermemek bir yana, toplumumuzun tüm kesimlerinin bir ve beraber olmasının yanı sıra dünyanın pek çok ülkesinden gelen yardımlardan da rahatsızlar.
Binlerce organize yalan ve iftiralarla milletimizin acısını ve kayıplarını artırmaktadırlar. Bu hareket, milletin bamteline basmanın ta kendisidir.
Sosyal medya ve desteklendikleri medyanın yalanlarına sarılmaları, çaresizliklerinin dibe vurduğunu göstermektedir.
Günlerdir bölgeden üzüntülü haberlerle birlikte enkaz altından canlı çıkarılan insanlarımızın, kurtuluşları mucizevi yani ibret alınacak şekilde anlatmaktadır.
Belli merkezlerden üretilen iftira yüklü haberlere inandıkları kadar bu haberlere de itimat edebilseler, hoşgörü gösterebilseler, gerçi hoşgörü ve sevgi insan hasletidir. Bunlarda zırnığı yok.
•
Milletimizin bam teline basarak hiçbir netice elde edilmez. Cumhurbaşkanımız Erdoğan başta olmak üzere hükümetimiz ve bütün kuruluşlarımız, ellerinden geldiği kadar insanı inşa ederken, öfke ve kin yüklü çevrelerler de depremi katmerleştirmektedirler.
Bu çağın vicdanı olmak herkese nasip olmaz. Çünkü insanı ve ülkeleri çağın vicdanı olabilenler yönetir. Çağın vicdanı olabilmek için imanla yoğrulmuş bir vicdan gereklidir.
Milletimizin birlik ve beraberlik adına reçetesi bellidir. Bu reçete ele geçirilinceye kadar çok büyük kayıplar verilmiştir. Şimdi reçete milletimizin-devletimizin elindedir ve kullanmaktadır.
Günlerdir deprem bölgesinde; imanlarıyla yoğurdukları vicdanlarıyla gece gündüz çalışan, uyku ve açlık nedir bilmeyen, bir köşeye çekilip, azıcık istirahat etmek isteyenlerin elindeki reçete, milli birliğimizin reçetesidir.
Bu reçetede hiç katkısı bulunmayanların ortak noktası ise milletin bamteline basarak, anarşi çıkarmak, fitne, fesat yayarak tıynetlerini tatmin etmekten ibarettir.
•
Ezcümle Cemil Meriç’ten:
İnsafını kaybedenler hiçbir hakikati bütünüyle kavrayamazlar. Halk ile aralarına duvar örenler, sadece kendi toplumuna değil, bütün insanlığa karşı duvar örmüş olurlar.
YENİ AKİT
-
Vurucu 2 yıl önce Şikayet EtKaleminize sağlık, noktayı koymuşsunuz, Allah bu insafsız vicdansız güruha ve sözde siyasi zihniyete iktidar nasip etmesin.... Bu arada ölümüne Reisleyiz her daim ölümüneBeğen Toplam 5 beğeni