Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Bunların derdi ve becerisi

GİRİŞ 05.05.2023 GÜNCELLEME 05.05.2023 YAZARLAR

Cumhurbaşkanımız Erdoğan mitingde konuşurken, muhalefetin başını çeken CHP’nin derdini:

“Bunların derdi Türkiye’yi siyasetiyle ekonomisiyle en az yarım asır daha kendine gelemeyeceği bir çukura itmek, bataklığa saplamaktır” olarak özetledi.

Cumhurbaşkanının ne demek istediğini, CHP zihniyetinde esas önceliğin kendileri olduğunu, milletimiz olmadığını, yarım asır nasıl geri götürebileceklerini CHP’nin kendi dönemlerinden örneklendirelim:

1944-45 savaşa girmemişiz, girme gücümüz yok. Buna rağmen sanki savaşa girmişiz gibi özellikle çiftçinin, köylünün, dar gelirlilerin ezildiği ve kıtlık çektiği yıllardır.

“Halkın büyük bir bölümü açlık ve sefalet içerisinde yaşarken devlet, köylüden ve çiftçiden değerinin altında bir ücret ödeyerek aldığı hububatı gereği gibi koruyamamış ve kullanamamıştır.

Hububat ürünlerini uzun süre saklayacak bina, depo, ambar ve silo gibi fiziki imkânlar yeterince yoktur. Bu nedenle bu ürünler gelişigüzel bir şekilde istasyon civarlarında ve yol boylarında toprak üzerine yığılmıştır.

Kötü hava şartlarının etkisiyle uzun bir süre yağmur ve kar altında kalan bu ürünler, çürümüş ya da çürütülmüştür.

Orduda askerin taşla moloz arası çamur gibi ekmek yedikleri, hayvanların yem yokluğundan öldükleri, memleketin her yerinde ve özellikle Karadeniz bölgesinde insanlarımızın açlık ve kıtlık çektikleri.

Trakya bölgesinde fakir halkın açlıktan şişerek öldükleri bir ortamda; devletin elindeki buğdayı ve diğer hububat ürünlerini gereği gibi koruyamaması ve gerekli ihtiyaç bölgelerine sevk edememesi, halkın tepkisine neden olmuş ve uzun yıllar bu açlık ve kıtlığı kendilerine tattıran CHP’ye tavır almalarına yol açmıştır. 

Hükümetin, köylünün ve çiftçinin mallarına değerinin altında bir fiyatla el koyması, gittikçe artan hayat pahalılığı, bu kesimlerin fakirleşmesi ve sıkıntıya düşmesine sebep olmuştur.

Devlet kendisinin tek alıcısı ve satıcısı olduğu şeker, temel gıda maddeleri, tekel maddeleri ve Sümerbank mamulleri gibi malların fiyatlarını piyasa değerinin sekiz on misli üstünde satmıştır.

Buna karşılık buğday, fındık, üzüm, tütün, incir gibi ürünler, devlet tarafından en fazla bir iki misli fiyatlarla alınmıştır.

Bu durum köylülerin ve çiftçilerin tepkisine yol açmış ve bütün savaş yılları boyunca devam eden bu hükümet politikasına içten içe kızgınlık ve tavır koymalarına sebep olmuştur.

Geniş halk kesimleri karşılaştığı açlık ve yiyecek bulamamalarının yanı sıra, bakımsızlıktan ve iyi beslenememekten kaynaklanan salgın hastalıklara ve ölümlere uğramışlardır.

Çeşitli hastalıklara maruz kalan halk, mazlum ve mağdur duruma düşmüş, doktor bulamamışlar ve ilaç sıkıntısı çekmişlerdir.

O günleri anlatan Refik Halit Karay şöyle yazar:

- “Karaborsadan ilaç almak, eczanelerden boynu bükük ve eli boş, ümidi kırık çıkmak ayrı bir azap ve çile idi”. (Milli Şef Dönemi. Osman Akandere. İz Yay) 

Yeni Akit

YORUMLAR 1
  • Semendire 2 yıl önce Şikayet Et
    Hocam eline emeğine sağlık.
    Cevapla