Erdoğan'ın ABD gezisinin perde arkası
Hüseyin Yayman-Washington
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ne yaptığı ziyaret devam ederken görüşmelerde nelerin konuşulduğu merak konusu olmaya devam ediyor. Türkiye ile ABD arasındaki saat farkı Washington’daki görüşmelerin tam olarak Türkiye’ye yansımasına engel olsa da yapılan formel ve informel görüşmelerde hayati konular müzakere edildi. ABD ziyaretinin Tokat’taki hain saldırıyla aynı güne denk gelmesi burada sinirleri gererken Başbakan’ın basın toplantısına bu olayla ilgili sözlerle başlaması hadiseye verdiği önemi gösteriyordu.
Kalabalık bir heyet tarafından yapılan gezi de gözlerin çevrildiği yer Erdoğan-Obama görüşmesiydi. Beklenenden uzun süren görüşme, yaklaşık 3 saat devam ederken herkes içerde neler konuşulduğunu merak ediyordu.
Erdoğan-Obama görüşmesinde neler konuşulduğunun detaylarını ilerleyen günlerde daha net olarak göreceğiz ancak ziyaretin perde arkası irdelendiğinde Amerikalıların bu ziyarete ne kadar önem verdikleri açık biçimde görülüyor. Başbakan Bülent Ecevit’in, Başkan Clinton’la ve Bush’la yaptığı ziyaret ve verdiği resim düşünüldüğünde Başbakan Erdoğan’ın bu gezisinin önemi çok daha iyi anlaşılabilir.
Bayar’ın Ziyaretin’den, Erdoğan’ın Ziyaretine
Demokrat Parti dönemiyle başlayan Türkiye-ABD ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izlerken iki ülke arasındaki ilişkiler daha çok SSCB tehdidi ve Ortadoğu’daki dengeler üzerinden şekillendi. Bundan tam olarak 45 yıl önce Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından gerçekleştirilen ilk ABD gezisinin amacı II. Dünya savaşı sonunda oluşturulan yeni dünya düzeninde Türkiye’ye güvenli bir liman edinmekti.
Celal Bayar’ın gezisi tam 30 gün sürdü ve Türkiye ile ABD arasında sağlam bağlar kuruldu. Bu gezi sonrasında iki ülke arasındaki ilişkiler sıklaştı. ODTÜ’nün kurulmasından, ABD’ye öğrenci gönderilmesine ve güvenlik anlaşmaları yapılmasına değin geniş kapsamlı bir işbirliğinin zemini hazırlandı.
Cumhurbaşkanı Celal Bayar, ABD’nin Avrupa’yı yeniden yapılandırmasından ve özellikle Marshall yardımlarından Türkiye’nin azami ölçüde faydalanmasını sağlamak ve SSCB tehdidine karşı güvenli bir liman bulmak istiyordu. DP’’le başlayan ilişkiler artarak devam etti ve bugünlere kadar geldi.
Artık Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler düne kıyaslanmayacak ölçüde gelişmiş durumda. Zaman zaman kriz yaşansa da ABD’nin ve Türkiye’nin ortak çıkarları kavga etmeyi değil, uzlaşmayı ve işbirliğini gerektiriyor.
Türkiye’nin Yükselişi
Bugün artık ne dünün iki kutuplu dünyası ne de Marshall yardımlarından faydalanmak isteyen geri kalmış bir Türkiye var. Türkiye’nin kalkınmasına bağlı olarak, ABD’le olan ilişkilerde gelişti ve daha dengeli bir düzeye geldi. Günümüzde Türkiye’nin ABD’ye ihtiyacı olduğu kadar, ABD’nin de Türkiye ihtiyacı var. ABD’nin Afganistan’da, Irak’ta, Pakistan’da Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç kadar, Türkiye’de Kıbrıs’ta, AB’le ilişkilerde ve enerji konusunda ABD’nin yardımına ve varlığına ihtiyaç duyuyor.
Adriyatik’ten, Çin Seddine uzanan bir coğrafyada beğenelim veya beğenmeyelim tarihsel, kültürel ve toplumsal bağları olan Türkiye, bugün artık bölgesel ve küresel güç olma yolunda ilerliyor. 20. Asrın kaderini dağılan imparatorluklarıyla nasıl Türkler belirlediyse görünen o ki 21. Yüzyılın kaderini tek başlarına tayin edemeseler de önemli ölçüde yine Türkler belirleyecek. Cumhurbaşkanı Özal bu gerçeğe “21. Yüz yıl Türklerin yüzyılı olacak” sözüyle dikkat çekmemiş miydi? ABD’liler bu reel politiği bazı Türklerden ve Avrupalılardan çok daha iyi görüyorlar.
Soğuk savaş döneminde tayin edilen ilişkiler şimdi yeniden formüle ediliyor ve bu yeniden yapılanma doğal olarak sancılı oluyor. Buna sebep Türk-Amerikan ilişkilerini dünün okumalarıyla değerlendirenler, İran konusunda veya Afganistan meselesinde sorun çıkacağını öne sürenler ters köşe olabilirler.
Türkiye istikrarı yakaladıkça, özgüven kazanıyor; özgüven kazandıkça daha istikrarlı bir ülke haline geliyor. Türkiye komşularıyla başlattığı ‘sıfır sorun’ politikasını, ABD’le de yürütmek ve Türk-Amerikan ilişkilerinde ‘yeni bir milat’ başlatmak istiyor.
Türkiye, ‘Yumuşak Gücünü’ Fark Ediyor
Başbakan Erdoğan’ın resmi heyetlerle yaptığı müzakereler kadar STK ve araştırma kuruluşlarıyla yaptığı görüşmeler geziye damgasını vurdu. Türkiye merkezli bir düşünce kuruluşu olan SETA Vakfının Washington ofisince düzenlenen toplantıda Başbakan önemli açıklamalar yaptı. Türk heyeti için bildik gelen bu açıklamaları yabancılar dikkatle dinlediler. Türkiye’de önemli çalışmalara imza atan SETA, Washington’da da genç ve dinamik kadrosuyla yeni bir tarih yazıyor.
ABD Başkanlarının önemli konuşmalarına ev sahipliği yapan Washington My Flower Otelinin, tarihi büyük salonu bu defa Türkiye Başbakanını ağırladı. SETA Başkanı Taha Özhan ve Washington DC koordinatörü Nuh Yılmaz tarafından yapılan kısa takdim konuşmaları Türkiye’nin sağladığı özgüvenin dışarıya yansımalarıydı. Türkiye, karar alma süreçlerinde sivil toplumun ve düşünce kuruluşlarının önemini kavradıkça daha rasyonel siyaset güdüyor.
Başbakan Erdoğan, Afganistan’a asker gönderilmesi, İran müdahalesi, Ermenistan’la ilişkilerin nasıl olacağı, İsrail’le ilişkiler, dış politika da eksen kayması gibi birçok konuda kendisine yöneltilen sorulara şu sözlerle toptan cevap verdi, “Türkiye, doğuya bakarken batıyı kaybedemez. Batıya bakarken doğuyu kaybedemez. Kuzeye bakarken güneyi, güneye bakarken kuzeyi kaybedemez. Türkiye, 360 derece ile tüm dünyaya bakabilecek güçtedir”
‘Düzen koyma’ iddiasında olan Türkiye’ye de yakışan da bu çok bileşenli ve çok yönlü dış politika olsa gerek.
-
seymen sevencan 16 yıl önce Şikayet Etteşekkürler. ben bu yazıyı çok beğendim. değerli yazara teşekkür ediyorum. analizleriniz ve olaya karşılaştırmalı olarak verdiğiniz örnekler kafama yattı.. ileriye dönük ümitlerim arttı. lütfen devam edin ilgiyle yazılarınız takip edeceğim..Beğen
-
Mehmet Baltacı 16 yıl önce Şikayet EtKİM FAKİR ANLAMADIM. Oto satışları rekor kırmış-Sıradan geliri olanlarda son model arabalar. Her yerde büyük alışveriş merkezleri-Otoparklarında yer yok?Her evde 3-5 tel hattı. Tatillerde her yer dolu. Dünyada En çok Beton üreten ilk sıralarda bir ülke Heralde bütün bu satışları uzaydan gelenler yapıyor bizim haberimiz yok. Gönlü fakir olanlara Birşey diyeceğimiz yok? Şükür bilmeyenler zaten hep fakir.Beğen
-
şükrü ertaç 16 yıl önce Şikayet EtÜlkemiz tarihinde görülmemiş bir diplomasi atağında,. Bazı uzağı göremeyen zavallılara göre Başbakan gezmeye gidiyor tarihinde görülmemiş bir şekilde komşularıyla iyi ilişkiler içinde daha önceki hükümetlerin başaramadığı bölgesinde lider ülke olma özelliği her ülkenin gıpta ile bakdığı bir lidere sahibiz çankayaya kapanıp dışarı adım atmayan cum,bşk,ları bu ülkeye çok zarar verdi 70 sente muhtaç olduk kuyruk yokluk durumundan herşeyin bol olduğu bir ülke olduk içimizdeki ve dışardaki düşmanlarımız aman verirse bu ülke muassır medeniyet seviyesine çıkacak.Beğen
-
furkan ağalıoğlu 16 yıl önce Şikayet Ettürkiyenin dünyadaki rolü... şu anki dış siyaset harika söylenebilecek,yapılaçak her türlü siyaset yapılmakta, büyük başarılara imza atılmakta.bunu görmezden gelemek.fukaralıktır.türkiye dünyada müthiş işler yapmaya başlamışken.....malesef eğitim ve öğrenim seviyesi düşük olduğundan.insanlar çabukca kandırılabilmekte.onun için eğitime( %100) yerine . .( %150) destek vermemiz..kardeşlik ruhunu güçlendermimiz gereklidir.BAŞBAKAN TAYYİP ERDOĞAN" IN ve DAVTOĞLUNUN ,,VE TÜRK MİLLETNİN BAŞARISIDIR. HAYDİ TÜRKİYEM DAHA İLERİ....Beğen
-
Ramazan Söyler 16 yıl önce Şikayet EtBirlik Olmak Lazım. Arkadaşlar her dönem olduğu gibi bu dönemin hükümetinin de bazı hataları var.Fakat kabul etmek gerekir ki bugüne kadar yapılan işler teraziye konulduğunda faydalı işler ağırlıkta görünüyo...Lütfen ortalığı karıştırmayalım.Beğen