Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Birlikte kaybettiler

GİRİŞ 31.05.2023 GÜNCELLEME 31.05.2023 YAZARLAR

Kaybetmek korkusu ve endişesi, öncelikle kişinin kendi içinde tamamlayamadığı olmamışlık ve kendine yetmemezlik şüphesiyle başlar.

Bu olmamışlık yani hamlık ve yetersizlik; kişiyi öyle dipsiz kuyulara ve karanlığa sürükler ki, önce zihni dumura uğratır, sonra akla-hayale gelmedik kişi yahut kişilerle ortaklık ettirerek, kurtuluşu onlara sığınmakta buldurtur.

Siyaset ilmi; çiğlikten, hafiflikten, hile yapmaktan, yalan söylemekten, boş vaatlerden, tehditten, öfkeden, kinden, hele hele nabza göre şerbet sunmaktan hiç hoşlanmaz.

Siyasetçi, öncelikli muhatabını bilerek arayan kimsedir. Her muhatap her siyasi düşünceyi kabullenemez ve taşıyamaz. “Taşırlar, taşırlar demek zorbalıktır”.

İşte “altılı masa”, bir zorbalık neticesinde oluşturulmuş masadır. Birbirleriyle uyumsuzluklarının göstergesi; “taşırlar ve kabul ederler zorbalığıdır”.

Haçlı Batıya ve terör örgütlerine sırtlarını dayadıklarını, amentü sahibi halkımızın göremeyeceklerini ve fark edemeyeceklerini sanmışlardır. Görülmüş ve test edilmiştir!

Hatırlarsanız seçim günlerindeki afişlerinden birisinde, Kemal K ile Meral A’nın resimlerini aynı karede buluşturmuş ve “Birlikte Kazanacağız” dedirtmişlerdi.

Diğer ortakları hiç ciddiye alınmamış ve esameleri okunmuyordu. Sonuçta hep birlikte kaybettiler. Kaybetmek üzere ittifak ettiklerini kendileri dışında aklı eren herkes biliyordu.

Düğme yanlış iliklenmişti. İttifak ettiren güçlerin “Haydi bakalım” dediklerinde bile birbirlerine yabancıydılar. Hâlâ yabancılar hiçbir ortak yönleri yok.

Ne yedikleriyle, ne içtikleriyle, ne giydikleriyle, ne kültürel ve sosyal değer yargılarıyla ne de dini-milli örf, adet, gelenek ve inançları örtüşmüyor.

Bir tek hedefleri vardı.

21 yıldır milli iradenin seçtiği Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın; “Müslüman oluşu, devlet adamı ve lider duruşuna karşı acımasız bir nefret kusmalarıydı ve bu nefretin kendilerine döneceğini hesap edememeleriydi.

Siyasetin asla yanına yaklaştırmadığı habisliklerin başında “kin” gelir. Kin, sahibinin karakterini zehirler ve ince ince tüketir.

Mesela ittifakın büyük ortağı olan CHP’li şahsın adaylığı nerede açıklandı? Tabanını kaybetmiş en küçük ortaklardan birinin binasında!

O gün, 14 Mayıs 1950’den bu yana milletin muhalefete sürüklediği CHP’nin düştüğü durum gerçekten çok vahimdi. Esas o gün kaybettiler.

Bizim milletimizin hafızası öyle balık hafızası falan değildir. Yazılı tarihe güvenmez ama sözlü tarihi iyi bilir. Herkesi milli değerleri çerçevesinde ölçer, biçer ve tartar.

Bir tek o küçük ortak değil, diğer altı ortağın da birbirleriyle aralarında öyle aşılmaz dağlar var ki, ama Erdoğan kini, birbirlerine olan hazımsızlıklarını hasıraltına süpürttürmüştür.

Günü geldiğinde milletimizin hasırın altına bakacağını hesap edemediler.

Amentü sahibi halkımız, hasırın altına baktı ve 14 Mayıs’ta önce TBMM’yi güçlendirdi, ardından 28 Mayıs’ta “Türkiye Yüzyılını” başlattı.

Ezcümle:

İstiklaline iman etmiş bir millet asla, devletini ve vatanını her önüne gelene yedirmez.

Erdoğan; insanlığın-vicdanın-merhametin neşvünema bulduğu bir liderdir.

YENİ AKİT

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL