Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kıblesi net olanın istikameti de net olur

GİRİŞ 24.03.2023 GÜNCELLEME 24.03.2023 YAZARLAR

Ahir zaman fitnelerinin ucu bucağı gözükmüyor artık. Öyle garip bir haldeyiz ki, bu fitneler fetva gibi algılanmakta, anlaşılmakta ve üzerinde durulmakta.

Erenler der ki: “Kıblesi net olanın istikameti de nettir”. “Yolunu şaşırmışların kıblesi ne tarafa meylederlerse orasıdır” diye de ilave ederler.

Tam da böyle bir ahir zaman dilimindeyiz. Kalbimizle dilimiz arasındaki engellerde bocalamayı ibadet sanıyoruz.

Oysa “Ben” dediğimiz an en çok aldandığımız an olduğunu unutuyoruz. Kıble nimetinin ne büyük bir nimet ve kale olduğunu idrakten uzaklaşıyoruz.

Biz Müslüman bir millet olarak aynı zamanda kıble medeniyetine sahibiz. Bu medeniyet sayesinde birliğimizi ve beraberliğimizi koruyabiliyoruz.

Medeniyetimize karşı duranlarla mücadelemizin sebebi, kıblemizi şaşırmamak, sahip çıkmak ve korumak değil midir?

-Peki, kıblesizlerin kıblelilere düşmanlığının sebebi nedir?

Kıblesini şaşırmışlarla birlikte olup, saflarına yeni kimseler katmak ve daha çok güç devşirerek istedikleri gibi hüküm sürmektir.

Kıble medeniyetinin özünü kalp teşkil eder. Müslümanlık inancına göre Allah’ın evi kullarının kalbidir. Bu kalbe ihanet ise Allah’a karşı şirk koşmaktır.

Söz kalpten açılmışken, kelamı ehline bırakmalıdır. Kalp denilince akla büyük İslam âlimi İmam-ı Gazali gelir.

Gazali, insanın fiziki simasını ve duygularını, kalp merkezli olarak anlatan büyük filozof ve İslam âlimidir. Devrin pek çok feylesofu Gazali’den yararlanmıştır.

Gelin görün ki, insan ve diğer sahalardaki bilimi genelde yabancılardan öğrenmek ve araştırmak için açık veya gizli baskı ve engellere rağmen, bütün dünyaya öğreten İslâm âlimleridir. Bu baskı sebebiyle ötelediğimiz âlimlerin farkında değiliz.

Gazali Hz’leri, kalp risalesine dair yaptığı araştırmalarını anlatırken;

-“Bütün zındıkların, Allah’ın varlığını ve sıfatlarını kabul etmeyenlerin, bu inanış veya inkârlarının arkasında yatan sebepleri titizlikle araştırdım” der.

Gazali Hz’lerinin devrini anlamak için de şu ifadelere yer verelim:

-“İslam dünyası hem fikir bakımından hem siyasi bakımdan oldukça sıkıntılı dönemler yaşıyordu. Din adına çok çeşitli akımlar gelişiyor, bunların çoğu yanlış ve hatalı fikirler yayıyor, birçok aykırı fırkalara bölünmek suretiyle de kişiler ve gruplar arasında çatışmalar yaşanıyordu.

Din yanlış yorumlanmaya başlamış ve kaynağı belli olmayan bir sürü dini söylem ve kurallarla, insanların manevi dünyası yara almaya başlamıştı. Müslümanlar arasında itikad birliği sarsılmış, düşünce ve fikirlerde ayrılıklar meydana gelmişti”.

Hay Allah rahmet eylesin Gazali Hz’lerimiz. Bir bilseniz bugün de o günden hiç farklı değil. Kitabı bir, Peygamberi bir güzel dinimiz ne halde?

At izi, it izine öyle karışmış ki, insanın feleği şaşıyor, ne diyeceğini bilemiyor. Şükür ki, milletimizin büyük ekseriyeti kıblesinde sebat ediyor.

Etmeyenlere de Rabbim idrak nasip eylesin, şerlerinden muhafaza eylesin!

YENİ AKİT

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL