Siyasetin kötü artıkları
Yakın tarih araştırmacısı İsmet Bozdağ, İttihatçılar için “Osmanlının kötü artıkları” der. İttihatçıların devirlerini okuyanlar böyle olduğunu bilirler.
Cennet Mekân II. Abdülhamid Han’ın tahttan indirilmesiyle, Altı yüz yıllık Devlet-i Aliye’nin sonunun gelmesine sebep İttihatçılar olmuştur.
Bugün ise İttihatçıların yerini malum “Yedili Masa” almıştır. Vaziyetlerini zerre kadar idrak edenler, İttihatçılardan farkları olmadıklarını anlayabilirler.
O günküler de bugünküler de sırtlarını Haçlı Avrupa’sına yaslamışlardı. Görüldüğü gibi Haçlı Batılı her şekilde desteklerini vermektedirler.
Hâlbuki ülkemize-topraklarımıza-milletimize-devletimize-bayrağımıza-dinimize, nokta kadar aidiyet duygusu besleyen bir siyasetçi, Haçlı Batı’nın desteğini reddeder ve yüzünü Haçlılara değil, milletimize döner.
•
Siyaset kavramı, her insanın taşıyabileceği bir erdem değildir. Siyasetin insana bakan yüzü; temsil ettiği topluma karşı daima “kararlı-azimli-güçlü” bir şekilde, toplumun dini ve milli değer yargılarına sahip çıkan lider ister.
Bu özellikleri taşımayan kimseleri siyaset dışladığı gibi milletimiz de dışlar ve İttihatçıların durumuna düşerek, siyasetin kötü artıkları haline gelirler.
Tarih bilgisi kıt olanlar dahi idrak ederler ki, Birinci Dünya Savaşının ve İstiklal Savaşı’nın müsebbipleri İttihatçılardır.
Özellikle İngilizlerin ve diğer Avrupa memleketlerinin “Bittiler” dediği ve işgal vaziyeti aldıkları devletimiz-milletimiz, küllerinden yeniden doğarak Milli Mücadele hareketini başlatmış ve bağımsızlığımıza halel getirmemişlerdir.
Milli Mücadeleye katılan ve akabinde de I. TBMM’ye halkın seçimi ile giren kanaat önderlerinin hiçbirisi; mücadelelerini ne dünyaları ne de ahiretleri için adlarına tescil ettirmemiş, ettirmeyi de düşünmemişlerdir.
Vatanımızın-bayrağımızın-devletimizin-dinimizin istiklali için canları başta olmak üzere tüm maddi varlıklarıyla topraklarımızın vatan kılınması adına bedeller ödemişlerdir.
Ödeyecekleri ve ödedikleri bedellerin neler olabileceğini hiç düşünmemişler, din istiklali olmadan bu topraklarda bağımsızlığın mümkün olmayacağına inanmışlardır.
•
İsterseniz o yıllara uğrak vurup, bir de bugünümüze bakalım.
Bütün umutlar yok olmuştu. Silahaltında bulunan askerlerimiz, “Dokuz Ayrı Cephede Yedi yıl”, aralıksız “Dört yıl” en çetin şartlar altında süren bir dünya savaşındaydı.
Bugün Yedili Masaya destek veren Haçlı Avrupa ve Amerika, işte dokuz ayrı cephede yedi yıl boyunca, aralıksız dört yıl süren savaşlarda ve İstiklal harbinde yenemediği aziz milletimizi ve yıkamadığı devletimizi, şimdi yıkmak ve işgal etmek istemektedir.
Yedili Masanın tüm icraatları meydandadır! Kimlerin kimlerle birlikte hareket ettikleri ortada ve nerelerden destek aldıklarının gizlisi saklısı kalmamıştır.
Bu kadar açık ve seçik bir tablo karşısında bir de “Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Devlet, Tek Millet” diye mücadele eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Cumhur İttifakının icraatları da ortadadır.
•
Ezcümle:
İstiklal Savaşımızın üzerinden yüz yıl geçti. Bu yüzyılın 80 yılı heba edilirken, son 20 yılda nereden nereye geldiğimize bakarak, 14 Mayıs’a vicdanlarımızı hakem yapalım.
Yeni Akit